içinde

Kitaplar Filmler ve Diziler

Karantina sürecini tabi ki filmler kitaplar ve müziklerle değerlendirdik. Ne de güzel oldu, okumak istediğim kitapları okudum, izlemek istediğim filmleri izledim, aylardır buna başlamalıyım dediğim dizileri bitirdim. Seninle de hepsini olmasa da benim için en iyisi diyebileceklerimi paylaşmak istedim.

İlk olarak kitaplardan başlamak istiyorum;

Kitaplar

Momo/ Michel Ende

Eskiden her şey çok zorken yapmamız gereken onlarca iş varken hepsini yetiştirebiliyorduk fakat şu an bütün gün boyunca yapacak işimiz olmamasına rağmen ev işlerini bile yetiştiremiyoruz. Peki ama neden? Zamanı değersizleştiriyoruz. Çok önceden şu an 2 saatte uçakla gidilebilen yollar günler sürüyormuş, şimdi bir telefon uzağımızda olan insanlara ulaşabilmek için günlerce bir mektubun gitmesini bekliyorlarmış. Peki ama neden her şey kolaylaşmış olmasına rağmen mutlu değiliz? Tüketim çılgınlığının, hızlı tüketimin, bizi bu hale getirdiğinin farkında değil miyiz? Momoyu okuduğumda bunları düşünme fırsatım oldu farkındalık yaratan bir kitap. Arkadaşlarla geçirilen vakitlerin güzel olduğunun, kendi ürettiklerimizin güzel olduğunun farkındalığını yaratıyor. Pandemi döneminde bu kitabı okumuş olmak bana çok iyi geldi.  Duman adamlar diye bahsedilen, zamanımızı çalıp bizi kendi işlerinin içine hapseden sistemden bahseden momo ne bir çocuk kitabı ne de bir yetişkin kitabı. Bu kitap hayatının hangi döneminde okursan sende farklı etkiler bırakacak bir kitap.

Yol Senin İçinde / Kinsun

En yakın arkadaşımın benim mutsuz olduğumu düşündüğü bir dönemde elime tutuşturduğu ama şu dönemde okumaya fırsat bulduğum kitap. İyi ki okudum diyebileceğim pozitiflik dolu bir kitap. Son sürat hareket ettiğimiz kendimize bile vakit ayıramadığımız şu zamanda bir durup soluklanıp kendimi selamlamak nasıl iyi geldi anlatamam. Bu kitap bana dünyaya umutsuz bir yaşam sürmek için gelmediğimizi hatırlattı.

“Etrafınıza bir bakın. Herkes her şeyi biliyor. Bilmiyorum demek üç büyük günahtan biri sanki. Bu yüzden de söz sahibi olmaktan fikir sahibi olamıyoruz.”

Huzursuzluğun Kitabı / Fernando Pessoa

20. yüzyıl Portekiz edebiyatının büyük ismi Fernando Pessoa’nun başyapıtı olan Huzursuzluğun Kitabı. Dünyayı seyretmekle yetinmek isteyen, eylemsizliği en yüce erdem ve gerçek yaşam olarak gören Soares, belki de dünyanın ve yaşamanın ne olduğunu gösteren bir perdedir. Huzursuzluğun Kitabı, kurmaca bir karakterin kendi hayatını anlattığı bir roman olarak görelebilirsin; ancak yazarla kahramanı sık sık birbirinin yerine geçtiğinden, Pessoa’nın hayatla ilgili kendine ait olan ve olmayan düşünceleri döktüğü, evirip çevirdiği bir denemeler, anlatılar toplamı olarak da kabul edelebilirsin.

Filmler ve Diziler

Germinal ( tohumlar yeşerince)  

1993 yapımı olan bu film, Emile Zola tarafından yazılmış bir kitaptan uyarlanmıştır. Sanayi devrimi sonrasında insanların yaşadıkları zorlukları anlatan, maden ocaklarında çalışan çocuk işçileri konu alan bu film aynı zamanda o dönemde kadınların yaşadığı baskılara iş hayatında nasıl ikinci sınıf işçi muamelesi gördüklerine de değinmiştir. İş kazalarını o dönemde hiç önemsemeyen işletmeler iş verenler olduğunu, insan hayatının kazanılan paradan daha değersiz olduğunu anlatan bir film. Bu zorlukları anlatırken hayatımızın bir şekilde vazgeçilmezi olan aşktan da bahsetmiştir. Sen de bu filmi izlediğinde sanayi devrimi zamanlarında insanların nasıl da zorlandıklarını görebileceksin.

Kubo And The Two Strings 

2017 yılında altın küre ödüllerinde aday gösterilmiş bir animasyon filmi. Film büyülü bir şemeni çalan tek gözü çocukluğunda alınmış bir çocuğun etrafında dönüyor. Kubonun kimliğini keşfetmesi, annesi ve babasının başlattığı hikayeyi nasıl sonlandıracağı ile ilgili olan bu film stop motion çekildiği ve karakterlerin bazılarının origami ile yapılmış olmasından dolayı dikkatimi çekti ve izlemeye karar verdim. Herkesin mutlaka izlemesi gerektiğini düşünüyorum. Herkesin izlemesi gerektiğini düşünüyor olmam sadece filmin olay örgüsünden dolayı değil aynı zamanda ilkel yöntemlerin tercih edildiği bir animasyon filmi olmasından kaynaklı.  Filmi izlemeden önce mutlaka nasıl yapıldığını da izlemelisin senin için bir link bırakıyorum

The Mandalorian 

Starwars hayranıysan bayılarak izleyebileceğin ancak starwars hayranı olmasan da izleyebileceğin bir dizi. Madolorianlı ( zırhını asla çıkaramayan )  bir ödül savaşçısının hikayesinin anlatıldığı, usta yodanın nerden geldiğine ışık tutan ve bebek yodanın sevimliliğinin her gördüğümde beni gülümsetmesi nedeniyle neredeyse yemeden içmeden, soluksuz izlediğim dizi.

The Sinner 

The Sinner Petra Hammesfahr’ın aynı adlı romanından uyarlanan bir netflix dizisi. 2 sezon olan dizinin her iki sezonunda da ayrı cinayetler işleniyor. Geçmiş travmalarının bilinçdışı olmasıyla ortaya çıkan cinayetler ve onları psikoanalitik akılla çözmeye çalışan dedektif Larry Ambrose… Sonunda neler olacağını tahmin edemeceğin bir dizi arıyorsan the sinner tam da aradığın dizi.

Umarım bahsettiğim kitaplardan birini okursun ya da film veya dizilerden birini izlersin. Bunları yaparsan lütfen yorum bırak neler düşüneceğini merak ediyorum. Bana instagram hesabımdan ya da kişisel blog hesabımdan ulaşabilirsin.

İlginizi Çekebilir : SINIFLANDIR’MA!

Bu yazı bizim güzel ve kolay gönderme formu ile Oluşturuldu. Gönderinizi oluşturun!

Bu yazıyı beğendin mi? Desteğinle daha fazlasını yapabiliriz...

Rapor Et

Ne düşünüyorsunuz?

tarafından yazıldı

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Hareket Edebilen Malzemeler

Girişimcilik Vakfı Nedir?