içinde

Türkiye’de gelecek markalarıyla gelecek diyen Marka Mühendisi: Ömürden Sezgin

ömürden sezgin

Gençlere değer katacak içeriklere Google Haberler'den abone olmak ister misiniz?.Google Haberlere Abone Ol. Gençliğe değer katma arzusuyla..

Marka mühendisi Ömürden Sezgin ile güzel bir röportaj yaptık. İyi okumalar..

Marka Mühendisi Ömürden Sezgin ve “Türkiye’de Gelecek Markalarıyla Gelecek”

Kendinizden biraz bahseder mısınız? Kimdir Ömürden Sezgin?

Ömürden Sezgin, hayatı, memleketi,  insanları çok seven, bunun için canla başla çalışan biri. Yaptığı her işe, dokunduğu her projeye gönülden ve heyecanla sarılan biri. Marka ve pazarlama alanında çalışan, buna hayatını adamış bir mühendis.

ODTÜ’ de endüstri mühendisliği okudum, yüksek lisansımı da ODTÜ’de enformatik üzerine yaptım, üretim sektöründe çalıştım ama tam 15 senedir pazarlama alanında, markalar için çalışıyorum, o açıdan kendime marka mühendisi diyorum. Zaten, bahsettiğim insan, memleket, hayat sevdamı en iyi şekilde gösterebileceğim alan da bu toprakların markaların güçlenmesi, yeni markaların yaratılmasına katkıda bulunmak, onlara destek olmak, güç vermek.

Marka Mühendisliği Nedir?

Marka mühendisi’nden de  kastım da şu; yaptığım ana iş marka stratejisi oluşturmak, sonrasında o stratejiye uygun olarak ne diyeceğiz? – yani yaratıcı taraf, içerikler, söylemler. Bu taraf “marka” tarafını oluşturuyor. Diğeri de kime diyeceğiz? – yani ana hedef kitlemiz kim?  kime ulaşacağız, % kaçına gideceğiz gibi soruları sorduğumuz taraf. Bu da “mühendislik” tarafı.

İlk işime üretimde başladım. Tamamen bir üretim mühendisi olarak üretim bantlarının arasında iş etüdü ve zaman etüdü yaptım, üretim verimliliğini artırmaya çalıştım. Sonrasında marka danışmanlığı yapmaya başladım. Bir mühendis olarak markalaşma yolculuğunun ne derece matematik ve strateji içerdiğini o dönemde, 15 Türk markası üzerine çalışarak net bir şekilde gördüm. Marka mühendisliği kavramının da çıkışı o dönemdedir. Sonrasında, n11.com’un oluşumunda kurucu marka müdürü olarak görev aldım. Bu, o dönem dijital anlamda Türkiye’deki en etkin marka yaratma projelerinden biri olmuştu. Yaklaşık 3 ay strateji ve konumlandırma çalışması yaptık. 3 ay da isim, logo ve ilk yaratıcı çalışmaların çıktığı lansman süreci için çalıştık. 3 sene içerisinde de imaj ve bilinirlik olarak liderliğe oturan bir yolculuğun içinde olma imkânım oldu. Dijital dünyada marka yaratma adına çok önemli ve bu açıdan başarılı bir eserdir n11.com. Her zaman derim, bir marka aynı bir insan gibidir, doğar ve gelişir. Ülkede böylesine güçlü bir markanın doğuşuna ve gelişimine tanıklık etmek ve içerisinde yer almak çok önemliydi.

6 senelik bu dönem içerisinde önemli çalışmalardan biri de Türkiye e-ticaretine kazandırdığımız ve bir trend yarattığımız özel gün markası 11.11 ‘dir. 2013 yılında n11.com kurulduğu günden itibaren 11 rakamını sahiplenmiş ve tüm iletişim kurgularında 11 rakamını ve uğur böceğini kullanmıştır. 11 Kasım’lar da bu açıdan sahiplendiğimiz, 2016 yılındaki kampanya ile güçlü bir ulusal marka haline getirdiğimiz n11.com’un en büyük alt markalarından biridir.

2018 Mart ayında n11.com’dan ayrılarak tekrar bu toprakların markalarına güç ve heyecan vermek adına sahalara geri döndüm. Markalaşma konusu üzerine yol arkadaşlarımın şirketine ortak olarak marka stratejisi ve pazarlama görevlerini daha fazla marka için yapmaya başladım. Enerji sektöründen, eğitime, girişimlerden, siyasi partilere kadar birçok markanın gelişmesi ve güçlenmesi adına projeler üretiyorum. Ama dediğim gibi benim görevim yönlendiren bir danışmandan öte, onların bu heyecanlı, hayal kurdukları yolda yol arkadaşlığı yapabilmek. Zaten marka üzerine çalışan birinin, işin ve ekiplerin içinde olması, aşk yaratma sürecini tüm adımlarıyla beraber sağlaması en önemli öncelik.

Şu anda da ortağı olduğum, Finlandiya merkezli global bir girişim olan Deal Room’da CMO olarak görev yapıyorum. Deal Room, sınırsız katılımın olabildiği, sınırsız paralel panellerin gerçekleşebildiği, katılan insanların birbirleri ile online toplantılar yapıp tanışabildiği bir sanal etkinlik platformu. Pandemi nedeniyle de dünya ve Türkiye’de konferans ve kongrelerin hızla dijitalleşmesi üzerine çalışıyor ve son 6 ayda 100’ün üzerinde global etkinliği hayata geçirmiş durumda. Bu dönemde bir araya gelemesek de sanal etkinliklerde katılımcıların birbirleri ile tanışması, iş görüşmeleri yapmaları çok önemli ve Deal Room da bunun için var. www.dealroomevents.com üzerinden detaylı bilgi alabilirsiniz.

Bu süreçlerin dışında, başta üniversiteler olmak üzere, çeşitli kurum ve kuruluşlarda hem şirketlerin, hem girişimlerin hem de kişilerin kendi markalarını geliştirmelerine ilham verecek motivasyon konuşmaları yapıyorum. Zaten buna inanarak her gittiğimde katılımcılarla birlikte “Türkiye’de gelecek markalarıyla gelecek” diyoruz. Çünkü dünyanın en değerli 500 markası içerisinde bir Türk markası yok. Hatta, Türkiye’nin en değerli 100 markasının değerleri toplamı, ilk 500 listesinde 87. Sıradaki bir global markayla eş değer. Sadece ticari markalar değil, coğrafyamız ve kültürümüz de kentlerin markalaşması, güçlenmesi ve dünyaya seslerini duyurması adına da muazzam bir potansiyel doğuruyor. Her kentte kent marka ofislerinin kurulması üzerine hayalim ve projelerim var. 81 kent 922 ilçenin her biri markalaşma bakış açısı ile güçlü bir stratejiyi ve iletişimi hak ediyor.

İşte bu bilgiler, beni daha fazla kitleyle “Türkiye’de gelecek markalarıyla gelecek” demeye itiyor, en büyük motivasyon kaynağım bu. Ülkenin her yeri zehir gibi beyinlerle, zehir gibi girişimlerle, markasını büyütmek isteyen kişilerle dolu, inanacağız, değiştireceğiz, hayal kuracağız ve başaracağız, buna hiç şüphem yok. Bunu yapacak potansiyelimiz ve gücümüz var.

ömürden sezgin ve vodafone business

Neden Marka? Markalaşmak hele ki kişisel markalaşma neden önemli?

Marka, bir ürünü, bir hizmeti diğerlerinden ayıran sembol, resim veya harfle yapılan işaret. Marka dediğimiz zaman sadece şirket veya para kazanılan bir kurum anlaşılmasın, insanlar da bu anlamda etraflarında fark yaratırlar, bir değer oluştururlar. Ben, her insanı bir hazine olarak görürüm. Kendi tarzı, kendi kişiliği, kendi iş yapış şekli vardır. Özellikle günümüzde bu olgu, dijitalin ve sosyal medyanın da fazlaca kullanılması ile daha önemli hale gelmiştir. Nasıl bir marka kendine logo, slogan, söylem buluyor, kendi tarzında tasarımlar yapıyorsa, bir insanın sosyal medyadaki paylaşımları da kendisiyle ilgili yönetilmesi, stratejisi olan bir algı oluşturuyor. Bunu görenler bu yapıda ilerliyor ama giderek bu daha da önemli hale gelecek.

İnsanlar hem bundan keyif alıyor, hem de bu çalışmaları yaparak kendi markalarını güçlendiriyorlar. Bunun önemi şu, herkes bir mücadele içinde hayatta. Bir işle meşgul. O işte de en iyisini yapmaya çalışıyor. Burada kişi markasına yatırım yapan, yani o farklılığını, yaptığı işteki başarıyı, kafasındaki farklı fikirleri etkin ve bir strateji doğrultusunda anlatan kişiler daha fazla kazanıyor. Bu para değil sadece, itibar, sevgi, daha fazla bağlılık kişi markalar için.  Zaten kişi de olsa, şirket de olsa sadece para kazanmak için hayal kuranlar asla ve asla başaramazlar. En azından manevi olarak tatmin olamazlar.

Nasıl Markalaşma alanında kariyer sahibi olabilirler? Nasıl Marka Mühendisi Olabilirler?

Markalaşma veya herhangi bir alanda kariyer sahibi olmak için önce “ilgi” sonra “hayal” gerekiyor. Birazcık açayım, bu dönemin en önemli fırsatlarından biri her bilginin, her kişinin ulaşılabilir olması. Şu an çevre mühendisliği, siyaset bilimi, ekonomi, tıp okuyor olabilirsiniz ama dünyada o kadar örnek var ki bu alanlarda okuyup farklı meslekler yapıp başarılı olan. Bu kişilere ulaşmak, bu kişileri ilham kaynağı olarak belirlemek ve üniversitedeki alan dışında tamamen farklı bir alana yönelmek ve onun dijital üzerinden eğitimini almak mümkün. Önce ilgi dediğim gibi. Sonra kendiyle, geleceği ile ilgili hayal kurmak, bir var oluş amacı belirlemek. Ben hangi işi neden yapacağım ve nasıl yapacağım, bu beni nereye taşıyacak adına heyecanlanmak.

Marka işi de bu işler arasında heyecan ve inanç isteyen bir iş. Ana amacınız aşk yaratmak. Önce kendinizin inanması sonra başkalarına bu hayali, bu aşkı aşılamak. İnsanları bir araya getirmeyi, insanları örgütlemeyi sevmeniz gerekiyor. Yaratıcı olmanız veya yaratıcı ekipleri etkin yönetmeniniz gerekiyor. Günümüzde iyi matematik de bilmeniz gereken bir alan markalaşma, hatta marka mühendisliği alanı diyeyim. Çünkü yarattığınız mesajı kurgulamadan önce iyi analiz yapmanız, strateji oluşturmanız, iletişim başlayıp bitene kadar oluşan etkiyi sürekli takip edip, ölçüp ona göre yeni aksiyonlar geliştirmeniz gerekiyor.

Kariyer yapmak isteyenler, üniversitede ne okurlarsa okusunlar, ilgi ve hayalleriyle bu alana girebilirler. Bu konuda her açıdan desteğe de her zaman hazır olduğumu belirtmek isterim.

Öğrenci Blogları okurlarına ne tavsiye edersiniz?

Dünya olarak hiç yaşamadığımız günlerden geçiyoruz. Pandemi döneminde iş dünyasında bazı sektörlerin durduğu, bazılarının da arttığı bir süreç yaşıyoruz. Nasıl olacak? Nereye kadar devam edecek? Ne yapmalı? sorularını her gün sorduğumuz ve cevaplar aramaya çalıştığımız bir dönem. Şu bir gerçek ki, işini dijitale taşımış olanlar, buna ciddi yatırım yapanların kazandığı bir dönem bu dönem.

İnsanların evden çıkmadığı, bazı makalelerde 2022’ye kadar sosyal mesafenin korunacağının belirtildiği bu dönemde, benim 4 önerim var.

  1. Öncelikle pozitif olun. Dünyanın ortak yaşadığı bir süreçten geçiyoruz.
  2. Yeni dünyayı iyi okuyun. İyi takip edin. Azalan artan sektörlere bakın, gerekçeleri iyi anlayın. Nelere ihtiyaç olacak bundan sonra, neler artıp, neler azalacak bu konulara kafa yorun.
  3. Kendinizi iyi hazırlayın. Yeni bir çağ açılıyor. Bu dönemde bazı yetenekler daha da önemli hale gelecek. O yetenekler için bu dönemde birikim yapın. Çıktığımızda insanlar sizin de değiştiğinizin farkına varsınlar.
  4. Yeni dünya düzeninde herkese yer olduğunu asla unutmayın. İlk maddeye dönüyorum tekrardan, pozitif olun.

Beni her türlü konuda arayabilirsiniz. Bu dönem, markaların da, insanların da daha sürdürülebilir bir dünyaya hizmet için çalıştığı, bunu iletişime taşıdığı bir dönem olacak. Bana düşen misyon da, bu ülkenin gelişmesi ve geleceği için markaların güçlenmesi, bu süreçte güçlenerek çıkması, yeni dünya düzenine güçlü markalar yaratması. Bu nedenle, her zaman paylaşıma, fikir alışverişine açığım. Unutmayın “Türkiye’de gelecek markalarıyla gelecek”, başka çaremiz yok.

Görüşmek üzere, sağlıklı günler dilerim.

İlginizi Çekebilir: “Marka”nın Tarihi

Bu e-posta aboneliği size değer katar!

Ibrahim Aydogdu tarafından yazıldı

Gençliğe Değer katmak isteyen bir genç.
Ogrenci Blogları Kurucusu

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

sigara

Geçmişten Günümüze Sigara

muhabbet-kusu3-

Minik Tüylü Oburlar: Muhabbet Kuşları