Acaba İşletme Bölümü Bana Uygun mu?

En başta konuya başlamadan önce sana bir sorum olacak. Eğer sizi heyacanlı bir startup ya da koordineli ve kendine yer ayırabileceğin bir kurumsal hayat değil de, “aman ayın 15’inden 15’ine paramı alır gerisine karışmam” gibi 19.-20.yy kafasında isen devamı seni cezbetmeyebilir, çünkü işletme sanıldığı gibi “7- 5 mesai, at maaşı cebine ne olursa olsun banane” den daha çok  günümüzde nasıl değer yaratılır? sorusuna cevaben yapılmalıdır günümüzdeki iş anlayışı. Önceki yazımda KPMG firmasının 2020 yılı için ne gibi yetkinliklerin gereklilikleri hakkında yazmıştım.

Yaratıcılık ve otonom olma özelliği bu dönemde çığır açtı. Firmalar artık “Office kullanıyor, çok iyi TDHP(Tek Düzen Hesap Planı) biliyor, zamanında ve eksiksiz geliyor” gibi vadesini doldurmuş bir plan yerine “ acaba nasıl onu şirkete bağlı kılarız , acaba EQ’su yüksek mi? ya da ilerde bir mevki boşaltılmasında bir planlama getirebilir ve şirketi kaos’tan kurtarabilir mi?, ya da yaratıcı fikirlerle bizleri daha da değerli kılabilir mi?” gibi  sorular soruyor. Şimdi diyeceksiniz “sende çok abarttın abicim ne büyüttün be alt tarafı defter tutuyorsun, 3-5 satış yapıyorsun ne abartıyorsun yok EQ falan” ama bu soruları zaten sormadığı için büyüyemiyorlar, onu anlamıyor ya da “ne gerek var ya İK. seçsin biz işe alırız” gibi süresi geçen bir plan oluşturduğu için. İnsanlar işletme bölümüne C- Suite olacağım diye geliyorlar ve bir çok şart gereği ya yerine getiremiyor, ya da “bu tutmaz hayır ben söyleyeyim” gibi sadece içi boş kelime grupları(laf diyesim gelmiyor) dile getiriyor. İnsanlar, girişimci olanlar ya da olacaklar için “ ya boş iş yapma, gel devlete/bankaya” gibi embesil davranışlar gösterebiliyor.

Burada öfkelendiğim durum ise, “yan gel yat Osman” tarzının hakim olması. İşletme değer yaratmanın alt tabakasıdır. Eğer bu bölüme gelecekseniz lütfen okulunuz ne olursa olsun sadece okulla yetinmesin, reel iş hayatı teorikten farklı. İşletme okuyacaklar siyasi- ekonomik – kültürel vb. olayları güncel olarak takip etmeli ve onların piyasadaki tepkilerini gözlemlemeleri gerekir, aksi takdir de sıradan vatandaştan farkı olmaz, o zaman da okumanın, dört yıl dirsek çürütmenin anlamı olmaz. Kendinizi geliştirecek hobiler edinin, hobiler insanın motivasyonunu artırır. Kendinize değer verin, eğer o örgütte,( insanların bir araya gelerek oluşturdukları topluluk) o işi sizden daha iyi yapabilecek olan varsa lütfen ona verin. İşletme, takım işidir ve eğer bu bölümü istiyorsanız takım çalışmaları yapma cesareti göstermelisiniz.

İşletmede bir tabir vardır espri olarak, “çaycılık’tan-ceo’luğa giden yol” buradaki seviyeyi sizin kalifikasyon seviyeniz belirleyecek. İşletme size fazlasıyla boş zaman tanıyacaktır. Sorsak kendini yönetemez , bazen buna kendim de dahil. Kendini yönetemeyen acaba bir örgütü yönetebilir mi? İşletme size iş verir ama tamamen size bağlı,  okuduktan sonra işsiz kalmanız an meselesi, çünkü sizin gibi işletme bitiren büyük bir kitle var, stratejik davranıp öne çıkmalısınız yoksa elenirsiniz. 2018 Yılı verilerine göre toplamda 3 Milyar çalışacak insan varken 1.2 Milyar işyeri(çalışan) var, yani 1.8 Milyar insan işsiz. Bankalar bu anlamda en kötü yerler, bankalar olabilecek en az adamla yaptıkları ürünleri yönetmek isterler. Hatta bazı  bankalar %30 çalışan çıkardı. “İşletme bölümü, takım dayanışmasına dayalı proaktif düşünebilen, yaratıcı fikirler ile dersleri daha da çok geliştirecek öğrenci arıyor” gibi bir ilan olsa üniversitelerde ve bunlar sınavsız alınsa, acaba ne kadar başvuru olurdu? İşletme artık eski işletme değil, lütfen güncellenin yoksa kaldırılırsınız..

Hoşça kalın…

Beğendim! Patreonda Öğrenci Blogları desteklemek için bir saniyenizi ayırın!

ibrahim aydoğdu

Merhabalar, ben Öğrenci Blogları Kurucusu. Burada genellikle bölümüm olan işletme bölümü hakkında kendimce yorum yapmaya çalışıyorum. Umarım beğenirsiniz. Gazi - İşletme

Hadi Yoruma

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

Başa dönün
Tüm yazılar Öğrenci Bloglarına aittir. İzinsiz paylaşılamaz. 2019&Öğrenci Blogları
%d blogcu bunu beğendi: