Gençlere değer katacak içeriklere Google Haberler'den abone olmak ister misiniz?.Google Haberlere Abone Ol. Gençliğe değer katma arzusuyla..

Gotik mimari akımı, 12. yüzyılın ilk yarısında Fransa’da ortaya çıkmış ve 16. yüzyılın sonuna kadar devam etmiştir. Bu dönemin altında salt bir paralellikten çok bir neden sonuç ilişkisi vardır. Bu neden sonuç ilişkisi tekil ve dolaysız bir etki olarak değil, yayılma şeklinde tanımlanmaktadır. Bu tanım da ‘zihinsel alışkanlık’ adı verilen davranışın ortaya çıkarken doğurduğu bir düşüncedir. Gotik mimari üslubu da aynı skolastik düşünce gibi bir öğreti şeklinde hazırlanıp sırasıyla olgunlaşarak ve en sonunda da zirveye ulaşmıştır. Fransız tarihçi ve mimar Abbot Suger tarafından tasarlanan St. Denis Bazilikası ilk Gotik mimari eseri olarak görülür.

Gotik mimari, kentlerin gelişimleri ile ortaya çıkmıştır. 12. Yüzyılın ilk yarısında Fransa’da görülmüştür. Gotik’in kelime anlamı Gotlara hitaben ‘barbar sanatı’ anlamına gelen küçümseyici bir ifadedir. Dönemsel olarak Erken Gotik, Yüksek Gotik ve Geç Gotik olarak ele alınmaktadır. Erken Gotik, Gotik’in doğuşu ve Avrupa’ya yayılmasını kapsayan dönemdir. Yüksek Gotik, 1250’li yıllara kadar süren mevcut Gotik mimarinin ileri teknikler ile harmanlanmasını kapsamaktadır. Adında bulunan ‘yüksek’ kelimesinin bir karşılığı olarak; bu dönemde mimari yükselme hedefinin tam anlamıyla gerçekleştirilmiş olmasıdır. 14. ve 15. yüzyıl Gotik mimarisi de Geç Gotik dönemi olarak adlandırılmıştır.

Gotik kilise yapıları
Gotik kilise yapıları

Gotik Kilise Yapıları

Gotik mimari, kendisinden önce gelen Romanesk mimari üslubunun yapılarına göre çok daha yüksek ve hafif bir görünüme sahiptir. Mimarisinde ana amaç yapıyı olabildiğince yükseltirken ayakta durmasını sağlamaktır. Dikey bir mimari de denebilir. Bu amaç sayesinde kilise yapılarında gelişmiş bir strüktür sistemleri oluşmuştur. Kilise yapılarında görece daha geniş nefler ve daha aydınlık mekanlar yaratılmıştır. Yapısal yükler gittikçe arttığından ağırlığı azaltmak için payandalar, uçan payandalar, sivri kemerler ve kaburgalı tonozlar kullanılmıştır. Narteksin üzerinde devasa gül pencereler bulunmaktadır. Cephe açıklıkları fark edilebilecek şekilde artmıştır. Neredeyse duvarlar tamamen kaldırılmış, doğal ışıktan maksimum derece yararlanılmıştır. Ayrıca pencerelerin alt kısımlarında bölünmüşlük hissi yaratmak için yatay ve düşey bölücüler kullanılmıştır. Yapının karakterini belirleyen gotik kuleleri, sivri ve yer yer hayvan figürlerinin olduğu karakteristik elemanlardır.

14. yüzyılda İngiltere’de görülen Gotik yapılara bezemeli gotik üslubu denmektedir. Bunun nedeni yapıların zengin bezemeleridir. Süslemeler çok sayıda ve iç içe olacak şekilde karmaşık olarak işlenmiştir. Önceden daha sade olan cepheler yerini görkemli büyük kapılara, heykellere ve bezemelere bırakmıştır.

Fransa Chartres Katedrali’nin vitrayları
Fransa Chartres Katedrali’nin vitrayları

Vitray

Vitray, farklı boyut ve türdeki cam parçalarının bir araya gelerek oluşturduğu sanata verilen addır. Bu dönemde doğal ışığın kullanımı ön planda olduğu için vitray çokça tercih edilmiştir.  Renkli camlardan içeriye süzülen ışık günün her saatinde bambaşka deneyimsel mekanlar yaratmaktadır. Özellikle katedrallerin tavan kısımlarına konumlanan vitraylar, ilahi güce bir göndermede bulunmaktadır.

Fransa Strasbourg Katedrali'nde bulunan gül pencere
Fransa Strasbourg Katedrali’nde bulunan gül pencere

Gül Pencereler

Gül pencereler, Gotik mimarinin olmazsa olmazlarındandır. Gotik mimari akıma sahip olan kiliselerin genellikle ön cephesinde bulunan yuvarlak formdaki pencerelerdir. Kapının üzerinde konumlanan bu pencereler, vitray kullanılarak oluşturulmaktadır. Genellikle dini bir olayı temsil etmektedir.

Sivri kemer örnekleri
Sivri kemer örnekleri

Sivri Kemer

Sivri kemerler, adından da anlaşıldığı üzere sivri bir forma sahip olan kemer türüdür. Bu kemerler Gotik’in önemli elemanlarından biri olduğundan, bir yapıyı analiz ederken ait olduğu üslubun Gotik mimari olduğu kolayca anlaşılmaktadır. Kemer, iki yandan eğimli bir şekilde birleşerek sivri bir tepe noktasında son bulmaktadır. Ayrıca bu kemerler süsleme olarak da yapılara anlam katmaktadır.

Fransa Notre Dame Katedrali’nin kaburgalı tonozları
Fransa Notre Dame Katedrali’nin kaburgalı tonozları

Kaburgalı Tonoz

Erken Gotik’te sıkça görülen kaburgalı tonoz, diğer tonozlara göre daha karmaşık bir yapıya sahiptir. Tonoz yüzeylerinin örülerek kaburgalar ile dengede kalması sağlanmalıdır..

Payanda

Payanda

Payandalar, yapıları dışarıdan destekleyen düşey taşıyıcılardır. Gotik dönemdeki yüksek yapıların dengede durmasına yardımcı olan payandaların en bilindik örnekleri yine bu dönemde görülmektedir.

Fransa Notre Dame Katedrali’nin uçan payandası
Fransa Notre Dame Katedrali’nin uçan payandası

Uçan Payanda

Payandaların bir çeşidi olan uçan payandalara Gotik dönemde çokça rastlanmaktadır. Gotik mimarinin ana özelliklerinden biri olan yükselme isteğini statik açıdan desteklemektedir. Yapıların çatı ya da kubbe ağırlığını duvarlara ileten uçan payandalar, ağırlığı azaltmaktadır. Yük aktarımına yardımcı olarak yükün taşıyıcı sisteme eşit bir biçimde iletimini sağlamaktadır.

Bu içeriğimde sizlere gotik mimari nedir, gotik mimarinin kısa tarihi ve gotik mimari türlerini anlattım. Umarım beğenmişsinizdir. İyi okumalar dilerim..

İlginizi Çekebilir: Mimari Akımlar Nedir?

Başkalarına Fayda Sağla
Yorum Yok
Yorum İptal
Yorumlar: Gotik Mimari Nedir?

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Resim ekle - Yalnızca PNG, JPG, JPEG ve GIF desteklenir.

Sosyal Medya Hesaplarımız

Copyright © 2020 Öğrenci Blogları. Tüm Hakları Saklıdır.

Giriş Yap

Öğrenci Blogları'na Hoş Geldin

Gençlere değer katan içerikler üretiyoruz. Aramıza katılacağın için mutluyuz.
Giriş Yap

Gelişim için ilk adım. Boş vakitleri iyi değerlendirmek gerek.