Gençlere değer katacak içeriklere Google Haberler'den abone olmak ister misiniz?.Google Haberlere Abone Ol. Gençliğe değer katma arzusuyla..

Bugün size, günümüzde özellikle kadınlar arasında fazlaca görülen fakat erkekler arasındaki görülme oranının da yadsıtılmayacak boyutta olduğu bir sendromdan, cam tavan sendromundan bahsetmek istiyorum.

 Cam tavan sendromu için kısaca, kabullenilmiş başarısızlığın bir örneği diyebiliriz. Fakat konuyu iyice irdelemeden önce şunu tekrar hatırlatmak gerekir: Zihnimizin sınırı bizim ona izin verdiğimiz kadardır. Yani ne yazık ki potansiyelimizin önündeki en büyük engel yine kendimiziz.

Şimdi hazırsak hep beraber cam tavan sendromu hakkında bilgilerimizi biraz daha derinleştirelim.

Cam Tavan Sendromu Nedir?

Cam tavan sendromu, bir metafor olmakla beraber adından da anlaşılacağı üzere kişinin limitlerinin, kendisini içerisine hapsettiği hayali cam tavan tarafından sınırlandırıldığı bir sendromdur. Bu sendrom adını kişisel gelişimde uzman olan doktor David J.Schwartz’ın yaptığı bir deneyden alır. David J.Schwartz’a göre “Bir şeyin imkansız olduğuna inanırsanız, aklınız bunun neden imkansız olduğunu size kanıtlamak için nedenler bulmaya başlar. Doktor David J.Schwartz aynı şekilde bir şeyi yapabildiğinize inandığınızda da bu şeyi başarmak için beyninizin size çözümler üreteceğini söyler. Yani şöyle özetlemek mümkün: Beynimiz, bizim inandığımız şey ne olursa olsun onun gerçek olma ihtimalinde bize yardımcı olmakta çok başarılı. İşte bu noktada inandığımız şeyler cam tavan sendromunda olduğu gibi bizi öğrenilmiş çaresizliğe götürebiliyor.

Dr. David J.Schwartz’ın deneyine geri dönecek olursak sendrom adını pireler üzerinde gerçekleştirilen bir deneyden almış bulunmakta. Bilim insanları bir grup pireyi gözlemlediklerinde pirelerin birbirlerinden farklı yüksekliklere zıplayabildiklerini görüp birkaçını üzerlerinde deney yapmak için 30 cm yüksekliğindeki bir cam fanusa kapatırlar. Ardından cam fanusun metal zeminini ısıtırlar böylece pireler sıcaktan rahatsız olup zıplayacaklardır.

Nitekim öyle olur; pireler zıplamaya başlarlar. Fakat her zıpladıklarında karşılarına çıkan büyük bir engel vardır: Cam fanus… Pireler tekrar tekrar zıplarlar ama her seferinde tavandaki cama çarpıp bir kez daha yere düşerler. Nihayetinde pireler cam fanusun yüksekliği kadar yani 30 cm’den daha fazla zıplamamaları gerektiğini öğrenirler. Bu noktada deneyde diğer aşamaya geçilir. Cam fanus kaldırılır, zemin tekrar ısıtılır ve pireler zıplarlar ama yine en fazla 30 cm… İşte özünde cam tavan sendromu budur: bir şeyleri başarabilme imkanın varken bile cesaret edememek. Deneyde de görüldüğü gibi pirelerin kaçma imkanı olmasına rağmen pireler, öğrenilmiş çaresizlikleri yüzünden içerisinde bulundukları duruma şartlandırıldılar. Bu yüzden başka bir çözüm yolu düşünmediler. Çünkü en büyük engel kendileri, zihinleriydi.

Cam Tavan Sendromu Kimlerde Görülür
Cam Tavan Sendromu Kimlerde Görülür?

Cam Tavan Sendromu Kimlerde Görülür?

Cam tavan sendromu, günümüzdeki toplumsal cinsiyet eşitsizliğine bağlı olarak kadınların hayatlarında erkeklere oranla daha fazla şartlandırılmaları dolayısıyla kadınlarda daha çok görülür. Fakat bu demek değildir sadece kadınlara özgü bir sendrom, erkekler de kadınların egemen olduğu rollerde cam tavan sendromunu hissedebilir. Yani kadın ya da erkek; yaşlı veya genç fark etmeksizin herkeste görülebilir bir durumdur. Çünkü nihayetinde cam tavan sendromu, kişilerin potansiyellerine konulmuş engelleri aşmayı denememe durumudur.

Örneğin şunu söylemek mümkün, matematik dersini sevmeyen ama kendi potansiyelini bilmeyen bir öğrenci sürekli kendisine matematik dersini başaramadığını söylerse nitekim bir atalet içerisine girecektir. Dolayısıyla ders için herhangi bir çalışma yapmayacak veya çalışsa bile edindiği bilgileri beyni önemli görmeyecek, çünkü beyni başaramadığına dair sebep üretmek isteyecek, nitekim öğrenci belki de inanılmaz düzeyde matematik yeteneği olmasına rağmen kendi potansiyeline engel olduğu için dersten geçemeyecek. İşte o yüzden inanmak çoğu zaman başarmanın yarısıdır.

Eğer bir konuda başarılı olmak istiyorsanız siz sadece inanın ve bırakın gerisini zihniniz yapsın!

Neden Cam Tavan Sendromu İş Hayatındaki Kadınlarda Daha Çok Karşımıza Çıkıyor?

Bunun birçok nedeni var elbette. Öncelikle şunu tekrar hatırlatmak gerekir: Cam tavan sendromu bir şeyi başarmayı denemediğinizden ya da o iş için yeterli niteliğinizin olup olmamasından kaynaklanmaz. Bu sendrom, potansiyelinizi sınırlandırmanızla ilgilidir. Toplumlarda kadınların üstlerine yüklenen sorumluluklar, onları iş hayatından uzaklaştırıp kadınları baskılamaya yöneliktir.

Cinsiyet eşitsizliği ve negatif ayrımcılık hayatımızın her yerinde karşımıza çıkmaktadır. Bugünlerde bu sorunlar gündeme daha çok gelmeye başlamış ve toplumlar bu alanda çözümler üretmeye çalışıyor olsalar da hala önemli bir sorun olarak yerini korumaktadır. Çünkü toplumlarda kalıplaşmış bir takım kadın rolleri vardır. Bu roller, kadınlara erkekler tarafından biçilmiştir ve kadınların birçoğu uzunca bir süre bu rolleri kabullenip hayatlarına devam etmiştir.

Aslında hepimiz toplumda belirli bir role sahip oluyoruz bunda herhangi bir sorun bulunmamaktadır. Sorun, kadınlara dayatılan rollerin onları baskılamasından, onların potansiyellerine engel olunmasından kaynaklanmaktadır. Bir kadının çocuk doğurmak zorunda olması gibi, çalışan bir kadının iş hayatındayken çocuğunun olması durumunda toplum tarafından işinden ayrılması gerektiği beklenmesi gibi veya iş görüşmelerinde bekârsa evlenmeyi düşünüp düşünmediği sorulması gibi…

Bu tip çağ dışı yaklaşımlar günümüzde aşılmaya çalışılsa da her gün binlerce kadın bu tür baskılarla karşılaşıyor. Dolayısıyla zihninde kendini baskılamaya, potansiyelini engellemeye başlıyor. Oysaki kadınlar da erkekler gibi her şeyi başarabilir. Bir kadın anne de olabilir iş insanı da, bir kadın ev hanımı olmak istemiyor da olabilir evlenmek de. Kadınlar istedikleri her mesleği yapabilir, mesleklerin cinsiyeti yoktur…

 İş hayatında kadınların cam tavan sendromunu erkeklere oranla daha fazla yaşamalarının temel nedenleri bu sorunlardan kaynaklanmaktadır. Toplum tarafından yıllarca size dayatılmış ve çoğu yerde hala dayatılmaya devam eden roller yüzünden. Her sene yayınlanan Küresel Cinsiyet Eşitsizliği Endeksi de bu durumun kanıtı niteliğinde sonuçlar açıklıyor.

Ülkemiz 2020 yılı sonuçlarına göre 153 ülke arasında cinsiyet eşitliğinde 130.sırada. Kadınların ekonomiye katılımı ve fırsat eşitliğinde ise geri kalmış ülkelerin yanında 136.sırada. Dünya geneline baktığımızda ise Fortune 500 şirketlerinin sadece %6.6’sı kadınlar tarafından yönetiliyor. Ayrıca küresel işgücüne katılımda erkekler %94 oranındayken kadınların oranı sadece % 63. Dünya nüfusunun yarısı kadın iken erkekler ve kadınların iş hayatındaki oranları hepimiz için bir utanç kaynağı…

6 Maddede Cam Tavan Sendromuna Yol Açan Nedenleri

Birinci Engel

Erkek yöneticiler tarafından konulmuş engellerdir. Erkek yöneticilerin, kadınların üst yönetimde başarılı olamayacaklarına inanmalarından kaynaklanmaktadır.

İkinci Engel

Kadın yöneticiler tarafından koyulan engellerdir. Kadın yöneticilerin hemcinslerinin üst düzey pozisyona gelmelerini istememelerinden kaynaklanır. Bu nedenin diğer adı da “Kraliçe Arı Sendromu” olarak bilinmektedir.

Üçüncü Engel

Kişinin kendisine koymuş olduğu engellerdir. Bu durum çoğunlukla özgüven yetersizliğinden kaynaklanmaktadır.

Dördüncü Engel

Bireysel faktörlerdir. Bu noktada, bir kadının hem anne hem eş hem toplumun bir bireyi hem de çalışan olmasından doğan toplum rollerinin kadın üzerinde yarattığı baskılar ve de kişinin kişisel tercihleri etkili olmaktadır.

Beşinci Engel

Örgütsel faktörlerdir. Bireyin içinde bulunduğu örgüt erkek egemen ise kadın cam tavan sendromu; eğer kadın egemen bir örgüt ise erkek cam tavan sendromunu hissedebilir.

Altıncı Engel

Toplum faktörleridir. Cinsiyete dayalı toplum rolleri ve dolayısıyla toplumdaki bireylerden rollere bağlı beklenen davranışlar, kalıplaşmış önyargılar cam tavan sendromunun en önemli nedenidir.

Cam Tavan Sendromundan Nasıl Kurturulabiliriz
Cam Tavan Sendromundan Nasıl Kurturulabiliriz

Cam Tavan Sendromundan Nasıl Kurturulabiliriz?

Bu sendromdan kurtulma yolunda en büyük yardımcımız yine kendimiz, özgüvenimiz.

Cam tavan sendromu aslında tüm toplumu ilgilendirse de toplumu eğitmek bireyi eğitmekten başladığı için öncelikle birey kendi yetkinliklerinin farkında olmalı dolayısıyla özgüven sahibi olmalıdır. Kişi kendisinin ne kadar farkına varırsa hem kendi özgüvenini arttırmış olacak hem de içinde bulunduğu toplumu olumlu yönde etkilemiş olacaktır. Unutmamak gerekir ki bir şey değişir ise her şey değişir…  Cam tavan sendromu için daha geniş kapsamlı stratejileri belirtmek gerekirse, toplumlarda cinsiyet eşitsizliği giderici bir takım politikalar oluşturmak mümkün.

Aynı doğrultuda birey hakları ve sorumlulukları kurumlar tarafından tanınmalı, eğitimler ile topluma aktarılmalı. İş dünyasında kadınlara erkekler ile eşit fırsatlar sunulmalı, eşit maaş eşit izin gibi… Kişilere kendi yetkinliklerinin farkına varacakları psikolojik danışmanlık hizmetleri de sunulmalı. Bu stratejileri arttırmak mümkün elbette, daha nicesi oluşturulabilir. Önemli olan bu stratejiler sayesinde cam tavan sendromundan muzdarip kişilerin, bu sendromdan adeta cam tavanı kırarak kurtulabileceklerini öğrenmeleridir.

  Her şey inanmakla başlar, zihniniz inandığınız şeyi gerçekleştirir. Hepinize düşüncelerinizin sınırlarının olmadığı, kendi gücünüzün farkında olduğunuz yarınlar dilerim.

İlginizi Çekebilir: Sanata Feminist Eleştiri: Gerilla Kızlar

Melodi Bayraktar makalelerini beğendiniz mi? Sosyal medyada takip edin!
Başkalarına Fayda Sağla
Yorum Yok
Yorum İptal
Yorumlar: Cam Tavan Sendromu Nedir?

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Resim ekle - Yalnızca PNG, JPG, JPEG ve GIF desteklenir.

Sosyal Medya Hesaplarımız

Copyright © 2020 Öğrenci Blogları. Tüm Hakları Saklıdır.

Giriş Yap

Öğrenci Blogları'na Hoş Geldin

Gençlere değer katan içerikler üretiyoruz. Aramıza katılacağın için mutluyuz.
Giriş Yap

Gelişim için ilk adım. Boş vakitleri iyi değerlendirmek gerek.