içinde

Hepimizin İkiyüzlülüğü

Malumunuz gündemimiz Coronavirus, bu sebeple yazmaya çalışırken insan farklı şeylere değineyim dese de ister istemez kendisini yine bu konuda buluyor. Bende de öyle oldu. Yazımızın konusu bu işin bilimsel kısmı değil tabi ki. Biraz daha insani boyutunda dikkatimi çeken ve vicdan sorgulaması yaptığım bir dönemdeyim.

virus

Virüs bize gelmeden önce ben de kişisel oldukça zor bir dönemden geçtim. Şimdinin Instagram hastagleri #coronagünlükleri’yken bende o zamanlar #yoğunbakımgünlükleri’ydi ki şükür atlattım ve ilaç tedavisiyle süreç devam ediyor. Yakın zamanda başıma gelen bu durumdan dolayı bu virüs meselesine karşı da epey hassasım.

Bir haftadır evden çalışıyoruz. Sizi temin ederim ki bu şey tüm sektörleri çok ciddi anlamda etkiliyor ve bu etkinin uzun süreli negatif seyredeceğine kuşku yok gibi. Zaten çok parlak gitmeyen işe alım süreçlerinde bu yıl mezun olacak arkadaşlarımı çok zor bir dönemin beklediğini gördükçe çok üzülüyorum. İşi olan insanlar daha şu dönemde patır patır işlerinden çıkarılıyor ya da ücretsiz izne yollanıyorken birkaç ay sonraki bu durumu kestirmek ne yazık ki işten bile değil.

Değinmek istediğim diğer bir konuysa iki yüzlülüğümüz. Gücü gücü yetene… Bu benim için de böyle, ne yazık ki senin için de böyle. Değişmiyor. Dün sabah uyandığımda bir video gördüm kadının biri bebeğine bebek bezi alamadığı için ağlıyordu. Uzun zamandır ilk kez bir şeye bu kadar öfkelendim ve çaresiz hissettim diyebilirim. Her zaman bir şeyler için biraz daha imkânı olana hayat bir kriz anında bile daha az zor. En azından evine diğerinden daha fazla erzak almış oluyor. Bu virüs bizde ilk görüldüğü sıralarda söylenen maske fiyatlarını ben şaka falan sanmıştım, millet abartıyor demiştim bakmadan. Şimdi geldiğimiz durumda ne maskesi her şey almış başını gidiyor. Çarşamba günü hastaneden dönerken ilacımı almak için eczaneye uğradım 10 liralık çok basit ateş ölçerler bile 25 lira diyince eczacı durumun vahametinin sadece maske için olmadığını anca idrak ettim. Şimdi böyleyse her şey, olası bir sokağa çıkma yasağı ya da gerçek bir karantina da artık başımıza neler gelir bilmiyorum…

Karantina demişken bir de şu evde sıkılanlar var… Gerçekten insan hayret ediyor. Hani belki benim işlerimin bu haftaki yoğunluğundan pek hissedemedim ama evde kalmak nasıl bir eziyetmiş bu insanlara şaşırıyorum. Kim bilir şu an çalışmak zorunda olan kaç insan onların yerinde olmak isterdi… Çalışsalar sıkılıyorlar, evde olsa sıkılıyorlar, arkadaşlarıyla sıkılıyorlar, aileleriyle sıkılıyorlar bir memnun göremiyoruz bunları…  Evde yapılacaklar için öneri verenler falan var. Yani aslında gerçekten çok verimli olarak kitap okunacak, dil geliştirilecek, film izlenecek bir dönemi hoyratça boş konuşarak geçirenlere üzülüyorum. Daha dün çok sevdiğim bir arkadaşım güzel bir okuma dosyası paylaştı, muhtemelen bir başlayınca içinden bir sene çıkamayacağım ama olsun 😀 .   Gençler böyle, yaşlılar ve durumu hiç umursamayanlar daha bir garip. Yazıya biraz ara verip Twitter’a girdim az önce. Milletimiz gayet de sokaklarda, ormanda, yürüyüşe çıkmış… Bir bunlar daralıyor galiba biz evde oturduğumuza göre.

hastalık

Yine de en sonunda yaptığımızı çekiyoruz işte. Birinin yanlışının, ciddiyetsizliğinin bedelini hep beraber ödüyoruz. Sokakta müşkül durumda olup görmediğimiz, görmek istemediğimiz birinin ahı çıkıyor fark etsek de etmesek de. Aç bir çocuğun ahı çıkıyor. Boş yere kesilen ağaçların ahı çıkıyor. Eziyet edilen bir köpeğin ahı çıkıyor. Şimdi herkes hiç görmediği küçücük bir virüsün korkusunu çekiyor ben de dahil olmak üzere. Bir yerden bu ah’lar çıkacaktı. Böyle çıkacakmış. Tabi asla bir hafta içinde üç ülke değiştiren, gerekli gereksiz her şeye dünyanın parasını saçan insanların, iki haftalık yıllık izninde yurt dışına anca çıkabilenlerle kendini ortak paydaya koyup “Bu dünyayı biz mahvettik.”  paylaşımları samimi gelmiyor. Aynı ikinci gruptakilerin de stok yapacak gücü olmayan anneye bir bez bırakmamaları gibi. Ne yazık ki, artık hiç kimse ne samimi ne de masum geliyor… Gücü gücü yetene.

İlginizi Çekebilir: TOPLUM (SOCIETY) 5.0

Bu yazıyı beğendin mi? Desteğinle daha fazlasını yapabiliriz...
blank

Rapor Et

Ne düşünüyorsunuz?

merveecevit tarafından yazıldı

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

İş Yaşamında ve Günlük Hayatta Zamanın Efendisi Olmanın 4 Yolu

teknoloji

Çevrimiçi Ekosistem Nedir?