içinde

Korkmaktan Korkma!

Çaresizlik, çocukken, gençken, yaşlıyken… İnsan hep hisseder. Bu hislerden belki de en ilginci: KORKU. “Neden korkarız? Toplumda ‘fobi’ diye adlandırdığımız olgunun korkuyla nasıl bir bağlantısı var? İkisinin arasındaki fark ne?” Çocukken bu sorular hep kafamı kurcalardı. Korkunun zayıflık olarak görüldüğü bugünlerde ben size aslında hissettiğimiz onlarca duygu gibi korkunun da hissedilmesi gerektiğini anlatacağım. 

Nedir bu korku?

Canlının dıştan gelen etkileri tehlike olarak algıladığında verdiği duygusal ve fiziksel yöndeki kişiye özgü tepkilerdir. Yani herkes aynı şekilde tepki veremez. Aslında bir bakıma ön uyarı mekanizması olarak da görülebilir. Vücutta iç dengeyi korumak için meydana gelen değişikler gibi (nabız artışı, hormon seviyelerindeki değişimler, terleme vb.) korktuğumuzda da vücudumuz alarma geçer. Dolayısıyla olayın psikolojik boyutu bu değişimlerden ileri gelir.

korkmak

Korkuyorum, bu fobi mi?

Günümüzde öyle anlaşılsa da aslında her korku fobi olarak değerlendirilmiyor. Önceki başlıkta korkunun bir uyarı mekanizması olduğundan bahsetmiştim ama fobide durum biraz farklı. Korku anlık olarak yaşanan, kişinin psikolojisine ve hayatına genel olarak zarar vermeyen bir olgudur ama buna karşı fobi; kişinin hayatında uzun süreçli bir etki yaratan ve onu bazı şeyleri yapmaktan, düşünmekten alıkoyan bir olgudur.

Korku ile ilgili basit bir örnek:

Kinofobi bir fobi türüdür. Genel olarak hayvandan korkma fobisi olarak tanımlanabilir. Bir kişi bir yerde herhangi bir hayvandan korkup tepki veriyorsa bu ilk başlıkta anlattığım korkudur. Ancak bundan dolayı dışarıya çıkamaz hale geldiyse bu artık fobi olarak adlandırılabilir.

Neden korkuyorum?

Araştırmalar fobilerin geçmişte yaşanılanlarla bağlantılarının olduğunu gösteriyor. Başta hissedilmese bile çoğu zaman çocuklukta ya da herhangi bir geçmiş zamanda yaşadığımız bir travma, ileride önümüzde belirebiliyor.

Fobiler tedavi edilebilir mi?

Evet, günümüzde çoğu insan tedavi olmayı reddetse ya da tedaviye gerek görmese de fobilerin büyük bir kısmı tedavi edilebiliyor. İlaç tedavisi olarak tanımlanan antidepresan, sakinleştirici ve beta bloker ilaçlar çoğu zaman iyi sonuç veriyor ancak tedavinin erken kesilmesi sonucunda büyük zarar verdiği ve tedaviye cevap alınamama gibi dezavantajları da var. Bunun yanı sıra davranış tedavisi diye nitelendirilen kişiyi dereceli olarak alıştırma, duyarsızlaştırma amaçları taşıyan çözüm yolları da mevcut.

Başından beri en çok anlatmayı istediğim kısım geliyor 🙂

korkunun nedenleri

Doğal bir duygu: KORKU

Korkmak ya da herhangi bir fobiye sahip olmak; tıpkı mutlu olmak, heyecanlanmak kadar doğal bir durum. Ancak bugün bile hala yadırganan ve zayıflık olarak görülen bir olgu. Bu da kişiyi çevresinden soyut, içine kapanık biri olmaya itiyor. Küçüklüğümden beri hep bir şeylerden korktuğumdan olsa gerek, korkuları öyle dert edinmiştim ki kendime; korkularımla kendimi sevmem çok zamanımı aldı.

Daha sonra korkularımın üzerine gidip kendimi özgür bıraktım. Çünkü asıl mesele korkmak değil, korkmaktan korkmaktı. Bu durumu fark ettiğimden beri korkularımla yüzleşmeye çalışıyorum.

“Korkularımızın, bizi umutlarımızın ardına düşmekten alıkoymasına izin vermemeliyiz.”

                                                                                                             J. F. Kennedy

 

Ve Son Olarak;

Herkes farklı aslında. Kendimizi kabullenmeyi bilmemiz ve gerektiği zaman yardım alabilmemiz bizi güçsüz değil, özgür kılacak. Hayat boyu özgür kalabilmen dileğiyle, hoşça kal!

İlginizi çekebilir: Çaresizlik

Bu yazı güzel ve kolay teslim formu ile oluşturulmuştur. Yazınızı oluşturun!

Bu e-posta aboneliği size değer katar!

Bu yazıyı beğendin mi? Desteğinle daha fazlasını yapabiliriz...

Rapor Et

Ne düşünüyorsun?

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

sosyal medya bağımlılığı

Teknoloji Bağımlılığı

İçinizdeki Mor İneği Serbest Bırakın