BOŞANMANIN ERGENLİĞİ VE ÇOCUKLAR ÜZERİNDE Kİ ETKİSİ

Boşanma tatsız bir durumdur. Hem ayrılanlar için, hem çocuklar için, hem de ailelerin diğer üyeleri için…
Aynı zamanda , stres yaratan ve tekrar bir uyum gerektiren bir süreçtir.
Boşanma, devamı mümkün olmayan, tıkanmış bir ilişkiden çıkış olarak görülebilir ancak boşanma kesinlikle ilk çözüm yolu olarak düşünülmemelidir. Boşanma en son başvurulacak çözüm yolu olarak görülmelidir. Her iki tarafın da görüş birliğine varamadığı boşanmaların çoğunlukta olduğunu biliyoruz. Boşanma kaçınılmaz ise, çocukların hayatında ortaya çıkan bu dönüm noktasının ve ardından gelen yeni hayatın onlara en az hasarı vermesi ve geliştirici olması nasıl sağlanabilir? Boşanma ve çocuğun psikolojisi arasındaki ilişki nedir?
Boşanma ile birlikte aileler kendi psikolojik durumlarından ötürü çocukları yeri geldiğinde aksatabilirler ya da ihmal edebilirler. Bu tarz durumlarda yapılması gereken en önemli şeylerden biri olayın öfkesi ve tesiri altında kalınıp çocuğa anneyi , baba ile olan olumsuz ilişkisini ve çocuğa babayı , anne ile olan olumsuz ilişkisini anlatmamak gerekiyor. Çünkü anneye ya da babaya , eşlerden bir diğeri ne kadar kızgın ve öfkeli de olsa unutulmamalıdır ki , çocuğun bu zor süreci atlatabilmesi için bu tarz konulardan uzak tutulmalıdır.

BOŞANMADA EŞLER EBEVEYN OLMAYA DEVAM EDERLER…

Boşanma bir ailenin yıkımı ve parçalanması olarak tabir edilir. Ancak ,baba yine babalık görevini yerine getirmelidir .Anne de yine annelik görevini aksatmadan yerine getirmelidir.
Çocuk , anne baba rehberliğinde bir disiplin çerçevesinde kendi benliğini gerçekleştirecek sosyal beceriler geliştirerek kendine güven duyan , bağımsız düşüne bilen , sorumluluk alan mutlu ve başarılı birey olma yolunda ilerler. Anne ve baba herhangi bir nedenle boşanmaya kararı verdiklerinde bu durum , çocuklar için zor bir süreç yaratır. Bir şeylerin bittiğini anlayıp kaybetme duygusu ile birlikte parçalanmışlık duygusunu da yaşarlar. Onları yaratan, büyüten ailenin artık var olmayacağı düşüncesi kimliklerini olumsuz etkileyebilir.
Anne babası boşanan çocuklar, temel ihtiyaçlarının karşılanmayacağından endişe duyarlar bu endişeyi en aza indirmenin yolu ise ; çocuk ile vakit geçiren ebeveyn yine çocuğunun sosyal faaliyetlere katılmasında öncülük etmelidir. Onunla birlikte yine keyifli vakit geçirmelidir. Çocuğun en az hasar alacağı yöntemlerden bir diğeri ise, özellikle yaşı okul öncesi ve ilkokul çağında olan çocuklar için, çocuğu etkinlik ve faaliyetlere ani kurslara yazdırıp evin dağılma sürecinde olaya olan şahitliğini en aza indirip , dikkatinin dağılmasını sağlamaktır.

İlginizi Çekebilir : Kalbinin Çiçekleri Kurumuş

ÇOCUKLARIN YAŞ GRUBUNA GÖRE BOŞANMANIN OLUMSUZ ETKİSİ

Çocuklar , 3-6 yaş arasında boşanmaya bebeksileşme, gerileme , uyku bozuklukları , huzursuzluk , kaygı, saldırganlık, duygusallaşma şeklinde ,
8-8 yaş arasında üzüntü , kaygı , keder , terk edilmişlik hissi şeklinde ,
9-12 yaş arasında ise yaşadığı problemlerden dolayı ebeveynlerden birini suçlama ,taraf tutma , kızgınlık ve okulda başarısızlık gibi kendini göstermektedir.

BOŞANMA ÇOCUĞA NASIL SÖYLENİR?

Ayrılık ya da boşanma hakkında çocuklarınızla konuşarak işe başlayın. Çocuklarınızın neleri anlayıp anlayamayacağı konusunda düşünün. Açık ve dürüst olun. Özellikle onları doğrudan etkileyecek değişiklikler ve ileride olacaklar hakkında bilgi sahibi olmaları rahatlatıcıdır.
Değişikliklerin adım adım, yavaş yavaş gerçekleşmesini sağlayın. Aynı anda birçok değişiklik yapmayın. Bu, çocuğunuzun boşanma esnasında ve sonrasında kendisini daha güvende hissetmesini sağlar.

Çocukların boşanma sürecinde sık sorduğu sorular

  • Neden boşanıyorsunuz?
  • Sen ve babam/annem tekrar bir araya gelecek misiniz?
  • Benim yüzümden mi boşanıyorsunuz?
  • Okulumu değiştirmek zorunda kalacak mıyım?
  • Annemi/babamı ne sıklıkta göreceğim?
  • Arkadaşlarımı görebilecek miyim?
  • Büyük annemi ve büyük babamı görebilecek miyim?
  • Fakir mi olacağız?
  • Tatillerimi kiminle geçireceğim?

Aynı zamanda çocuklarınızla, boşanma sonrası onların aile içindeki rollerinin değişip değişmeyeceği hakkında konuşun. Eğer siz tekrar çalışmaya başlayacaksanız veya iş saatleriniz değişecekse, evde onların yardımına ne kadar ihtiyaç duyacağınızı belirtin (sofrayı kurma, kendi odalarını temizleme gibi…) Ancak çocuklarınızdan eski eşinizin yerini almalarını beklemeyin, bu anlama gelebilecek ifadelerden kaçının: “Artık bu ailenin erkeği sensin” veya “tek dayanağım sensin”. Eğer hayatınızdaki değişiklikler baş edemeyeceğiniz bir hale gelirse bir psikologa başvurun. Psikolog, duygularınızı çözümlemenize ve olaylarla başa çıkmanıza yardım edebilir.

İlginizi Çekebilir : Öz eleştiri sonucu: Özgüven

Bir diğer ele alınması gereken konu ise boşanma sonrasında düşünülmelidir. Yani anne ile baba ayrıldığında erkek çocuğu anne ile kalıyorsa ve babayı sık sık göremiyorsa bir erkek rol modelin , çocuğun yakın çevresinde bulunması gerekir. Örneğin; dayısı , amcası ile sık görüşmesi ya da ilk okul çocuğu ise sınıf öğretmeninin erkek öğretmen seçilmesi gibidir.

KAYNAKLAR
Aile yaşam dinamiği (Editör: Prof.Dr.Gülen BARAN )

İlginizi Çekebilir : ZEVKLER, RENKLER VE SİMETRİ TARTIŞILMAZ

Beğendim! Patreonda Öğrenci Blogları desteklemek için bir saniyenizi ayırın!

dmiray

Hadi Yoruma

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

Başa dönün
Tüm yazılar Öğrenci Bloglarına aittir. İzinsiz paylaşılamaz. 2019&Öğrenci Blogları
%d blogcu bunu beğendi: