içinde

CORONAVİRÜS

Coronavirüs

Hepimizin gündeminde olan bir virüsten söz edeceğiz. Burada amacımız, ilgi çekmekten ziyade, bilgi dağarcığını genişletmek isteyenleri tatmin etmek olacaktır. Yazımız, makale çevirileri ve uzun soluklu bir araştırmanın sonucudur. Şimdiden teşekkürler.
Size coronavirüsü en temelden başlayarak anlatmak istiyorum. ”Alt tarafı bir virüs, gripteki gibi. Sadece fazla büyütülüyor.” diye düşünenler olabilir içimizde. Bu yüzden coronavirüsü yani diğer bir adıyla covid-19‘u her yönüyle ele almak ve objektif bir biçimde değerlendirmek zorundayız. Birazdan bu sadece Çin’in hatta sadece Wuhan‘ın sorunu mu yoksa tüm dünya için bir alarm mı hep birlikte göreceğiz.

Covid-19

Öncelikle neden başka virüsler değil de coronavirüs bu kadar ses getirdi onu anlayalım: Diğer organizmalardan insanlara bulaşan neredeyse her türlü bakteri ve virüs insanlar için zararsızdır. Fakat zoonoz hastalık (Hayvanlardan insanlara bulaşan ve her iki grubun bireylerinde şekillenen hastalıklar.) olarak tanımladığımız hastalıklar, bağışıklığımız bulunmadığı için oldukça ölümcül olabilir. Bu gibi hastalıklara en büyük örnek kuduzdur. Günümüzde çok azalmış olsa da, kuduz virüsünün yayılması her yıl 60.000 insanın ölümüyle sonuçlanıyor. Yani bu yönden bakacak olursak, insanlık olarak birçok patojenle karşılaştık ve büyük çoğunluğu bizi oldukça yıprattı. Kuduz da bunlardan biri. Louis Pasteur kuduz aşısını geliştirdiğinde bu, dünya için çığır açıcı bir keşif sayılmıştı. Konumuza geri dönersek, bu virüsün en ilgi çekici yanı, SARS ile birçok ortak noktası olması. SARS hakkında ufak bir bilgilendirme yaparsak, 2003 yılında keşfedilip 8000 insanı infekte etmiş bir virüs. Etki yolu ise tıpkı coronavirüs gibi, pnömoni (zatürre) ve ateş.

Bununla birlikte virüs yapısı gereği biraz narin. Normalde RNA virüsleri ortalama 8-10 kb iken coronavirüs 30 kb genom taşır. Bu da diğerlerine nazaran daha büyük olduğunu gösteriyor (büyük partiküllü molekül). RNA, DNA kadar stabil olmadığından (çok hassas bir yapı) kilobazlarca (kb) RNA genomunu kırmadan düzgün biçimde replike etmek (çoğaltmak) kolay değildir. Replikasyonun düzgün olmaması demekse, patojen özelliğin kaybına bile sebep olabilir. Hastalık yapıcı virüsler için bu, görevini yerine getirememek demektir.

Bir salgın söz konusu mu?

Salgının ölçeği, virüsün insanlar arasında ne kadar hızlı yayıldığı ve insandan insana ne kadar kolay geçtiğine bağlı olacaktır. 18 Ocak’a kadar toplanan verileri kullanarak, Imperial College London’da Natsuko Imai ve meslektaşları tarafından yapılan bir analize göre, virüs bulaşmış her kişi ortalama 1.5-3.5 kişiye daha virüs bulaştırıyor. Bu durum, virüsün önüne geçilmesi güç bir şekilde katlanarak artabilme potansiyeli olduğunu da gösteriyor. Hong Kong Çin Üniversitesi’nde yapılan başka bir çalışmaya göre bu sayı, enfekte kişi başına 3-5 arasında ki bu diğerinden daha kötü bir tabloyu gözler önüne seriyor. Ayrıca virüs bazı durumlarda asemptomatik olabiliyor.

Bilim insanları Wuhan’daki insanların 1.3’ünün semptom göstermeksizin virüsü taşıdığını öngörüyor. Oxford Üniversitesi’nden Robin Thompson,” virüs belirtiler göstermeden önce yayılabiliyorsa bu, virüsün neden SARS’tan daha hızlı yayıldığını kesinlikle açıklayabilir ” diyor. Bu arada tüm buolanlara rağmen Dünya Sağlık Örgütü’nün covid-19’ u hala pandemi olarak değerlendirmediğini belirtelim.

Baş edebiliyor muyuz?

Şu anda herkesin bildiği üzere, Wuhan karantinaya alınmış durumda. Toplu taşımalar kullanılamıyor ve giriş-çıkış yasağı uygulanıyor. Dünya genelinde bildirilen vakalar, 6 Şubat sonrası düşüş göstermeye başlamış durumda. Çin’in aldığı bu önlemler oldukça işe yaramış görünüyor ve yeni verilere bakarak, virüsün hızlı yayıldığı evreleri geride bıraktığımızı söyleyebiliriz. Coronavirüsün en tehlikeli yanı, çok hızlı yayılması demiştik. Virüsü kontrol altına almamız en geç ilk bir sene içinde kesin gibi görünse de, virüsün daha ölümcül bir hale gelecek bir mutasyona uğraması da ihtimaller dahilinde. Neyse ki insanda mutasyona uğradığına dair henüz bir kanıt yok. Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ), virüsün çok durağan (stabil) bir yapısı olduğunu açıkladı.

Küresel Sağlık Güvenliği Endeksi (GHS Index olarak bakabilirsiniz, güzel bir siteleri var. Biraz kurcalamanızı öneririm.) yazarlarından Nuzzo; dünya genelinde yapılan araştırmalara göre, 2019’da tehditlerle başa çıkabilme yeterliliğini dünyada ortalama 40 olarak açıklamıştır. Amerika, Birleşik Krallık, Hollanda gibi ülkelerin de arasında bulunduğu en yüksek skorlu (75-84) ülkelerin bile ölümcül özelliği olmayan salgınları dahi kontrol edemeyeceğini belirtti. Türkiye’nin endeksinin 52.4 olduğunu göz önünde bulundurursak, çok ciddi  önlemler almamız gerektiği su götürmez bir gerçek.

Son durum

Coronavirüs, oldukça bulaşıcı ve tehlikeli olmasına rağmen ölüm oranı SARS’a kıyasla daha düşük diyebiliriz. Fatalite hızı 2.8 olarak izleniyor şimdilik. (Fatalite hızı: Ölen hastaların sayısı/toplam hasta sayısı) Bununla birlikte ölümler, yaş ile bağlantılı yayılım gösteriyor. Çin’de virüs kaynaklı ölümlerin %80’i 60 yaş üzeri. En çok beklenen kısma geliyoruz, virüsün çıkış kaynağı.

Virüsün çıkış kaynağı hepimizde büyük bir  merak uyandırsa da, bu henüz gizemini koruyor. Fakat elimizdeki en somut bilgi, coronavirüsün ilk bildirildiği yer, Wuhan’da yer alan lokal bir deniz ürünleri marketi. O günlerde markette ciddi bir indirim olduğunu biliyoruz. Sosyal medyada yer alan yarasa çıkarımlarının sebebiyse, virüsün ortaya çıkmasıyla eşdeğer zamanda yayınlanan bir yarasa çorbası videosu olabilir. Elbette bilim insanları coronavirüsün yarasalarda evrildiğine dair kanıtlara ulaştılar fakat önceki bilgi tamamen saptırılmıştı.

Önlemler

Şu anki son durum hakkında konuşmamız gerekirse, 2019’un sonunda keşfedilen covid-19 için olası bir tedavi henüz test aşamasında ve en erken altı ay içinde, insanlar üzerinde denenebilecek bir antikor elde edilebilecek. Şimdilik elimizden gelen tek şey öncelikle korunmak, sonraki aşamada ise semptomatik tedavilere başlamak. Korunmak adına, Dünya Sağlık Örgütü’nü baz alarak seçtiğim, kendimizi korumak için alabileceğimiz önlemlerden kısaca bahsederek yazımı bitiyorum.( Eğer bu konuyla ilgili derlemelerden daha fazlasına ulaşmak isteyen olursa, benimle iletişime geçebilir.) .

  • Ellerinizi su ve sabunla yıkayın ya da alkol bazlı ürünlerle temizleyin
  • Öksürürken ve hapşırırken ağız ve burnunuzu dirseğinizin içiyle kapatın.
  • Soğuk algınlığı ya da üşütme semptomu gösteren kişilerden uzak durun.
  • Çiğ yumurta ve etten kaçının. Mutlaka pişirin.
  • Canlı hayvanlarla direkt temasta bulunmamaya özen gösterin.
    Son olarak aşağıdaki tabloyu inceleyebilirsiniz, az da olsa fikir verecektir.

                         Neden yeni hastalıklar Çin’de ortaya çıkıyor?

1 günde ölen insan sayısının farklı hastalıklarla ilişkisi

12 Mart Güncellemesi: Arkadaşlar, an itibarıyla 165 ülkede resmi olarak coronavirüs tespit edildi. Bu yüzden birçok ülkede önlemler artırılmakta ve halk, dezenfektan ve alkol bazlı ürünlere büyük ilgi göstermekte. Virüs konusunda kimi doktor çok basite indirgeyerek açıklama yapsa da bu konunun ciddiye alınması gerektiğini ifade eden yetkililer de bulunmakta. Ve artık DSÖ de coronavirüsü pandemi olarak değerlendirdiğinden, önlemlere biraz özen göstermenizi ve maske kullanımından ziyade, toplu bölgelerden mümkün olduğunca izole olmaya çalışmanızı, haddim olmayarak isteyeceğim. Hepimiz sınanacağız; yaşlı-genç, zengin-fakir farkının kalmadığı nadir günleri yaşıyoruz. Önleminizi alın.

15 Mart Güncellemesi: İtalya’da covid-19 salgının logaritmik artışla bulaşması üzerine, sağlık çalışanları açıklamalar aramaya başladı. Sonuçlar iki duruma işaret ediyor: Yaşlı nüfus ve uzun süreli ibuprofen kullanımının etkisi. İbuprofen, grip ve nezle haplarında kullanılabilen bir ana madde. Bu süreçte yaşlılıkla birlikte dikkat edilmesi gereken bu maddeye dikat edilmeli. Gereksiz yere hap kullanmamaya çalışalım. Henüz gerçekliği ortaya konmasa da, göz önünde bulundurulması kurtarıcı olabilir.
İlginizi Çekebilir: EİNSTEİN’IN GÖLGESİNDE BİR HAYAT “Mileva Maric”

Bu yazıyı beğendin mi? Desteğinle daha fazlasını yapabiliriz...
blank

Rapor Et

Ne düşünüyorsunuz?

Ceren Y. tarafından yazıldı

Sırtımızdaki yüklerimizi artırma telaşlarımız arasında geçip giden o kısacık zaman, dursa ya bir an! 
Gülümseyerek okuyacağınız yazılarda görüşmek dileğiyle.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

askeri-üniforma

KEVLAR NEDİR?

ai

KENDİ SONUMUZU MU GETİRİYORUZ?