içinde

Kurtlarla Koşan Kadınlar

Kkk

Gençlere değer katacak içeriklere Google Haberler'den abone olmak ister misiniz?.Google Haberlere Abone Ol. Gençliğe değer katma arzusuyla..

78 / 100

Kim bu kurtlarla koşan kadınlar?  Kendilerini neden böyle bir kelime grubuyla nitelendiriyorlar?
Clarissa Estes’in yazmış olduğu 37 dile çevrilen bu eser , bir başucu kitabı niteliğinde.

Kurtlarla Koşan Kadınlar| Güç ve Dişilik

Günümüz ve geçmiş girişimcilerin birçoğunda  baktığımızda özellikle kadınlarda, güç ve şefkat bir arada bulunamaz gibi bir algımız var. Kadınlar iş hayatında barınmak için sert bir mizaç takınıp adapte olmalı…
Peki neden böyle düşünüyoruz? Bunun temelleri ne zaman atıldı? Bu yük sırtımızda ve  neden kadınlarımız kendinden ödün verip maskülen ya da erkeksi olmak durumunda kalıyor. Buna mecbur muyuz, kadınlığımızla iş hayatında olamaz mıyız? İçindeki anaç hislere, şefkatli ve sezgisel olmalarıyla dişiler dahil olamaz mı bu alana?

Kurt

Güç nedir ki?


Güçlü olmak, kas geliştirip şişirmek anlamına gelmez. İnsanın, kaçmadan kendi tanrısallığıyla buluşması, kendi kafasına göre vahşi doğayla iç içe bir hayat yaşaması anlamına gelir. Öğrenebilmek, bildiklerimize katlanabilmek anlamına gelir. Dayanmak ve yaşamak anlamına gelir.

Kurtlarla Koşan Kadınlar| Clarissa Estes kimdir?


 Clarissa, Meksikalı bir ailede doğup, Norveçli bir yuvaya evlatlık verilmiş, farklı kültür ve  masallara hakim bir kadın. Birçoğumuz bilmez, çöl hayatı gibidir onun yaşamı. Çölde hayat küçük, ama muhteşemdir ve olan bitenlerin çoğu yer altında süre gider.
  Yaşı, kilosu, boyu, eşi, çocuğu, mesleği ile değil, düşünceleriyle ve hayata olan aşkıyla var olan bir hemcinsim. Şuan yetmiş beş yaşında kulağında kocaman küpeleri ve gülleri ile uzun etekler giyip delicesine dans etmesinden anlayacağımız üzere marjinal bir karakter. Birçoğunun olmak istediği kişi belki.. Toplum normallerimizin yarattığı insancıkların ideal beni olacak kıvamda bir birey.

    Onunla beş gün geçiren doksan yedi kadın ve kadın ruhunu anlamaya çalışan üç erkek var. Onların içinden iki kadın, yaptığı sunumda Clarissa için şu ifadeleri kullanıyorlar; “Onun yanındayken mevcudiyetinin içinde zevk alma duygusunu tattık” Bu oldukça kıymetli bir durum olsa gerek, ülke sorunları, siyaset, eğitim sistemi herhangi bir salgın vs. bunları bahane etmeden bulunduğun konumdan tatmin olma ve üretkenlik içinde çevreni de mutlu etmekten bahsediyorum.. “MEVCUT HALİNLE “. Takılan maskeleri ezberlemektense kendin olmanın dayanılmaz hafifliği içerisinde..  Kitapta özelikle kadınlara yönelik bundan şöyle söz edilir, “Günümüz kadını, bulanık bir etkinlikler yumağına dönüşmüş durumda. Herkes için her şey olmaya koşullandırılmıştır.” Yasaklamalarına uymak için sizden ruhunuza zarar vermenizi talep eden bir kültür, gerçekten çok hasta bir kültür değil midir?

Kurt-ve-insan

Kurtlarla Koşan Kadınlar| Reddedilme Algımız ve Kitap İlişkisi

    Clarissa “Reddedilmekten korkuyorsunuz ama bilin ki reddedileceksiniz” der. Kırk yayınevinden kitabının bilimsel olmadığı gerekçesiyle red almasına rağmen pes etmeyişi de bu sözünün altını oldukça dolduruyor.  Her ne kadar her birimiz biricik olsa da, aynı cinsiz, aynı şekilde yaratıldık. Dış etkenler olmadığında çok uzun süre yaşamaya uygun bir cinsken, Normal şartlarda biçilen ömrümüz bile neredeyse birbirine yakın. Neden bu reddedilme korkusu ?

Kurtlarla Koşan Kadınlar| Tek Bir Yalnız Ruh Kalmayana Dek

“Küçükken ağladığımda hep yalnız bir ruhun bana  seslendiğini duyardım”. İfadesini kullanır.  Hayattaki tutkusunu ise yalnız tek bir ruh kalmayana kadar savaşmak olarak belirliyor bu derin kadın.. Acaba hayatta tek bir yalnız ruh kalmazsa yaşam anlamlı olur mu? belki de anlamsızlığımıza anlam katan yalnız ruhlardır 🙂 Onlara rağmen değil onların sayesinde belki de…

  Modernizmin etkili olduğu 21. yüzyılın dijital çocuğu olarak, yirmi yılda yazılan bu vahşi mit öyküleri okumak benim için paha biçilmezdi. Kadınlığın, dişilliğin, güç ile harmanından çıkan mükemmel işlerin kanıtı olsa gerek bu mitolojik öyküler.  

İnsanı insan yapan temel unsurların çok fazla değişmediği, sadece bu unsurların zaman içerisinde su katılmış hale geldiği aşikar. Ve bu kitaptaki  öykülerin her biri de bunun örneği..

“Kadınların savaşçı bir benlik olduğunu tanımlasa da kimileri, o bir tin benliktir, eziyet çekmiş, yaralanmış ve kovulmuş olmasına bakmadan sevmeye devam eden genç bir tindir.”

Bu gücü parmak uçlarımıza kadar hissetmek dileğiyle….

İlginizi Çekebilir: TARİHE ADINI YAZDIRAN KADINLAR- I

Bu e-posta aboneliği size değer katar!

Rapor Et

Ne düşünüyorsunuz?

Saadet Ekinci tarafından yazıldı

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Dijital dönüşüm1

Dijital Dönüşüm

Işletme analiz

İş Analizi Nedir?