Gençlere değer katacak içeriklere Google Haberler'den abone olmak ister misiniz?.Google Haberlere Abone Ol. Gençliğe değer katma arzusuyla..

Duygusal Zeka Nedir?

Duygu, “sevgi, kızgınlık, nefret ve kıskançlık gibi güçlü hisler” şeklinde ifade edilmektedir. Diğer bir tanıma göre duygu; bir olay, herhangi bir kimse ya da nesnenin insanın iç dünyasında oluşturduğu, uyandırdığı yankı, etki, tepki, izlenim olarak tanımlanmaktadır.

Zekâ ise, bireylerin entelektüel, analitik, mantıksal, istatistiksel ve rasyonel becerilerinin tümünü yani sözel, uzaysal ve matematiksel becerilerini kapsamaktadır. Bu ifade edilen tanım IQ’ yu yani bilişsel zekâyı açıklamaktadır. Duygusal zekâ ise bireyin kendi duygularının farkına varması, başkalarının duygularını anlaması ve bunları analiz edebilmesidir.

1983 yılında Harvard Üniversitesi’nden Psikolog Howard Gardner, insanın sadece mantıksal becerilerinin değil kendi iç dünyasının ve sosyal becerilerinin de etkili olduğu “çoklu zekâ” kuramını geliştirmiştir. Bu kurama göre zekâ sözel zekâ, mantıksal-sayısal zekâ, bedensel zekâ, mekânsal zekâ, müzik zekâsı, doğa zekâsı, kişilerarası-sosyal zekâ, içsel zekâ şeklinde sekiz ayrı gruba ayırmıştır. Duygusal zekâ kuramının ilk sinyalleri de sosyal zekâ ile kendini göstermeye başlamıştır ve bu konu ile ilgili birçok psikolog çalışma yapmıştır ama duygusal zekânın belirgin çıkışı ABD’ de Yale Üniversitesinden Psikolog Peter Salovey ve New Hampshire Üniversitesinden Psikolog John Mayer tarafından yapılan araştırmalarla olmuştur. Mayer ve Salovey, “duygusal zekayı, kişinin kendi duygularını ve hislerini gözlemleyip anlaması, başkalarının duygularına empati göstermesi, aralarındaki farkı ayırt edebilmesi ve kişinin düşünce ve hareketlerine önderlik edecek şekilde bilgiyi kullanabilme yeteneği” olarak tanımlamaktadırlar.

Tüm duygusal yetkinlikler etkin durumdaki bilişsel unsurların yanı sıra bir dereceye kadar hislerle ilgili becerileri de içerir. Kişinin işe girmesi için bilişsel zekâ (IQ) gerekir, fakat kariyer çalışması yapabilmesi büyük ölçüde duygusal zekâya (EQ) bağlıdır. Gerek özel gerekse iş yaşamında duygularla baş edebilmek için uğraş verilir, bu oldukça güç bir iştir. Kimi zaman mantığıyla hareket eden insanlar bile mantık dışı davranışlar karşısında çok zor durumda kalabilirler. İşte duygusal yetkinlik bu aşamada devreye girer ve istenilirse duygular kontrol altına alınabilir. Duygusal zekâ öğrenilebilir, geliştirilebilir. Endişe, öfke, korku gibi olumsuz duygular kontrol altına alınmadığı zaman kişilerarası anlaşmazlıklara da zemin hazırlamaktadır. Kişi duygularının farkına vararak, yüzleşebilir ve baş edebilirse ilişki yönetiminde de başarılı olacaktır. Duygusal zekâ, performansın en önemli belirleyici, liderlik özelliklerinin en güçlü göstergesidir.

Duygusal Zekanın Nöroanatomik Boyutu
Duygusal Zekanın Nöroanatomik Boyutu

Duygusal Zekanın Nöroanatomik Boyutu

Duygusal zekâya giden fiziksel yol beynin arka tarafından, omurilikle birleştiği yerde başlar. Birincil duygular buradan beyne girer ve yaşanılan deneyim hakkında mantıkla düşünmeye başlamadan önce algılanan bu duyumlar beynin ön tarafına doğru bir yolculuğa çıkar. Ancak beynin ön kısmına ulaşmadan önce duyguların yaşandığı limbik sistemden geçer. Duygusal zekâ, beynin duygusal ve mantıksal kutupları arasında dengeyi oluşturmak açısından, etkili bir iletişim gerektirir.

Duygusal Zekanın Boyutları

1. Duyguları Doğru Tanımak: İnsanın doğasında hem olumlu hem de olumsuz duygular vardır. Olumlu duygular, sevgi, güven, ümit, iyimserlik, merhamet, mutluluk, vefa, adalet, sabır ve sorumluluk duygusu gibi, olumsuz duygular ise, bencillik, gurur, kibir, üstünlük duygusu, utanç, öfke, kin, nefret, üzüntü ve şüphe gibi duygulardır. Bu duyguları tanımak bireye bazı faydalar sağlar ve hangi durumda nasıl bir tepki verileceği, bu tepkileri nasıl olumlu hale getireceği konusunda bilgi verir.

2. Duyguları Anlamak (Öz farkındalık): İnsanın duygularını yönetmesinde duygularını anlamak önemlidir. Bireyler olumsuz duygularının altında yatan nedenlerini öğrendiği zaman nelerin doğru, nelerin yanlış olduğunun farkına varabilmektedir. Sinirli ve öfkeli olduğu durumlarda nasıl davranacağını bilmesi, etkili karar verme, harekete geçme ve onu sürdürmede kişiye yardımcı olabilir.

3.Duyguları Düzenlemek ve Kontrol Etmek: Kendisinin ve başkalarının duygularını düzenleyebilme ve yönetebilme becerisine sahip olan kişi duygularını eğitebilir. Ani ve yıkıcı tepkilere karşı kendini korur. Aceleciliğe ve duyguları anında tatmin etme arzusuna kapılmaz. (Genelde öfke gibi yıkıcı duyguları yönetmeye ağırlık verirken sevinç gibi olumlu duyguları yönetmeye pek dikkat etmeyiz.)

4. Başkalarının Duygularını Fark Etmek: Başkalarının duygularını fark edebilmek ya da başka bir deyişle empati kurabilmek, duygusal zekanın vazgeçilemez özelliklerinden bir diğeridir. Empatik kişiler başkalarının neye ihtiyacı olduğunu, ne istediğini gösteren sinyallere karşı daha duyarlıdırlar. Empati kurabilmek için kişinin kendisini karşısındakinin yerine koyması, olaylara onun bakış açısıyla bakması gerekir. Empati kurabilmek için kişinin karışındakinin duygularını ve düşüncelerini doğru olarak anlaması gerekir. Empati kuran kişinin zihninde oluşan empatik anlayışın, karşıdaki kişiye aktarılması gerekir. Bu aktarım olmadan empati süreci tamamlanmamış sayılır. Empatik tepki vermenin başlıca iki yolu vardır. Bunlardan birincisi yüzü ve bedenimizi kullanmak, ikincisi ise sözel ifadelerden yararlanmaktır. Empatik tepki vermenin en etkili yolu bu ikisini birlikte kullanmaktır.

5. İlişkileri Yürütebilmek: Duygusal zekanın bir diğer özelliği de diğer insanlarla olan ilişkileri yürütebilmektir. Bu beceriler popüler olmanın, liderliğin, kişilerarası etkililiğin altında yatan unsurlardır.

Her insan duygusal zekanın bu beş farklı alanındaki yetenekleri açısından farklılıklar gösterir. Örneğin; bazı kişiler başkalarının kaygılarını yatıştırma konusunda çok becerikli olmalarına rağmen aynı beceriyi kendi duygularını yatıştırma konusunda gösteremeyebilirler. Ya da bazı insanlar daha empatik olabilirken bazıları hem kendi duygularının farkında olmak hem de başkalarının duygularına karşı duyarlı olmak konularında çok daha yetersiz kalabilirler.

Duygusal Zekayı Geliştirmek İçin Neler Yapabiliriz?
Duygusal Zekayı Geliştirmek İçin Neler Yapabiliriz?

Duygusal Zekayı Geliştirmek İçin Neler Yapabiliriz?

Yapılan araştırmalara göre IQ ’yu geliştirmek çok zor ve sınırlı iken Duygusal Zekâ (EQ)’ yı doğduğumuz andan itibaren geliştirmek daha mümkün ve bu durum aslında biraz da bizim elimizde. Şimdi gelin kısa kısa EQ’ yu geliştirmek için neler yapabiliriz buna bakalım.

Karşınızdaki kişinin sadece söylediği sözlere değil onların duygularına da dikkat edin.

Etkin dinleme yöntemlerinden biri de olan bu yöntem de aslında karşınızdaki kişiye konuşma sırasında konuşmayı devam ettirici pekiştireçler vermek, beden dilinizle dinlediğinizi belli etmek, göz teması kurmak, jest ve mimikleri etkin kullanmak ve konuşma esnasında “Senin için çok zor bir durum olmalı”, “Nasıl hissettiğini çok iyi anlıyorum”, “Gerçekten üzücü/sevindirici/şaşırtıcı bir durum” gibi duygudurum ifadeleri kullanılarak karşımızda kişiye onu gerçekten dinlediğimizi, onun duygularını anladığımızı ve ona değer verdiğimiz mesajını vermiş oluruz.

Karşımızdaki kişinin beden dilinde, ses tonundan bir şeylerin yolunda olmadığını fark etmemiz ve bunu kişiye açıkça sormaktan çekinmeyip kişiye yardımcı olmak yine karşımızdaki kişiye onu fark ettiğimizi, anladığımızı ve önemsediğimiz mesajını verecektir.

Konulara/Olaylara farklı açılardan bakmaya çalışın.

Tek bir doğrunun olmayabileceğini de her zaman aklınızda tutarak ne kadar haklı olduğunuzu düşünürseniz düşünün ya da ne kadar haklı olursanız olun olaylara sadece kendi pencerenizden/ gözünüzden bakmayın. Bazen bazı olayları yanlış ya da eksik algıladığınızı fark ettiğinizde bundan rahatsız olmak yerine bunu kabul etmek yine bize olaylara farklı bir açıdan bakmamız konusunda yardımcı olacaktır. Cevaplarla değil, sorularla yola çıkın. ‘’ Bu olayın sonucunda bu oldu.’’ demek yerine ‘’ Nasıl oldu, Neden oldu?” gibi sorular ile olaylara yaklaşmak yine bize perspektifimizi geliştirmekte yardımcı olacaktır.

İnsanlar ile empati kurmak için çaba sarf edin.

Bazı durumlar/ olaylar sizi her ne kadar zorlasa bile insanlar hakkında net yargılar ile kararlar vermek yerine empati kurmak için çaba sarf etmek bile duygusal zekayı geliştirmeye yardımcı olmaktadır. (Burada insanlar konusunda biraz ümitvar olmamız gerekiyor sanırım. :))

Nasıl davrandığınıza dikkat edin

Duygularınızın farkında olmaya çalışırken bir yandan da çevrenizdeki kişilere nasıl davrandığınızı gözlemleyin. Belirli duyguları hissederken davranışlarınızın nasıl değiştiğini görün, bunun gündelik hayatınızı nasıl etkilediğini düşünün. Örneğin; üzgün hissederken iş performansınız düşüyor, iş arkadaşlarınız ile aranızda problemler yaşamanıza neden oluyorsa bunun farkında duygularınızı kontrol altına alma konusunda ve yaşayacağınız olaylara farklı bir perspektiften bakmanıza yardımcı olacaktır.

Karşınızdaki kişileri size kendini açması için onları teşvik edin.

Karşımızdaki kişiyi bize kendisini açmasını sağlamanın belki de en basit yolu onlara açık uçlu sorular sormaktır. Açık uçlu sorular sormak hem “evet/hayır” gibi yanlış ya da eksik anlaşılmaya neden olabilecek genel ifadeleri engeller hem de karşınızdaki kişi ile diyaloğunuzun gelişmesine yardım ederek diyalogun devamını ve onun duygu ve düşünceleri daha fazla bilgi edinmenizi sağlar.

Ortak noktaları arayın ve adaptasyon yetkinliğinizi geliştirin

İnsanlar en çok kendine benzeyen kişiler ile empati kurup yine kendine en çok benzeyeni severmiş. (Biraz edebi olacak ama Ece Temelkuran’ ın da dediği gibi “İnsan yarası yarasına denk geleni seviyor demek”) Bu açıdan karşınızdaki ile ortak noktalarınızı ya da ilgi alanlarınızı bulup bunları vurgulamak duygusal zekayı geliştirebilen bir diğer yöntemdir. Ortak noktalar üzerinden konuşmak hem sizin seveceğiniz hem de karşınızdaki kişiyle çok daha rahat empati kurmanızı sağlayacaktır. 

 Duygularınızı bastırmadan kontrol etmeyi bilin.

Bütün insanlar gün içinde birçok duygu yaşar ve bu durum aslında insanı diğer canlılardan ayıran en önemli özelliklerimizden biridir. Herhangi bir duygu sizi kontrol etmeye çalıştığında ya da diğer bir deyişle bir duyguyu çok yoğun bir şekilde yaşadığımızda hemen harekete geçmek yerine durup soluklanmamız gerekmektedir. Bunun için özellikle öfke gibi yıkıcı duygular ile etkin bir şekilde baş edebilmek için bu duyguları çok yoğun bir şekilde yaşadığımızda kendimize mola verebilir, duyguları kişilere yönetmeden önce onun sadece bir duygu olduğunu ve “öfkeliyim” gibi sizden bir parçaymış gibi bahsetmek/ hissetmek yerine “şu an öfke duygusu deneyimliyorum” gibi olaya daha duygu bazında bakmaya çalışabiliriz.

Hayatınızdaki Olumlu Şeylere Vakit Ayırın.

Duygusal zekanın en önemli parçalarından birisi de pozitif anları hayata adapte edebilmektir. Olumlu duyguları hayatına daha çok adapte eden insanlar genellikle daha psikolojik olarak daha dayanıklıdır, kişilerarası ilişkilerde daha doyurucu ilişkiler yaşarlar.

Günlük Tutun ya da Gün Sonu Değerlendirmesi Yapın

Kendinizi net bir şekilde ifade edebilmeyi öğrenmenin en kolay yollarından birisi de günlük tutmaktır. Bunu illaki yazılı olarak yapmak zorunda değilsiniz. Yatmadan önce gün beş dakikanızı kendinize ayırın ve size neler olduğunu, nasıl hissettiğinizi ve bu durumla nasıl başa çıktığınızı veya çıkamadığınızı anlatın. Olaylar/ konular hakkında detaylar vermek durum hakkında daha net olmanız konusunda size yardımcı olacağı gibi sorunların nereden kaynaklandığını anlamak konusunda da size yardımcı olabilir. Gün sonu değerlendirmesi yaparken ya da günlük tutarken yaşam olaylarınızda nerelerde sorunlar yaşadığınıza dikkat ederek bu noktalara yoğunlaşıp onları çözüme kavuşturmak size sorunlarınız için de yardımcı olacaktır.

Son Olarak…

Yukarıda genel hatlarıyla anlatmaya çalıştığım “duygusal zeka” umarım ilginizi çekmiştir. Bu konu ile ilgili daha çok bilgi edinmek istiyorsanız Daniel Goleman’ın Duygusal Zekâ Neden IQ’dan Daha Önemlidir? isimli kitabını okumanızı tavsiye ederim. Keyifli okumalar…

İlginizi Çekebilir: Yapay Zeka ile Tasarım Mümkün mü?

nidakaplan makalelerini beğendiniz mi? Sosyal medyada takip edin!
Başkalarına Fayda Sağla
İnsanlar bu hikayeyi tepki gösterdi.
Yorumları göster Yorumları gizle
Yorumlar: 4 Maddede Duygusal Zeka
  • 4 Mayıs 2021

    Ellerinize sağlık gerçekten çok bilgilendirici bir yazı olmuş üstelik Ece Temelkuran gibi mükemmel bir yazarın sözüne yer vermeniz beni çok etkiledi

    Cevap

Bir cevap yaz

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Resim ekle - Yalnızca PNG, JPG, JPEG ve GIF desteklenir.

Sosyal Medya Hesaplarımız

Copyright © 2020 Öğrenci Blogları. Tüm Hakları Saklıdır.

Giriş Yap

Öğrenci Blogları'na Hoş Geldin

Gençlere değer katan içerikler üretiyoruz. Aramıza katılacağın için mutluyuz.
Giriş Yap

Gelişim için ilk adım. Boş vakitleri iyi değerlendirmek gerek.