Öğrenci Blogları

Bir Başkadır Transferans, Kontr – Transferans

Merhaba, blogtaki yazılarımı takip ediyorsanız genelde psikoloji üzerine yazdığımı fark etmişsinizdir. 12 Kasım’da Netflix’te yayınlanan Bir Başkadır dizisi de 8 bölüm olmasına rağmen gerek oyunculuklar gerek dizide kullanılan müzikler, görüntüler ve diyaloglar ile üzerinde uzun uzun düşünmeyi ve konuşturmayı düşündürecek cinstendi. Aslında bugün bu yazıyı yazmamın en temel nedeni bu dizide salt iyi ya da kötü bir karakter olamaması. Bu yazıda transferans, kontr- transferans nelerdir bunları açıklayacağım. Bu sözü biraz açıklamak istiyorum. Bu dizide psikiyatristler danışan koltuğuna oturuyor, herkes sinir olduğu hayatı, konfor alanına dahil etmek istemediği, görmezden geldiği ve hatta kaçtığı karakterleri tek tek karşısına alıyor ve tabi ki her karakter kendisiyle hesaplaşıyor. Dizide toplumsal roller, Jung, bastırılmış duygular, din, insan ve hayat farklı bir şekilde ele alınmış.

Transferans

Gel gelelim dizide geçen bazı psikolojik kavramlara…

Bunlardan ilki Transferans…

Transferans Nedir?

Transferans yani aktarım, Psikanalizin kurucusu olan Freud’a göre danışanın geçmiş deneyimlerindeki kişilere karşı beslediği duyguları, düşünceleri bilinçsizce danışmana/ terapistine yönlendirmesidir. Terapi sürecinin ilerlemesi ile beraber önceden yaşanan duygu ve çatışmalar bilinçaltından bilinç seviyesine çıkar. Danışan önceden yaşamış olduğu duyguları tekrar yaşar.

Bu genel tanımdan sonra Freud ve Breuer’ ın ‘’ Histeri Üzerine Çalışmalar’’ kitabında hastalarının kendileriyle nasıl ilişki kurduğuna dikkat çekerek transferanstan bahsetmişlerdir. Başlangıçta Freud transferansı terapi sürecinde büyük bir engel olarak görmüş ve danışanın bilinçaltı düşüncelerine ve hislerine geçişe direnmesi olarak değerlendirmiştir. Fakat daha sonralarda transferansın bu direnci aştığını fark etmiştir.

Kontr- transferans

İkinci tanım ise Kontr- Transferans…

Kontr – Transferans Nedir?

Kontr- Transferans yani Karşı aktarım; terapistin/ danışmanın da hastasına karşı eskiden gelen aktarımlarını yansıtmasıdır. Terapistin kontr transferans karşısında çok dikkatli olması gerekir çünkü terapi sürecinde yaşayacağı hastaya karşı olan hislere (sevgi, nefret, öfke vb.) kendini kaptırabilir. Bu durumda terapi sürecinde karşı tarafsız kalamayacaktır. Bu ise hastaya yarar sağlamaktan çok zarar verecektir. Kontr transferansın terapide yarar sağladığı yer ise bana göre terapist gerekli müdahaleleri (bunlar yorumlar, sorular vb. şeyler olabilir.) karşı aktarımın hissettirdikleri sayesinde bilinçli bir şekilde yapabilecektir.

Ben dizideki psikiyatristin süpervizyon sahnelerini büyük bir keyifle izledim. Kendi problemleriyle baş edemeyen psikiyatrist, Meryem’in seansları ilerledikçe zorlanması, süpervizyon veren psikiyatristin yaşadığı ailevi sorunlar… Aslında her ailenin içinde var olan travmalar ve gerginliklere çok iyi bir ayna tutulmuş ve temel vurdu burada terapiste yapılan insanlık vurgusuydu.

Artık dizideki karakterlerin yaşadığı psikiyatrik sorunlardan kısa kısa bahsedeceğim. Belki bunları sizde fark etmişsinizdir. Fark etmediyseniz de Peri (dizideki psikiyatrist) süpervizyon aldığı psikiyatristle konuşurken bunlardan bahsediyor. Majör depresyon ve Konversiyon…

Dizideki Psikiyatrik Sorunlar

Majör depresif bozukluk

1) Majör Depresif Bozukluğu

Ruhiye karakteri belki de dizide yardım çığlığına en çok şahit olduğumuz karakter. Uzun süre uyuma, ev işlerini yapmaması, konuşmayı devam ettirememesi, tepkisiz hal, sık sık ağlama nöbetleri geçirmesi ve kendine zarar verme davranışları olan karakterin yaşadığı bu durum iki yıldır şiddetini arttırmış. Bu belirtiler majör depresif bozukluğa işaret ediyor.

Konversiyon bozukluğu

2) Konversiyon Bozukluğu Nedir?

Meryem karakteri belki de dizide en çok sevdiğimiz, benimsediğimiz karakter. Meryem aslında konuşmak ve dinlenilmek hatta anlaşılmak istiyor. Zaten terapinin ilerlemesi ile Meryem kendi cümlelerini kurmaya başlıyor.  Bastırdığı duyguları sonucu farkında olmadan konversiyon bozukluğu ile yaşıyor ve bunun sonucunda sık sık bayılıyor.

Konversiyon bozukluğu; kişinin yaşamış olduğu çeşitli psikolojik sıkıntıların (korku, stres, üzüntü, utanç, öfke vb.) gibi bedensel sorunlara yani konuşamama, bayılma, felç, güçsüzlük veya duyu kaybına dönüşmesine denilmektedir. Meryem de temizliğe gittiği evin sahibi Sinan’a karşı yaşadığı platonik duygulardan dolayı utanıyor. Hatta psikiyatristi bu konu ile ilgili soru sorduğunda bu sorular onda ters tepiyor.  

Mutizm

Ve dizide adı geçmeyen diğer bir kavram: Mutizm

3) Mutizm Nedir?

Dizide Ruhiye ve Yasin’in ikinci çocuğu olan İsmail konuşmuyor. Hatta dizinin bir bölümünde Yasin sıkıştırmayacağım çocuğu ne zaman isterse o zaman konuşsun gibi bir cümle kuruyor. Buradan babanın sert tavırları ve zaten depresyonda olan annenin duygudurumundaki dengesizliklerin çocuk üzerindeki etkisini görebilmek mümkün.

Mutizm; Selektif (Seçici) ya da tümden olabilen suskunluk, konuşmama durumu olarak tanımlanabilir. İsmail için ise durum total mutizm çünkü konuştuğu herhangi bir yer, kişi ya da durum yok.

Bir Başkadır ile ilgili yazacaklarım tabiki bunlarla sınırlı olamaz ama dizinin psikopatolojisi ve psikolojik kavramları en genel hatlarıyla bu kadar. Yazıyı bitirmeden önce Didem Madak’ın şiirinden çok sevdiğim bir bölümü buraya bırakıyorum. Bence dizideki bu detay da ayrıca çok güzeldi.

”Ama yazgısını yaldızlı çokomel kağıtları gibi, tırnaklarıyla düzeltemiyor insan.”

Bir başkadır transferans, kontr - transferans | öğrenci blogları

Görüşmek üzere…

Transferans ve Kontr transferans ile ilgili kullandığım kaynakça : Burger, J. M. (2006). Kişilik. İstanbul: Kaknüs Yayınları.

İlginizi Çekebilir: Folie a Deux: Paylaşılmış Psikotik Bozukluk

Bu makale sizlere yardımcı oldu mu?
EvetHayır
Exit mobile version