Amerikan Kültürü ve Edebiyatı Okumak

368

Merhaba arkadaşlar, ben Dokuz Eylül Üniversitesi’nde Amerikan Kültürü ve Edebiyatı okuyan, okulda 3. senesini dolduran bir öğrenci olarak size bu bölümle ilgili birkaç bilgi vereceğim.

Amerikan Kültürü ve Edebiyatı isminden de anlaşılacağı üzere edebiyattan çok daha fazlasını sizin önünüze sunar. İsminden de anlaşılacağı gibi sadece Amerika’nın edebiyatını değil, daha fazlasını öğreniyoruz bu bölümde. Amerikan Kültürü ve Edebiyatı bölümü dinamik bir bölümdür. Dinamikten kastım biz sadece geçmişi değil günümüzü de inceliyoruz. Günümüz Amerika’sını da geçmişi incelediğimiz gibi takip ediyoruz. Öncelikle ‘’Amerika’nın kültürü, edebiyatı mı varmış’’ tarzı sorularla karşılaşabilir ön yargıyla yaklaşabilirsiniz. Cevap evet. Amerika’nın kültürü de edebiyatı da var. Hatta Amerikan edebiyatı diğer edebiyatlara kıyasla en geniş edebiyata sahiptir diyebiliriz.Sebebi Amerika heterojen bir toplumdur -ki biz buna İngilizce’de ‘’melting pot’’ diyoruz. Buna daha sonraki yazılarda değineceğim.

Tüm bunları bir kenara bırakırsak asıl konumuza dönelim. Dışarıdan kolay olarak görülen bölüm aslında hiç de görüldüğü gibi değildir. 4 sene boyunca tonlarca kitap okursunuz –ki bu size bir bölümün verebileceği en harika şey! Tek bir konuya, kişiye, bakış açısına, formüle odaklanmamak ve özgür kalabilmek. Bu bölümde kimse fikirlerini dayatmaz, tek bir doğru yoktur. Bu bölümde senin doğrularının yeri vardır.  Okuduğunuz bu 4 sene boyunca her kitabı inciğine cıncığına kadar inceler, her cümlede ayrı bir anlam ararsınız. Bir dönem boyunca tek bir kitabın üstünde durabilir, bundan dolayı biraz yorulabilirsiniz. Ama sonunda çok güzel bir şey elde edersiniz; BİLGİ. Kitabı okumak demek sadece yazılanları okumak demek değil, onun arkasındaki anlamı görebilmek demek. O dönemin koşullarını anlamak, o dönemle de ilgili de bilgi sahibi olmak demek. Ve açıkçası bu insanı bayağı tatmin eden bir şey.

Biraz ders içeriklerinden bahsedecek olursam, ilk seneler genel hatlarıyla ‘’Introduction’’ dersleri alırsınız. Amerikan tarihi, Amerikan edebiyatı, Batı Uygarlığı, İngiliz edebiyatı,Mitoloji gibi dersler vardır. ‘’Mitolojinin ne işi var’’ tarzı tepkilerle de karşılaşabilirsiniz ama unutmayın ki birçok eser mitolojik öğeler ve karakterlerden etkilenmiş, alt metninde mitoloji barındırmıştır. Sonraki senelerde dersler  daha ayrıntılı işlenir.

Dokuz Eylül Üniversitesi’nde sonraki senelerde Amerika’da din, Amerika’da siyaset, Amerikan sineması, Amerikalı felsefeciler, toplumsal cinsiyet çalışmaları gibi dersler açılır. Bu dersler, birinci sınıfta attığınız temeller üzerine dayanır. Çok sevdiğim bir hocam birinci sınıfı hakkıyla veremeyen diğer üç senesinde yarım kalır demişti, ki haklı. Bölümdeki dersler tamamen ufkunuzu açmaya, daha geniş pencerelerden bakmanıza yardım ediyor. Üstelik hangi pencereden bakacağınız size kalmış.Kitap okumayı seven, edebiyatla ilgilenen, gündemi takip eden biri için zor gelmeyecek bölümdür ama emek ister.

Son olarak, iş bulma konusuna değineceğim. Kendini hangi yönde geliştiriyorsan o yönde iş bulabilirsin. Yazar olabilirsin, gazetelerde dergilerde yazabilirsin. Formasyon alıp öğretmen olabilirsin, konsolosluklarda çalışabilirsin, bankalarda çalışabilirsin. Sanılanın aksine iş bulma konusunda o kadar da sıkıntı çıkarmayan bölümdür. Günümüzde okuduğun okuldan daha önemli olan bir şey var, o da kendini geliştirmek. Ne kadar çok seminere katılırsan, ne kadar okul hayatında aktif olursan bunlar artı olarak döner. ‘’Amerikan kültürü ve edebiyatı okuyacaksın da ne olacaksın’’ tarzı sorular elbet gelecektir, bana çok geldi çünkü. Kendini geliştirmesini bilen insan bir yolunu da işini de bulur dostlar. O zaman kapanışı da Sartre’den yapalım “20.yüzyılın en büyük romanı Amerikan romanıdır.”

Beğendim! Patreonda Öğrenci Blogları desteklemek için bir saniyenizi ayırın!

asudeecu

Hadi Yoruma

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

Başa dönün
Tüm yazılar Öğrenci Bloglarına aittir. İzinsiz paylaşılamaz. 2019&Öğrenci Blogları
%d blogcu bunu beğendi: