içinde

EZEL

yaprak

Bir kumarbaz vazgeçebilir mi o masadaki kartları kesmekten?
Bir kafir vazgeçebilir mi inanmadığını suçlamaktan?
Bir üçkağıtçı vazgeçebilir mi insanları kandırmaktan?
Bir katil vazgeçebilir mi cebindeki silahın havasından?
Kafasındaki geçmişiyle, içindeki vicdan azabıyla yaşar durur insan.
Ezelden
Kimse vazgeçmez kimse durdurmaz içindeki yanlışı.
Kimse fark etmez girdiği bataklığı.
Kimse istemez seçmeyi doğruyu.
Çünkü doğru olan mutluluktur, küçüktür, küçültür, daraltır belki ama mutluluktur.
İnsan bir bataklığa girdi mi fark etmez nerede olduğunu. Ama bir hissetti mi bataklığın yumuşaklığını, bir hissetti mi gidişin hızını işte o zaman vazgeçemez, olduğu yeri inkar edemez. Bulunduğu yerden şikayet edemez. Gidebildiği yere kadar gider. Direnebildiği kadar direnir ve susturabildiği kadar susturur vicdanının sesini. Vicdan inatçıdır, her uykuda her rüyadadır. Her gülüştedir. Her hayaldedir. Her düşüncede, her yolculuktadır.
yol
Ama insan pes etmeyi bilmez yanlış da olsa yolsuz da olsa kazandığını vermek istemez. Ailede olsa dost da olsa paylaşmayı tatmak istemez. İnsanın yükü ağır da olsa, kalbi yumuşak da olsa kazandı mı geriye dönmez. Yoruldu mu, özledi mi rahat hayatı yine de yetmez. İnsanın seçimi bir kere yanlış oldu mu, gerçeği görsede gözlüğünü çıkarmaz.
Ezelden beri bu böyledir.’
İnsan aklına bir şey koydu mu yapar. Gök ile yeri yer değiştirir yapar. Ne ahbap ne dost. Akla işlemez yüreğin sözü. Yeter ki koyulsun o akla bir taş. Yağdırır, ezilir yürek de altında.İnsan başladı mı bitirmek ister. Tuttu mu çevirmek ister. İstedi mi almak ister. Gözüne uykular girmese, hayatına güzel insan girmese, yüreğine mutluluk girmese umrunda olmaz. Hataları her anında karşısına çıkar da o onları da ezer, vurur geçer.
Hatalar affedici değildir. Hatalar vazgeçici değildir. Hatalar göz yumucu değildir. Hatalar insanın peşini bırakmaz. Tövbesi olmayan insanın bu dünyada sefası olmaz. Hataları insanı yarı yolda bırakmaz. Duraksamaz. Vicdan olarak vurur insanın yüreğine, oturur da ağır bir yük gibi kalkmaz.
Dokunamamak
Peki ya insan, yarışır mı hatalarının hızıyla?
El verir mi, izni var mıdır hatalarının düzelmesine akıldan?
İnsan vazgeçmez, vazgeçemez. Sürdürmekten, yanlışa yön vermekten, oyunun kazananı olmaktan. İnsanların yöneticisi olmaktan, insanlara korku salmaktan. İnsan korkar tövbeden, yanlışına bir daha dönememekten.
Zevki tattı mı fani, dünyada zengin, dünyaya direk bilir kendini. Eline geçti mi fırsat alır karşısına sevdiklerini. Dünyayı tattı mi fani, vicdanını salıverir. Cehennemi yuva beller. Karakteri duruverir.
ezel
Bir gece ansızın kapın çalar. Yüreğinle açasın gelir. Hatalarının yüz verir. Vicdanına sabrın kalmaz. Dayanamazsın yaptıklarına, geçmişine yüreğin el vermez. Vazgeçişe aklın izin vermez. Dünyan tersine döner. Elinde kalan bir emanet. Hiçbirinden vazgeçemediğin bu hayatta. Hayatından vazgeçersin. Habersiz aklından; kendi aklını alırsın. Bu ezelden böyledir. Cesareti olan yüreğini eline alır, olmayan mutluluğu unutup aklını kullanır. ‘ezelden.’

İlginizi Çekebilir : KARİYER MARATONUNDA AYAKTA KALMAK

Bu yazıyı beğendin mi? Desteğinle daha fazlasını yapabiliriz...

Rapor Et

Ne düşünüyorsunuz?

madrupkimse tarafından yazıldı

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

GÖRME ENGELLİLER RENKLERİ NASIL HİSSEDER?

savaşın sonuçları

DRESDEN BOMBARDIMANI