içinde ,

Kaygı Geliyorum Der!

kaygı

İnsanoğlu sürekli bir telaş içerisinde. İyi ya da kötü, doğru ya da yanlış bir şekilde kaygılanıyoruz. Peki kaygılanmanın nasıl bir şey ve neden olduğunu biliyor muyuz? Bu yazımızda sizlere kaygılanma ve onun aşamalarından bahsedeceğim.

Kaygı nedir nasıl anlaşılır?

Gün içi aklımıza takılan onlarca soru oluyor. ‘acaba maaşımda bu ay artış olacak mı?’ ‘ Cafe de gördüğüm kız tekrar geldiğimde bana gülümser mi?’ ‘acaba sınavdan geçer not aldım mı?’ vb. kafamızda tonlarca soruyla boğuşuyoruz. Bunlar bizde zayıf veya kuvvetli oranlarda kaygı ve gerginlik yaratıyor.  Gün içi yaşadığımız bu kaygı ve gerginlik durumlarına bazen bilinçli, kimi zamansa bilinçsiz savunma sistemleri geliştiriyoruz. Farkında olmadan geliştirdiğimiz bu tekniklere savunma mekanizmaları adını veriyoruz.

Peki kaygılı olduğumuzu nasıl anlayabiliriz? Nefes darlığı, terleme, mide ağrısı, kalp ve bel ağrıları, titreme, sürekli yorgunluk ve baş ağrısı, aniden sinirlenme;  kaygı  belirtileri arasında sayabileceğimiz unsurlardır.

Kaygıyla bilinçli şekilde başa çıkma yolu: Otohipnoz tekniği

Holland ve Tarlow  (1980) adındaki psikologlar kaygıyla ilgili bu tekniği savunmuşlardır.

Bu psikologlar istenmeyen duygu ve düşünceleri atıp bunların yerine istenen düşünüş ve duyuş biçimlerini koymayı amaçlamışlardır. Bu teknik şu aşamaları içerir;

  • Rahat bir sandalyeye dik şekilde oturun. Duvarla aranızda 1.5 veya 3 metre uzaklık olsun. Duvara gözünüzün 30 cm yukarısına bir bant yapıştırın ya da toplu iğneyle işaretleyin.
  • Gözünüzü o noktaya dikip sakin sakin derin nefesler alın. Her nefes alış verişte ondan sıfıra kadar sayın.
  • Bir rakamına ulaşınca gözünüzü noktadan ayırmayın. Bu arada kolunuzu ağırlaşmaya başladığını hayal edin elinizi ve kolunuzu kıpırdatmanın mümkün olmadığını düşünün.
  • Şimdi göz kapaklarının ağırlaştığını ve artık açık tutamadığınızı hayal edin. Şimdi gözlerinizi kapatın.
  • Tekrar ondan geriye sayın ve. Her satışta nefeslerinizi kontrol edin.
  • Her bire kadar geldiğinizde ılık suyun içinde uyuduğunuz hayal edin. Aklınıza gündelik telaşlar gelene kadar gevşeyin ve telkinlerde bulunun. Günlük olayları düşündüğünüz anda gözünüzü açın ve günlük faaliyetlerinize başlayın.

kaygı sıkıntısı yaşamak

Kaygının kaynağını bulmak

Otohipnoz tekniğinin yanı sıra ikinci bir bilinçli başa çıkma tekniği, “kaynağı bulma tekniği” dir.

Kaygıya neden olan etkenler bireyin benliğindeki yetersizlik duygusunda yatabilir. Bu nedenle Kaygıya yol açan temel nedenleri anlamak kolay değildir. Kaynağı bulma tekniğine değinecek olursak sekiz farklı adımdan oluşur.

  • Kaygınızın farkına varın ve kabul edin.
  • İçinde bulunduğunuz durumdan bir süre uzaklaşıp durumu gözden geçirin.
  • Kendinizi en rahat hissettiğiniz ortamı hayal edin.
  • Kaygının temelinde yatan nedenlerin sizin benlik kavramınızı nasıl etkilediğini anlayın.
  • Kısa ve uzun vaadeli çözümlerle kaygıyı ortadan kaldırmaya çabalayın.
  • Örneğin eşinizin ablası sizde kalacak ve kaygılıysanız, yemek pişirme ile ilgili sıkıntılarınız var ise, birkaç yemek türünü öğrenmeye çalışın aksiyon alın. Eşinizin ablasından olumsuz etkileneceğini düşünüyorsanız eşinizle paylaşımda bulunun. Konuyu çözümlemeye çalışın.
  • Kendinize güveniniz eksik ise alansal okumalar ile ego kapasitenizi geliştirin
  • Kaygı için harcanılan enerjinin size bir faydası olmadığını unutmayın. İçinde bulunduğunuz ortam veya kendi değersizlik hissiyatlarınızdan kaynaklanan nedenlerle kaygı duymanız normal ama başa çıkmak için önlem almak da bizim elimizde.
  • Kaygınızın abartmaktan sakının. Olumsuz duyguları abartmak her ne kadar normal gözükse de bizleri bir kısır döngü içine iter.

Kaygıyı sıfıra indirmek zordur. Kaygı düzeyimizin sıfır olması gibi bir durum söz konusu olmadığına göre Kaygıya neden olan unsurları kaygılanarak çözemeyiz. Kaygıya harcadığımız enerji ve kaygılanmanın ortaya çıkardığı nörofizyolojik koşullar, dikkat ve düşünme kapasitenizi olumsuz yönde etkiler.

Diğer bir değineceğimiz nokta ise bilinçsiz şekilde kaygıyı bastırmak adına yaptıklarımızdır. Yani savunma mekanizmalarımız. Burada biraz kendimizi aldatmaca söz konusudur. Ancak savunma mekanizmaları gerçekten kaygıyı azaltır. Gelin bu mekanizmaları inceleyelim..

kaygı

Kaygıyı Dönüştüren Savunma Mekanizmaları

Mantığa Bürüme

Bireyin bahaneler bularak davranışının arkasına sığınma yöntemidir. Örneğin sınavda kopya çeken öğrenci yakalanınca öğretmenine “herkes öğrenciyken kopya çeker” demesi gibi.

Bastırma

Kişi onda derin kaygılar uyandıracak düşünceleri bilinçaltına iterek  baskılar.

Yansıtma

Bireyin kendisindeki kusurları başkasında görme eğilimidir. Kendinde bulunan olumsuz yönleri sanki zorunlulukmuş gibi gösterir. “ne yapayım herkes böyle bende böyle olmak zorundayım” der

Özdeşleşme

Kişinin kendisinde bulunan özellikleri özenilir bulmaması ile birlikte başkası gibi davranması eğilimidir.

Yer Değiştirme

Bireyin gücünün yetmediği ortamda yaşadığı Kaygıyı gücünün yettiği kişi veya kişilere aktarmasıdır. Örneğin patronuna kızan  kişinin, eşine patlaması gibi.

Yüceltme

Toplumsal yönden kabul almayan cinsel içerikli veya saldırgan eylemleri olan kişiler bu eylemleri normal karşılanabilme ihtimali olan yerlerde yaparlar. Örneğin şiddete eğilimli kişinin bekçi ya da polis olup görevinin parçası olarak yansıtması gibi.

Soyut Kavramlara Bürüme

Kaygı uyandıracak maddesel bir durumu soyut algılama. Örneğin kişinin yakını öldüğünde bunu soyut bir şeymiş gibi algılayıp normal karşılaması ve acısını bastırması yahut yaşayamaması. Bu kişiler eş veya en yakın arkadaşlarına dahi kendilerini açmakta güçlük çekerler.

Hayal Dünyasına Kaçma

mesleğinden memnun olmayan bir sekreterin kendini avukat olarak hayal etmesi gibi düşünebiliriz.

Telafi

Kendimizi zayıf gördüğümüz bir alandaki eksikleri kapatmak adına farklı Bir konuda daha çok iyileşmeye çalışmak.

İnkar

Kötü davranış yapan kimse bu davranıştan doğacak Kaygıyı önleme amaçlı inkar mekanizmasını kullanır.

Dediğimiz gibi her birimiz irili ufaklı kaygılarla boğuşuyoruz. Bunlarla isteyerek veya istemeyerek başa çıkıyoruz. Diyeceğim odur ki;

Tahammül edebiliyorsan et; ya da gücün varsa savaş. Ama arada bir yerde olma sevgili dostum.

Unutma ‘Ya tahammüldür ya sefer andaki aşkın çaresi’

Anonim

İlginizi Çekebilir : Neden Hayır Diyemiyoruz?

Bu yazıyı beğendin mi? Desteğinle daha fazlasını yapabiliriz...

Rapor Et

Ne düşünüyorsunuz?

tarafından yazıldı

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

career plannig

Kariyer Planlaması Nedir?

çaresizlik

Çaresizlik