Gençlere değer katacak içeriklere Google Haberler'den abone olmak ister misiniz?.Google Haberlere Abone Ol. Gençliğe değer katma arzusuyla..

Giriş

Her şeyin mükemmel giderken bir anda İsveç ekonomik krizi neden yaşandığı merak konusudur. İşsizlik oranı tarihin en düşük rakamındaydı ama enflasyon neden yüksek? Gayrimenkul yatırımları artarken neden İsveç ekonomik krizi yaşandı?

Ekonomide istikrar yoktur. Her şey yolunda giderken beklenmedik şekilde öngörülemeyen bir durumla karşılaşılabilir. Bu tür hesaba alınmayan durumlar da büyük sonuçlara sebep olabilir. Büyük sonuçlardan biri ise ekonomik krizdir.

Kriz, birey veya toplumu olumsuz etkileyebilecek tehlikeli durum demektir. Ekonomik kriz ise üretim, hizmet ve mal fiyatlarının dalgalanmasıdır. Fakat bu dalgalanma kabul edilebilir düzeylerde dalgalanma değildir. Ani gelişir ve limitleri aşar. Ekonomik krizin yaşanması için birçok faktör vardır: faiz oranları, varlıkların çok değerlenmesi gibi…

Dünyada ekonomik krizi yaşayan birçok ülke örneği görebiliriz. Bunlardan biri de 1990 ile 1994 yılları arasında yaşanan İsveç ekonomik krizidir. Bu yazımda; işsizlik azalıp gayrimenkul yatırımları arttığı için ‘Her şey mükemmel gidiyor.’ denirken, nasıl birden tarihte İsveç ekonomik krizi olarak yer aldığından bahsedeceğim.

1990’dan öncesi

İsveç ekonomik krizi, yaşanmadan önce ülkenin durumunun nasıl gittiğini inceleyelim. Öncelikle İsveç’te döviz kuru nominal olarak değil, reel olarak gösteriliyordu. Nominal döviz kuru, günümüzde bildiğimiz şekilde iki farklı ülkenin para birimleri arasındaki değerinin gösterilmesidir. Fakat reel döviz kuru, nominal döviz kurundan farklı olarak iki yabancı ülkenin kıymetli eşyaların birim değerleri gösterilir. 1980’e kadar 6 kere değer düşümü (devalüasyon) yapılmış ama fiyatlar geçici olarak düşürülmüştür.

İsveç ekonomik krizinin başlangıcı olarak gördüğüm nokta, kredilerde büyüme gerçekleşmeye başlamasıdır. 1983 ile 1987 yılları arasında kredi büyümesi yıllık %8’di. Fakat sonrasında bu büyüme 1990 yılına kadar olan süreçte %16 olmuştur. Peki neden kredi büyümesi desteklendi?

Krediler, ekonominin büyümesinin sağlanması için bir yoldur. Çünkü tasarruflar, yatırıma harcanır. Harcamanın olmasıyla piyasa canlanır ve ekonomik büyüme gerçekleşir. Fakat her güzel şeyin altında bir bit yeniği vardır değil mi? Ekonomik büyümenin kredi ile sağlanması olumsuz bir durumdur. İsveç ekonomik krizinin yaşanmasında bu olumsuz durum etkilidir.

İsveç ekonomik krizi öncesinde %1,4 işsizlik oranına sahipti. Bu da İsveç tarihinde en düşük işsizlik oranı demekti. Fakat fiyatlar da beraberinde artmıştır. 1980’ler boyunca yüksek düzeyde enflasyon görülüyordu. Fiyat artışı ile gayrimenkul yatırımı 2 katına çıkmıştır.

İsveç Ekonomik Krizi
İsveç Ekonomik Krizi

İsveç Ekonomik Krizi

Ülkede işsizlik oranının en düşük görüldüğü zamanlarda herkes iş sahibi iken, ekonomiyi büyütme yolunda giderken, yani her şey mükemmel gidiyor sanılırken aniden ne oldu? İsveç ekonomik krizi nasıl oldu?

İsveç ekonomik krizinin gerçekleşmesi aslında çok basit bir kronolojik sıraya sahiptir. 1990’a gelmeden önce işsizlik düşük ama enflasyon yüksek… Geçici çözümler ile fiyatlar düşürülmeye çalışıldı. Ekonomik büyüme sağlanması için finansal serbestleşmeye gidilerek kredilerde büyüme başlandı. Kredilerde büyüme ile gayrimenkul yatırımları ikiye katlandı. Yani gayrimenkul ve mali balon oluştu. 1990’da ise vergilendirme sistemi yenilendi ve balon patlamış oldu.

İsveç’te Nyckeln adlı yatırım sertifikaları çıkaran bir şirket vardı. 1990’dan önce gayrimenkul finansmanı ile çok yüksek kar elde etti. 1990 yılında gayrimenkul sektöründe daralma oldu. Bu noktada İsveç ekonomik krizi başladı. Gayrimenkul sektörüne verilen krediler geri ödenemediği için teminatlar değer kaybetti.

Nyckeln, vadesi gelen sertifikaları ödeyemez duruma geldi. Yani firmalara borcu vardı ve ödeyemedi. Nyckeln gibi olan firmalar da kendilerini kurtarmak için banka kredilerine başvurdular ama birkaç ay içinde iflas ettiler. Kendilerini kurtarmaya çalışan firmalar banka kredilerine başvurmaya çalıştıkları için bankalar kredi açmaya çalıştılar ve zor duruma girdiler.

Bankaların üstünde büyük bir baskı vardı. 1991 yılında devlet bu baskıyı alıp tarihteki ‘İsveç ekonomik krizi’ konusunu kapatabilmek için bazı bankalara sermaye katkısında bulunup bazı bankalara da kredi garantisi veriyordu.

1992 yılına gelindiğinde bankaların ihtiyaçları tekrarlıyordu. Hükümet yeniden garanti verdi. Fakat Gota isimli banka iflas etti.

1993’te enflasyon hedeflemesi uygulaması oluşturuldu.

Firmaların tek tek iflas etmesi, bankaların batması, İsveç kronun dalgalanması ve daha pek çok olumsuz durum 1994 yılına kadar devam etti. İsveç ekonomik krizi 1994 yılının sonlarında da bitmiştir.

Yanlış Giden Neydi?

İsveç’in 1990’dan öncesinde olan durumu aslında bize sebebi gösterir. İsveç ekonomik krizinin ilk sebebi kredilerde büyümedir. Çünkü çok hızlı bir artış görülmüştür. Bu hızlı artışın, bilançoda olan hızlı genişleme ile ekonomik krize veya durgunluğa yol açması kaçınılmazdır.

Krediler bir anda çok yükseldiği için gayrimenkule harcamalar artmıştır. Her şeyin hızlı bir şekilde gerçekleşmesi elbette olumsuz sonuçlanır. Gayrimenkul yatırımı böylesine artmışken piyasada daralma gerçekleşmesi tam bir felakettir. Devletin ekonomik büyüme için kredi büyümesine gidilmesi yani finansal serbestleşmeye gidilmesi yanlış bir hamleydi. Ekonomik büyümenin dayanak noktası kredilerin olması olumsuz riskler doğurabilir.

1990’dan sonra

İsveç ekonomik krizi bittikten sonra ülkenin durumu ne haldeydi? Uzun süreli istihdam artışı hedeflendi. Kriz sonrasında büyüme gerçekleştirilmeye çalışıldı ve enflasyon düşürüldü. Kötü durumda olan bankacılık sistemi desteklerle toparlanmaya çalışıldı. Bu çabalar ile ekonomi tekrar iyi duruma getirildi.

Sonuç

Ülkelerin ekonomisinde, önceden düşünülemeyen ve tahmin edilemeyen durumlar gerçekleşebilir. Olumlu bir sonuç almak için çaba sarf edilirken olumsuz sonuçlanabilir. İsveç ekonomisinde de bu yaşandı. Ekonomik büyüme hedefinde kredilerde büyüme oldu. Sonrasında beraberinde tüm olumsuz aşamalar geldi.

Ekonomiyi canlandırmak için paranın döngüye dahil edilmesi lazım. Yani harcama lazım. Gayrimenkul harcamaları iki katına çıktı. Fakat kredilerin ödenememesi gayrimenkul teminatlarındaki değeri düşürdü. Firmalar ve bankalar da zor duruma girdi ve hatta bazıları iflas etti.  

Her şey mükemmel gidiyor sanılırken çok hızlı artışlar felaketlere yol açabilir. İsveç’in felaketi de bu şekildeydi.

Referans

İsveç Ekonomisi, Bankacılık Krizinde İsveç Deneyimi, İsveç’te Yaşanan Finansal Kriz

İlginizi Çekebilir: 6 Maddede Dünya Kriz Tarihi

Irem Akbas makalelerini beğendiniz mi? Sosyal medyada takip edin!
Başkalarına Fayda Sağla
Yorum Yok
Yorum İptal
Yorumlar: 1990-1994 İsveç Ekonomik Krizi

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Resim ekle - Yalnızca PNG, JPG, JPEG ve GIF desteklenir.

Sosyal Medya Hesaplarımız

Copyright © 2020 Öğrenci Blogları. Tüm Hakları Saklıdır.

Giriş Yap

Öğrenci Blogları'na Hoş Geldin

Gençlere değer katan içerikler üretiyoruz. Aramıza katılacağın için mutluyuz.
Giriş Yap

Gelişim için ilk adım. Boş vakitleri iyi değerlendirmek gerek.