Geleceğimiz Otonom Cihazlar

OTONOM NEDİR ?

Otonom, bir birimin kendini otomatik olarak yönetmesi yani insansız işlem yapabilen teknolojidir. İnsanın kendi kendini kontrol edebilmesi gibi farklı teknolojilerinde doğru tekniklerle kendi kendini kontrol edebilmesi mümkün.
Otonomun kullanımına verebileceğimiz en iyi örnek otomatik park sistemi olabilir. Reklamlarını da illa görmüşsünüzdür tek tıkla iki araç arasına giren arabalar otonomun otomotiv sektöründeki kullanımlarından birine örnek olarak verilebilir.
İlerleyen teknolojiyle birlikte sadece park değil tüm sürüşü kendi gerçekleştiren araçlar bizi bekliyor. Navigasyon yardımıyla kendi kendine gidebilme becerisine sahip olan bu araçlar insanlık için bir devrim niteliğinde. Ünlü araba üreticileri bu teknolojiye yatırım yapmaktalar. Siz araba kullanmıyorsunuz gazetenizi okurken arabaya sesli asistan gideceğiniz yeri bildiriyorsunuz ve arabanın sensörlerleri yapay zeka sistemi yazılımsal ve donanımsal olarak algılama yaparak güvenli bir şekilde ulaşıyorsunuz.Bu yüzden bu kadar ilgi çekiyor ve otonom, insanlar tarafından meraklı bir şekilde takip ediliyor.

OTONOMUN GEÇMİŞİ VE BUGÜNÜ

Peki Otonom nasıl bugünlere geldi. Otonom araçların tarihi 20. yy. başlarına dayanıyor. Detaylı olarak bir inceleme yapılacak olursa da 1920-1930 yıllarında gözlerden kaçmaması gereken gelişmeler oldu.Sürücüsüz araç fikri ilk kez 1920’lerde düşünülmüş olmasına rağmen, 1939’a kadar çoğu insanın bundan haberi bile olmadı. General Motors, 1939 yılında New York Dünya Fuarı’nda “Futurama” sergisini gerçekleştirerek, sürücüsüz araba tasarımı fikrini ilk kez halka göstermiş oldu.Bu yıllardan otonom araçların müjdesi insanlığa haber edilmişti. Kendi başına seyir halinde gidebilme becerisine sahip ilk araç modelleri 1980’li senelerde ortaya çıkmıştı. Bunlardan ilki 1984 senesinde Carnegie Mellon Üniversitesi’nin yapmış olduğu Navlab ve ALV projelerinin
katkılarıyla hayat buldu.Ardından 1958’de şirket kendisini yönlendirebilecek bir Chevrolet üretmeyi başardı. Bu araç tam anlamıyla pratik bir kullanım sunamamasına rağmen, aslında sürücüsüz otomobil tasarlamanın ilk adımı olarak tarihteki yerini aldı. Bu projeyi 1987 senesinde Mercedes-Benz firmasının ve Bundeswehr Üniversitesi’nin birlikte düzenlediği Eureka Prometheus projesi izledi. Daha sonra bu iki aracın yanı sıra onlarca şirket binlerce otonom otomobiller üretti. Japon bilim adamları, 1977’de geliştirmelerine bilgisayara bilgi aktarımı yapan iki kamera kullanarak devam ettiler. Bu bilgi aktarımı ile otonom araçlar için büyük bir gelişme sağlanmış oldu. 1995’te ise 180 km/s hıza sahip olan azami hıza sahip sürücüsüz bir otomobil geliştirmeyi başardılar.Bu otomobillerden bazıları günümüzde bazı ülkelerde trafiğe çıkmış durumda. Hatta günümüze bakacaksak olursak daha çarpıcı iddialar var. Elon Musk, 2019 yılının sonlarına doğru 1 milyon sürücüsüz taksinin yollarda olacağı iddiasında bulundu.
Bu biraz başarısız oldu gibi ama gene de iyi bir girişim oldu.

AI
AI

OTONOM ARAÇLAR NASIL ÇALIŞIR ?

Bu ilerlemelerden sonra araçlarımızın nasıl çalıştığını merak etmişsinizdir. Otonom araçların otomatik pilot sürüşü kısaca tekerleklerinde bulunan ultrasonik sensörlerin, frenleyen veya park etmiş durumda olan araçların konumlarını tespit etmesiyle başlıyor ve bunun gibi çok çeşitli sensörlerden gelen verilerin merkezi bir bilgisayar sistemiyle analiz edilip direksiyon kontrolü, frenleme, hızlanma gibi olaylar gerçekleştirilmesine olanak sağlıyor. Bu olay sadece bir başlangıç olarak nitelendirilebilir fakat gün geçtikçe teknolojinin daha ucuz hale gelmesiyle sürücüsüz araçların geleceği giderek gerçekleştirilebilir bir hal alıyor. Otonom araçlarda sensör verileri, geniş veri analizleri, makine öğrenmesi ve M2M makineler arası iletişim sistemi gibi sistemler nesnelerin interneti felsefesinin başarılı bir şekilde uygulanması için gereklidir. Şuan piyasada bulunan otonom araç projeleri; sensör verilerini, analizlerini değerlendirip, makine öğrenmesiyle birlikte araç hareketlerini sağlamaktadırlar. Şuan için M2M makineler arası iletişim sistemine uygun bir araç tasarlamak için günümüz trafiğinde yeterli sayıda otonom araç bulunmamaktadır. Ancak bu sayıda belirli bir eşik noktasına ulaşıldığında otonom araçların kontrol sistemleri, otonom trafik kontrolü gibi ilginç gelişmelere de olanak sağlayabilir.

otonom robotlar

DEZAVANTAJLARI

Tabi her sistemde olduğu gibi otonomun da dezavantajları var. İlk montajın maliyetli olması ve maliyetin uzun zamanda kendini amorti etmesi, insan gücüne duyulan ihtiyacın azaltacağından işsizliği arttırması gibi sonuçlar doğurabilir.

Beğendim! Patreonda Öğrenci Blogları desteklemek için bir saniyenizi ayırın!

hilmibey

  1. Ben inanıyorum ki zamanla bu teknolojiler de ucuzlayacak ve daha ulaşılabilir hale gelecek çünkü insanlığın buna ihtiyacı var işsizlik konusuna gelirsekte bence işsizlik daha da azalır çünkü teknolojinin gelişmesi demek yeni iş kapıları demek.

  2. Ben inanıyorum ki zamanla bu teknolojiler de ucuzlayacak ve daha ulaşılabilir hale gelecek çünkü insanlığın buna ihtiyacı var işsizlik konusuna gelirsekte bence işsizlik daha da azalır çünkü teknolojinin gelişmesi demek yeni iş kapıları demek.

    1. Yeni iş kapıları iş açmasına karşın iş alanlarını da kapatacak. 2030 Yılına kadar 800 M insan işsiz kalabilir. Peki sence bu dönüş 800M’a yetecek mi?
      Bence hayır. Artık kendini tek bir konuda eğiten bile işsiz kalabilecek. Multidisipliner olmamız gerek, aksi takdir de işsizlik is coming…
      Sevgiler&Saygılar
      Yorumun için teşekkürler…

      1. Gelecekte ne olucak bilemeyiz ama bu cihazlar insanlar yerine çalışsın diye yapılıyor. Yeni iş olanakları doğuracağı gibi bazı insanlar işinden de olucak. Ama tahminime göre iş olanakları mühendis sınıfına açılıcak ve işçi sınıfı işinden olucak. Bu da daha çok insanın işinden olması anlamına geliyor.

Hadi Yoruma

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

Başa dönün
Tüm yazılar Öğrenci Bloglarına aittir. İzinsiz paylaşılamaz. 2019&Öğrenci Blogları
%d blogcu bunu beğendi: