Öğrenci Blogları

Eğitim Sistemleri Nasıl Daha Verimli Olur?

Öğrenmek… Hayat boyu yaptığımız sayılı aktivitelerden. Aynı zamanda kendimizi geliştirmek adına da ömrümüzün hatrı sayılır bir kısmını bu iş için harcıyoruz. Peki okuması kadar etkisi de uzun süreli mi? Bu uğurda harcadığımız yıllar bizi nasıl etkiliyor? Hangi pratik yetileri kazandırıyor? Bugün biraz eğitim modellerinin geçmişte nasıl olduğu ve gelişimi hakkında biraz da farklı bir eğitim modelinden bahsederek gelecek hakkında birkaç varsayımda bulunacağım. Sizce eğitim sistemleri nasıl daha verimli olur? Keyifli okumalar 🙂

Eğitim Sistemleri Nasıl Daha Verimli olur?| Eğitimin Süreci

Geçmişten günümüze kadar sürekli değişerek gelen eğitim modelleri, eğitimin daha nitelikli verilmesi ve amacına hizmet etmesi konusunda hep önemli bir konumda olmuştur. Farklı ülkeler, bölgeler ve farklı eğitim modellerinin olması bize tek bir sistemin doğru olamayacağının sinyalini verir. Peki eğitimin süreci geçmişte nasıldı? Biraz inceleyelim.

İlk Çağlarda Eğitime Duyulan İhtiyaç

İlk çağlarda insanların bilgiye erişimleri ve ilişkileri sadece çevresinde gördüğü insanların hareketinin ve doğada meydana gelen olayların yorumlanmasına dayanıyordu. İnsanların ihtiyaçları doğrultusunda yaptıkları görevler, pratik olarak bir sonraki kuşağa aktarılıyordu. Toplumda yetişkinlerin öğretmen olarak diğerlerine aktarım yapması o zaman için yeterli oluyordu. Ancak toplumda nüfusun artması, görevlerin karmaşıklığı gibi olayların neticesinde “toplu olarak eğitim verilme” düşüncesi oluştu. Şimdilerdeki “okul” kurumunun filizlenmesi bu sebebe dayanıyor

Eğitim sistemleri| i̇lk çağlarda eğitim süreci

Farklı Amaçlar Üzerine Eğitim: İlk Uygarlıklar

Farklı kültürdeki insanların farklı ihtiyaçları olduğundan ve buna bağlı olarak da eğitimin gereğinin değişebileceğinden bahsetmiştim. O dönemde uygarlıklar için de geçerli olan bu durum onları kendi amaçları doğrultusunda bir eğitim oluşturmaya itmiştir. Örneğin;

Bundan sonraki dönemlerde de, gerek yapılan yeniliklerle gerek de değişen ve istenen amaçlar doğrultusunda eğitim modelleri ülkeden ülkeye, bölgeden bölgeye değişim göstermiştir.

Eğitim sistemleri| türkiye’de eğitim süreci

Eğitim Sistemleri Nasıl Daha Verimli olur?|Türkiye’de Eğitim Süreci

Türk eğitim sistemi, 12 yıllık zorunlu kademeli eğitim adı altında 3’e ayrılmıştır. Dört yıl süren ilkokul, ortaokul ve lise dönemlerinden sonra isteğe bağlı olarak önlisans veya lisans dönemi başlar.

Bu Sistem Bizi Nasıl Etkiliyor?

İçinde bulunduğumuz eğitim modelinden hepimiz geçtiğimize göre 13 yıllık bir öğrenci olarak olaya yaklaşımım şu şekilde: Verilen bilginin verilme amacı ile uygulanma amacı aynı niteliği taşımıyor. Bilginin uzmanlık için verilmesi elbet önemli ancak sadece teorikte kalması ve pratiğe dökülemediğinden unutulmaya yüz tutması, öğrencileri eğitimin sadece böyle bir şey olduğuna inandırarak öğrencilerin kendilerini geliştirmelerini engelliyor.

Ders İçeriklerinin ve Seçimlerinin Kısıtlılığı

Pek çok öğrencinin yakındığı bir durum olarak şunu söyleyebilirim: Sistemin kişinin iradesine göre kendini geliştirme durumuna izni yok. Herkesin aynı dersleri alması, özellikle ortaokul-lise dönemlerinde seçmeli olarak seçilen derslerin kısıtlanması ve uzmanlık alan tercihinin ancak liseden sonra yapılması kişiyi en azından liseye kadar eğitime karşı soğuk biri olarak yetiştiriyor.

Lise-Üniversiteye Girişte Sadece Sınava Yönelik Çalışmalar

Özellikle liseye giriş, üniversiteye giriş gibi sınavlar odağa alındığında sadece düşüncesinin bile öğrencileri yıprattığını söyleyebiliriz. Bu noktada sadece sınava girmek yerine, sınav puanı da dahil olmak üzere başka yetkinliklere bakılabilir ve böylece en azından sınavlarda öğrenciyi ‘ezber’ yerine ‘kendini geliştirme’ yoluna itmiş olur.

Gelecek teknolojinin nimetlerinde

Eğitim Sistemleri Nasıl Daha Verimli olur?|İyileştirilmiş Eğitim Sistemleri

Bütün bu sorunları yazdıktan sonra, “Burada sıkıntılar var, ben okumuyorum demek elbet olmaz :)” Sorun varsa elbet çözümü de vardır. Bu soruna çare üretecek olan bizleriz, öyle olmalıyız. Belki bu sayede beyin göçünü de azaltıp ülkenin gelişmesine yardımcı olabiliriz.

Sistemi Geliştirebilmek Adına Birkaç Öneri

Eğitimin temel amacı, çocukları kendi yeteneklerinin bilincine vardırmaktır.

Erich Fromm
Eğitim sistemleri nasıl daha verimli olur| bilim, sanat ve girişimciliğe değer vererek

Eğitim Sistemi Müfredatında Verilmesi Gereken Dersler

Bilgi-Medya-Finans Okuryazarlığı

Günümüzde teknoloji ne kadar arttıysa bilgiye muhtaçlık da o kadar azaldı. Öğrencilere bu yetiyi kazandırmak; gelecekte ekonomi, teknoloji, sağlık, ar-ge gibi alanlarda bakış açısı ve bilgi birikimini getirecek.

Liderlik ve Ekip Çalışması (İş birliği yapabilme)

İlkokul düzeyinden hemen başlatılmasını düşündüğüm bu yetkinlik, şu an için de gelecek için de çok gerekli olacak.

Girişimcilik

Bir ülkenin kalkınmasında büyük rol oynayan girişimlerin olmadığı bir dünyayı hayal etmek zor. Bu konuda okullarda eğitim verilip projelere başlanabilir, fikir alış-verişleri ve süreç hakkında bilgilendirme oldukça önemli.

Kritik Düşünme ve Analiz Edebilme

Kendisi, şu dönemin aranan en önemli özelliklerinden. Günümüzde teknolojinin gelişmesiyle birlikte bilgiye ulaşım çok kolay olsa da analiz edebilme ve kritik düşünme yetisi olmadan bilginin kullanımı çok kullanışlı olmuyor.

Topluluk Önünde Konuşma ve Etkili Sunum Yapabilme

Ne kadar büyük işlere imza atsak da amacımızı, bu işin bize yararını karşımızdakine doğru ve etkili bir şekilde anlatamadıktan sonra o projeyi hayata geçirmek ve insanlara tanıtmak mümkün olmuyor.

Kişisel Finans

Şimdiki zamanın en büyük problemlerinden biri olarak erken yaşlarda bunun nasıl yönetilmesi gerektiğinin anlatılması ve uygulamalara başlanması, kişi için ileriki dönemlerinde hayat kurtarıcı olacaktır.

Üretkenlik ve Yaratıcılık

Bakış açısı kazandırarak istenilen alanda fikir üretebilme yetisi yukarıda yazdıklarımla birbirlerini tamamlıyor.

Öz Yönetim ve Kendi Kendine Öğrenme

Küçüklükten beri hep ebeveynlerimizin, öğretmenlerimizin himayesinde kalarak bu yetiyi biraz köreltmiş oluyoruz. Okulun insana öğretmesi gereken şeyin bilgi olduğunu düşünmüyorum bu yüzden. Bilgiye ulaşımın bu denli çeşitli olduğu bu yüzyılda kendi kendine yetebilme becerisini kazandırması ve bilgiye ulaşımın doğru şekilde nasıl yapılacağını göstermesi en önemlisi bana göre.

Eğitim, gerçeklerin öğretilmesi değildir. Düşünmek için aklın eğitilmesidir.

Albert Einstein

Uzun sözün kısası, “hayat boyu öğrenci kalma” kavramını hep çok sevdim. Özellikle evde daha sık vakit geçirdiğim dönemde kendimi geliştirmeye, kendi kendime yetebilmeye çalışıyorum.

Bakış açısı işte… Önemli olan tek şey onu değiştirebilmek. Ben lise 3.sınıftayken katıldığım Yetkin Gençler programında 21.yy.a ayak uyduramazsam dik duramayacağımı öğrendim. O günden beri yetkinliğimi geliştirmek adına okul dışı-okul içi bir sürü programlara katıldım. Şimdi burada size hem derslerin peşinde koşturan bir öğrenci hem de 21.yüzyılda kendini geliştirmeye çalışan bir genç olarak sesleniyorum.

Sizin bu konuda düşünceleriniz neler? Sizce yazdıklarım dışında ne gibi yetkinlik derslerinin verilmesi gerektiğine inanıyorsunuz? Daha iyi bir sistem için ne gerekli? Yorumlarda buluşalım 🙂

Şimdilik bu kadar. Umutla kalın, hoşça kalın!

İlginizi Çekebilir: Yeni Nesil Pazarlama: Deneyimsel Pazarlama

Bu makale sizlere yardımcı oldu mu?
EvetHayır
Exit mobile version