Gençlere değer katacak içeriklere Google Haberler'den abone olmak ister misiniz?.Google Haberlere Abone Ol. Gençliğe değer katma arzusuyla..

Konar Göçer Nedir?

Konar göçer nedir? Konar göçer yaşam tarzı insanlığın ortaya çıktığı yıllara kadar dayanmaktadır. Konar göçer tanımı, Tam Göçebe ve Yarı Göçebe yaşam tarzını içine alan kapsamlı bir tanımdır. İnsanların bulundukları iklim ve coğrafya neticesinde yaz-kış farklı yerlere göç etmesi konar göçer kültünü oluşturmuştur. En eski yaşam biçimi olan bu kült toplumların, kültürlerin ve inançların oluşumunda çok önemli bir yer tutmuştur. Tarih boyunca çeşitli kavim ve boyların konar göçer gruplar halinde örgütlendiğini görebilmekteyiz. Tanım olarak belirli bir bölge ve alanda sürekli yaşamamak anlamına gelen bu kavram, ihtiyaçlar ve zorunluluklar çerçevesinde sürekli bir göç haline dönüşmüştür. Sadece insanlarda görünmeyen bu yaşam tarzı, çoğu hayvan türlerinde de görünmektedir.

Göç İhtiyacı Nasıl Ortaya Çıkmıştır?

Konar göçer nedir öğrendiyseniz gelin neden böyle bir ihtiyaç ortaya çıkıyor bakalım.. Toplumlar ilk çağlarda tarım ve üretmek hususlarında girişken olmamıştır. Hayvancılık ve toplayıcılık kültünü benimseyen insanlar, bu yaklaşım dâhilinde hayvanlarının ihtiyaçlarını giderebilmek açısından sürekli otlak ve yaylaklara göç etmiştir. Coğrafya tarih boyunca toplumların yaşama biçimini en çok etkileyen etken olmuştur. İnsanlığın doğaya hükmedemediği çağlarda, yağış, nehir, sulak, otlak gibi bölgeler insanların yaşamak istediği alanlar olmuştur.

Etkileşimin kısır olduğu bu dönemlerde, Nil, Fırat ve Dicle gibi nehirlerin yakınlarında yaşamak insanların ihtiyaçlarını daha rahat gidermesine sebep olmuştur. İlk büyük medeniyetlere baktığımızda Mısır ve Mezopotamya’da ortaya çıktıkları görünmektedir. Her toplumun kendi içerisinde konar göçer grupları olmuştur. Orta Asya’dan Avrupa’ya kadar toplulukların birçoğu ilk çağlarda konar göçer gruplar halinde yaşamıştır. Hunlar, Kaçarlar, Avarlar, Moğollar ve Bedeviler gibi göçebe topluluklar sürekli yaz ve kış için kendilerine farklı yerleşim yerleri benimsemişlerdir.

Göçebeliğin başlıca sebepleri, kıtlık, hayvanların yemek ihtiyacı, iklim ve sulak bölge ihtiyacı olmuştur. Konar göçer gruplar tarafından ilk defa evcilleştirilen atlar insanlığın gelişiminde önemli bir yer tutmuştur. Atın evcilleştirilmesi ile toplumlar ulaşımı daha rahat hale getirmişlerdir. Ulaşımın kolaylaşması insanların göç etmesine ve yolculuk yapmasına olanak sağlamıştır. Atın Orta Asya’da evcilleştirilmesiyle, bu kavimler diğer kavimlerden daha hızlı ilerleyiş göstermiş, savaşlarda da atı bir silah olarak kullanmışlardır. Avcılık bozkır göçebelerinde önemli bir yer tutmuştur. Avcı kültürünü oluşturan bu topluluklar at ile birlikte savaşlarda atlı-okçu sınıfını oluşturmuştur. Aslında buradan bir toplumun yaşayış kültürünün diğer özelliklerine ne denli etki ettiğini görebilmekteyiz. Konar göçer topluluklar gerek güvenlik gerek ulaşım alanında yerleşik topluluklardan daha efektif olmuşlardır.

Bu göçebe toplumlar çadır tarzı evler kurmuş, hızlı ve pratik yerleşim yerleri oluşturmuşlardır. Bir saldırı karşısında çabuk ve ani bir kaçış gerçekleştirmeleri gerektiğinden bu yerleşim yerlerini kolay yıkılabilir yapmışlardır. O toplumların genel ruhsal ve sosyal yapısı da bu durumdan etkilenmiştir. Yurt ve ev kavramı onlar için kabile ve ailelerinin olduğu yer olmuştur. Sürekli göç halinde oldukları için kurdukları devletler hep konfederasyon olmuştur. Merkezi bir yönetim benimsememişlerdir. Arap yarımadasında Bedeviler, Avrupa’da Macarlar Orta Asya’da Hunlar bu toplulukların en bilinenidir.

Konar Göçerlerin Günlük Yaşamı
Konar Göçerlerin Günlük Yaşamı

Konar Göçerlerin Günlük Yaşamı

Avcılık ve yağma merkezli yaşayan bu toplumlar yerleşik toplumlar tarafından sevilmemiştir. Mallarını göçebelerden korumak isteyen yerleşik halk ve devletler, geniş surlarla çevrili şehirler kurmuşlardır. Orta çağ sur ve kale kültürünün oluşumunda bu göçebe kavimlerin yağma ve akınları etkili olmuştur. Toprakların çorak, iklimin kurak olduğu alanlar insanların göç etmesine neden olmuştur. Bu göçler zamanla diğer toplumları etkilemiş ve günümüz yerleşik toplumlarını oluşturmuştur.

Bu insanlar günlerini avlanarak ve hayvanlarını otlatarak geçirmekteydiler. Özellikle ilk çağlarda yaşayan konar göçer topluluklar da kadınların da yaşamda önemli bir yer tuttuğunu görebilmekteyiz. Erlik ve ataerkil toplumlar gibi görülseler de göçebelerde kadın bazen tanrı bazen ise kraliçe unvanlarına layık görülmüştür. Tabi bu duruma nüfuslarının azlığı ve iş gücüne ihtiyaç duymaları da sebep olmuştur. Dünya genelinde hala konar göçer şekilde yaşayan az da olsa insan vardır. Moğolistan, Türkmenistan ve Kazakistan gibi bozkır bölgelerinde insanlar yazın yaylalara göç etmektedir.

Coğrafyaları ve Görünüşleri

Konar göçer yaşayan toplumların genel fizyolojik yapısına bakacak olursak, beslenme yetersizliği ve tek tip beslenme sonucunda boyları kısa, vitamin eksikliğinden kaynaklı vücutları yaralıdır. Atları ve hayvanları da coğrafyadan kaynaklı kısa ve bodur tiplidir. Göçebe insanlar genelde ulaşımın güvenliği açısından tarih boyunca çöl yakınlarına yerleşmişlerdir. Çöl doğal bir koruma olanağı sağlamıştır. Bu çöl yakınlarındaki yerleşimlerde atların ve hayvanların su ihtiyaçlarını karşılamak amaçlı sürekli su kaynağı aramakta olduklarını görmekteyiz. Eski dönem konar göçer toplumlarla ilgili araştırmalar yapan arkeologlar, bu insanların ölülerini genellikle derin olmayan sert topraklara gömdüklerini ifade etmişlerdir. Göçebe toplumların inançları konusu ise henüz bir açıklığa kavuşmamıştır. Ama bu konuda, kişilik ve karakterleri gereği maceraperest oldukları bu sebeple de savaşçı inanışlara meyilli oldukları gözlemlenmiştir.

Örneğin, eski Türk geleneğinde Tengri kavramı da savaşçı bir kişilik olarak aktarılmıştır. Göçebe toplumların hemen hepsi, savaşmak zorunda kaldıkları için savaşı, yağmayı ve özgürlüğü vazgeçilmez unsurlar saymaktadır. Özgürlüklerine düşkün olan bu topluluklar yerleşik hayata geçerken çok zorlanmışlardır. Bir yere bağımlı yaşamak, vergi vermek, başkası adına savaşmak, ganimet ve yağmayı azaltmak gibi durumlara zaman zaman isyan etmişlerdir. Göçebe Türk topluluklarının özellikle Uygurlardan sonra yavaş yavaş yerleşik hayata geçmesiyle dinlerini ve dillerini de değiştirdiklerini görmekteyiz. Uygurlar üzerine araştırmalar yapan bilim insanları, birkaç nesil sonra bile karakterlerinin ve görünüşlerinin değiştiğine şahit olunmuştur. Bu da aslında insanlığın konar göçer bir toplumdan nasıl yerleşik ve merkezi bir topluma döndüğünü bizlere sunmaktadır.

Göçebe Toplumların Mirası

 Göçebe toplumlar yazı ve sanat eseri bırakmak konusunda çok zayıf kalmışlardır. Belirli bir evi ve düzenli bir hayatı olmayan göçebe tarım, sanat, tarih yazıcılığı gibi konularda neredeyse hiçbir üretim gösterememiştir. Bu sebeple onlar hakkındaki bilgileri de yerleşik toplumların yazdığı kadar bilebilmekteyiz Yaşama tarzlarını ve karakterlerini onlar hakkında yazılan kaynaklardan incelediğimizde, gerek Orta Asya göçebe topluluklarının gerek diğer bölgelerde yaşayan göçebe kavimlerin paganizm sentezinde bir inanışa sahip oldukları görünmektedir. Paganizm ve Şamanizm gelenekleri bu toplulukları en çok etkileyen inanış olmuştur. Doğayla iç içe yaşamaları ve ihtiyaçlarını doğanın onlara sunduğu ölçüde edinebilen bu kavimler Güneş, Ay ve doğa olaylarını tanrısal kudrete bağlamışlardır.

Konar Göçer Toplulukların Kurduğu Devletler
Konar Göçer Toplulukların Kurduğu Devletler

Konar Göçer Toplulukların Kurduğu Devletler

Dünyanın hemen her bölgesinde bağımsız ve özerk topluluklar halinde yaşayan göçebeler, zaman zaman kendi aralarında birleşerek devletler oluşturabilmişlerdir. Hunların bütün göçebe toplulukları tek çatı altında toplaması bunun en güzel örneği olmuştur. Bedevi toplulukların Arap Yarımadası’nda, Viking ve Germen kavimlerin Avrupa’da birleşik devletler kurması bizlere konar göçer toplumların aslında birbirleriyle yakınlaşarak yerleşik ve merkezi devletlere karşı bir yapı oluşturabildiklerini göstermektedir.

Osmanlı’da Konar göçer Halklar

Osmanlı özünde konar göçer kültüre sahip bir boy tarafından kurulmuştur. Özellikle Anadolu Selçuklu Devleti döneminde bu konar göçer Türk boyları devletin sınırlarına yerleştirilerek düşmana yağma ve akınlarda bulunmuşlardır. Bağımsız bir devlet olarak kurulduktan sonra şehir hayatına alışan Osmanlı ve bazı Türkmen boyları devletin sanat, kültür ve dil kültürünü oluşturmaktaydılar. Konar göçer yaşamaya devam eden Boylar ise devletin askeri ihtiyaçlarını ve sınırlarının güvenliğini sağlamaktaydılar. Osmanlı 15. Yüzyılın sonlarına kadar bu göçebe topluluklara otlak ve sulak alanlar oluşturmakta ihtiyaçlarını gidermekteydi. Devletin hızlı merkezileşmesinin ardından bu grupların gerek vergi vermek istememesi gerek Osmanlı kültürünü yaşamaması sebebiyle devletle arası açılmıştı.

Kendisi de kuruluş itibarı ile Türkmen olan ve Türkmen gruplara önem veren Safevi Devletine göç eden bazı Türk boyları tarihte görünmektedir. Osmanlı temel olarak bünyesindeki konar göçer grupları yerleşik hayata büyük ölçüde geçirebilmeyi başarsa da bu başarıyı sağlarken, Anadolu’da Celali İsyanları gibi sosyo-ekonomik sebeplerle ortaya çıkan Türkmen isyanlarına engel olamamıştır. Bu isyanları sert bir şekilde bastırması da Anadolu halkının arasını Osmanlı’yla açmasına sebep olmuştur. Sonuç olarak baktığımızda Türklerin İslamiyet’i kabul etmesiyle konar göçer hayattan yerleşik hayata geçmesi paralellik göstermektedir. Bu çıkarım, konar-göçerliğin sadece bir yaşam tarzı değil aynı zamanda kültür ve inanç gibi etkenlerini de ortaya koymaktadır. Şamanist anlayıştan kopan Türkler ve Paganist anlayıştan kopan Avrupa topluluklarının yerleşik hayata daha kolay adapte olduklarını görebilmekteyiz.

Değerlendirme

Konar göçer toplumların karakterleri, fenotipleri ve yaşama tarzları yaşadıkları bölgenin coğrafyasıyla hep paralellik göstermiştir. Sert ve güçlü yapısını korumak zorunda olan bu topluluklar savaşçı ve barbar kavimler olarak nitelendirilmişlerdir. Yağma, bir numaralı gelir kaynaklarıdır. Hayvancılık ve paralı askerlik gibi faaliyetler yürüttükleri kayıtlarda görünmektedir. Genel olarak konar göçer nedir dediğimiz zaman, yarı göçebe ve tam göçebe kavramlarının sentezi olan sürekli bir göç halinde yaşayan insanlar topluluğudur demek yanlış olmayacaktır.

Sanat ve pozitif bilimlere katkıları fazla değilse de, avcılık, askeri strateji ve doğal yaşam konularında azımsanmayacak katkıları mevcuttur. Konar göçer halde yaşayan toplulukların günümüz dünyasını oluşturmada ve yerleşik hayatımızın kurulmasındaki yeri çok değerli olmuştur. Bu yazımda konar göçer nedir, konar göçer topluluklarla ilgili kısa ve tanımsal bilgiler sunmak istedim. İyi Okumalar.

İlginizi Çekebilir: Bilim Tarihi ve Kronolojisi

https://www.linkedin.com/in/muharrem-%C3%B6v%C3%BCn%C3%A7-%C5%9Fahin-b59020216
Muharrem Övünç makalelerini beğendiniz mi? Sosyal medyada takip edin!
Başkalarına Fayda Sağla
Yorum Yok
Yorum İptal
Yorumlar: Konar Göçer Nedir?

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Resim ekle - Yalnızca PNG, JPG, JPEG ve GIF desteklenir.

Sosyal Medya Hesaplarımız

TwitterInstagramPinterestLinkedIn Company

Arşivler

Copyright © 2020 Öğrenci Blogları. Tüm Hakları Saklıdır.

Login

Öğrenci Blogları'na Hoş Geldin

Gençlere değer katan içerikler üretiyoruz. Aramıza katılacağın için mutluyuz.
Giriş Yap

Gelişim için ilk adım. Boş vakitleri iyi değerlendirmek gerek.