içinde ,

AKILLI KADINLARIN MARKALAŞMA REHBERİ

kişisel markalaşma

Akıllı Kadınlar

Merhaba sevgili dostum bu yazımda iş hayatı ve kadınlar üzerinde duracağız. Ataerkil düzenin getirdiği bazı kalıpların, kadınların iş hayatında barınmasını ne yönde etkilediği, kadınların stratejik olma, duygusallık ve güçlülük algısını nasıl bir arada tutabileceği gibi konulardan bahsetmek istiyorum. Catherine Kaputa ‘nın “Markalaşan Kadınlar” isimli kitabı önderliğinde bu yazımı sizlerle buluşturacağım.
İş dünyasının geleceğini anlamak ve  dönüşümü, değişimi yönetmek için bir farkındalık yaratmamız gerekiyor. Biliyoruz ki,  20.yy ın büyük bir kısmında, kadınlar ev hayatı ve aileye odaklanmıştı. Sanayi devrimi ile birlikte,  mevcut dönemin temelleri baskın şekilde  atılmış oldu.
Şunu kabullenmeliyiz ki; ekonomik gerçeğimiz oldukça yeni. 1950 ve 1960 larda kadınlar sadece hemşire ve öğretmen olabilirken, 1970 lerde  bir özgürleşme ışığı doğdu. “Bizler her şey olabilir her şeyi yapabilirdik” ama bunun bir bedeli olacaktı tabii ” Süper Kadın ” olmalıydık :)… Sonraları ise bilim, kadın refahı için devrim niteliğinde oldu.
Bir sorun hep kafaları kurcalıyordu daima… Kadınlar, erkeklerin çalıştığı iş yerlerinin kapısına gitmek durumunda kaldı. Aynı zamanda biyolojik farkımız, görmezden gelmeye çalıştığımız bir zayıflık gibi algılanıyordu… Kadınlar olarak, cinsiyete dayalı pek çok güçlü yanımızı, yaş ilerledikçe ve kendini, öğrenmeye ve gelişmeye adadıkça öğreniyoruz. Bunu hızlandırmak için deneyim kazanmanın önemi de paha biçilemez. . Her ne kadar kadın ve erkek olarak ayrım taraftarı olmasam da bu yazıda olabildiğine veri eşliğinde ilerleyeceğiz.  Cinsiyetçilikten ziyade, “İnsan ” olarak ele almakla yetinmek,  tercihim olsun isterdim iş hayatı için. Fakat toplum normallerimizin temelini attığı ve sebep olduğu üzere, kendimi bunları yazarken buluyorum.
Kadın beyni yüzde 9 daha küçükken, en az erkek beyni kadar beyin hücresine sahip. Ancak erkekler zekalarını abartma eğilimindeyken, kadınlar küçümsemeye yatkındır.
Kadınlar olarak, sözel hünerlerimize dayanan güçlü özelliklere ve  bağlantı kurma becerisine sahibiz. Ayrıca kadınlarda bulunan östrojenin ve oksitosinin empati ve içgörünün yükselmesine neden olduğu, bilimsel olarak da kanıtlandı.. Bu karakter özellikleri marka  kurmada esas olarak kabul edilebilir ..Kişisel tarzımız ve gardrobumuzun çeşitliliği bile güçlü bir görsel; kimlik kurmada bir avantajdır hoş zaten düşünürsek, bir erkek bir hafta aynı gömlekle işe geldiğinde dikkat çekmezken, kadınlar göze batar 🙂
Anlamlandırmakta güçlük çekilen biçimde bazı kadınlar, kadın erkek farklılıklarını bile, geçmişteki önyargılarından dolayı ürkeklikle karşılıyor.
Amacım kesinlikle adil olmayan çıktıları sürdürmek ya da kaosu anlatmak değil.  Kadın zihninin benzersizliğine ve her birimizin biricik oluşuna yeni yorumlar  katmak. Kadınların başarıyı yakalaması için yeni içgörüler sunmak.
Catherine Kaputa kitabında, çok çalışma ve markalaşmanın başarıyı getireceğini ileri sürüyor. Tabii  güncel taktikler olmadan hiçbir markanın devamlılık sağlayamayacağını da belirtiyor…
İster bir yönetici olalım, ister genç bir girişimci ya da sanatçı, danışman, hatta bir anne olalım, piyasada olumlu bir algı yaratmamız gerekiyor. Genlerimizde mevcut olan yetenekleri nasıl ortaya çıkaracağımız ve kendi oyunumuzu erkeklerin oynadığı gibi değil, nasıl “Kadın Gibi” oynayacağımızı bilmemiz gerekiyor. Çünkü erkek gibi oynamak, bizde geri tepecek 🙂
“Bir erkek işe giderken cinsiyetine özgü davranışları nasıl evde bırakmıyorsa, kadınlar da böyle yapmalı nitekim öyle değil mi? :)”

Şimdi dilerseniz akıllı kadınların markalaşmada nasıl yol izlediklerine geçelim;

marka ve yönetimi

Özgün Kişisel Markalaşma Sanatı ve başarı için markalaşmak

Kendinizi bir fikirle ilişkilendirin

Bebek elbiseleri dikiyoruz ve satıyoruz diyelim ki… Oldukça basit bir iş gibi duruyor. Kendimizi bir elbise dikici olarak tanıtmak var, birde  küçüklükten beri bebek baktığımızı ve bebekler için daha kullanışlı elbiseler, mama döküldüğünde kolay çıkan kumaştan yapılan ürünler sattığımız söylemek var.. Olayın rotası tamamen değişti, öyle değil mi? Bir hikaye ve duygu kattık. Özünde markalaşma da bir fikri veya ürünü kendinle ilişkilendirmekte yatar.

  İç eleştirmenini sustur

İç eleştirmen nedir ve neyden beslenir? İç eleştirmeni besleyen korkudur sevgili dostum. Yeterince iyi olamama, aşırıya kaçma, beğenilmeme korkusu  vs…  Bu iç sesi susturmazsan ve kendi markanın yaratmazsan başkaları senin adına yaratacaktır.

Büyütmek İstediğin Şeyi İçinde Besle

Neyi deneyimlediğin, neye odaklandığın nöronlarının yapısına, şekline, sayısına ve bağlantılar arası güce bile etki ediyor.
Kontrol edebildiğin şeylere  ve artı yönlerine odaklan. “Sahip olduğun en büyük artı kendinsin.”
Ünvanını unutup katabileceğin değere odaklan.

Duygusal zekanın kadınlara sağladığı avantajlar

Kadınlar olarak, duygusal markalaşmayı kullanmak için güçlü bir mekanizmamız var “empati gücümüz”.
Empati yalnızca biyolojik bir içgüdü değil sosyal bir araç olabilir!! Tabii bu durumun bizlerde yarattığı dezavantajlar da mevcut. Hormonel durumlardan ötürü fazla duygusallık gibi..
Karşınızdakine fazla duygusal gözükmek istemeseniz bile, sert davranmaya çalışmayın. Bu bir kadın için ölümcül markalaşma imiş 🙂 bu, insanların sizinle bağ kurmasını zorlaştıracaktır. Unutmayın “Siz Sizsiniz” 🙂
Dezavantajlara gelirsek;  araştırmalar  kadınların üzüntü ve depresyona tutulma riskinin erkeklerden iki kat fazla olduğunu gösteriyor.

Sezgiselliğinizi kullanın

Sezgi bir şeyi mantık yürütmeden anında bilme hissidir. Bilinçaltımızın sayesinde sezinleriz. İçinizdeki sesi de mutlaka dinleyin  🙂

Net ve açık olun

Düz konuşma en iyisidir. Genelde kadınlara baktığımızda istekler ön plandadır. Çantamı taşır mısın, şunu götürür müsün vs.. Fakat gerçek bir hanımefendi zor durumda kurtarılmayı beklemez öyle değil mi?..
Net şekilde ricanızı ifade edin ve gerekiyorsa sorumluluk almaktan çekinmeyin!!
Net olmaya özen göstermek çok mühim. Unutmayalım,  çok konuşmak iyi iletişim kurduğumuz anlamına gelmez. Aşırı yumuşak dil de  kafa karıştırıcıdır. Kelimelerin gücüne ve sesinize güvenin. “Kelimeler Sadece Kelimeler Değildir!!”. İfade güçlendikçe, kontrol edilemeyecek hale gelebilir.

azim

Görünüş ve güç, Görsel yönler

Dove’ un Gerçek güzellik kampanyasına katılan kadınların, yalnızca yüzde dördü kendini doğal güzel buluyor imiş. Bu durum beni üzdü açıkçası. İyi görünmek ve hissetmek özgüvenin büyük bir parçası iken istatistikler şaşırtıcı.
Hoşumuza gitsin ya da gitmesin verilere göre fiziksel olarak  çekici olmak ister istemez iş hayatında başarıyı getiriyor. Bu insanlar araştırmalara göre, daha başarılı ve iyi birisiymiş gibi  bir algı oluşturuyor ilk izlenimde. İlk izlenim oldukça mühim. Sonuçta görsel kimliğimiz. Özetle; İş hayatı çekici olup; gösterişli olmamayı, kadınsı olmayı ama seksi olmamayı, güçlü olmayı  ama katı olmamayı, stilize olmayı ama trendy olmamayı öğretiyor.
Yani, dengeyi yakalamamız bekleniyor.
İmajımızla bir otorite yaratmamız bekleniyor.
Bizden sürekli bir şeyler bekleyen hastalıklı bir topluma sahibiz .. Beklentileri karşılamaya elbet mecbur değiliz ancak, zarafetle yaşlanmak ile ilgili satırlar yazabilecek olsakta,  kadınlar için  yaşın bile bir kazanım olmadığı, realist bir  dünya söz konusu.

Anlam arayışı pek çok insan için özellikle kadınlar için itici bir güç. Kadınlar fark yaratmak, topluluklarında bir etki oluşturmak ya da dünyada iyilik yapmak gibi içsel amaçlardan konuşurlar. Bu da çoğu zaman, bizi erkeklerden ayırır.

Şimdi; Kurban edebiyatını bırakıp, içinizdeki potansiyeli üretkenlikle buluşturup ayağa kalkma vakti!!

İlginizi Çekebilir : DİJİTAL DÖNÜŞÜM

Ne düşünüyorsun?

Abone ol
Bildir
guest
0 Yorum
Satır İçi Geri Bildirimler
Tüm yorumları görüntüle
ezberlediğim yollar

EZBERLEDİĞİM YOLLAR

ENDÜSTRİDE OLDUKÇA YAYGIN OLARAK KULLANILAN SCADA SİSTEMİ HAKKINDA HERŞEY