Gençlere değer katacak içeriklere Google Haberler'den abone olmak ister misiniz?.Google Haberlere Abone Ol. Gençliğe değer katma arzusuyla..

Napolyon Savaşları, Fransız Devrim Savaşları’nın ardından Napolyon önderliğindeki Fransa ile Avrupa’nın diğer devletlerinin oluşturduğu koalisyon arasında gerçekleşen savaş dönemidir. Başlangıç tarihinin hangi yıl olduğuna dair tarihçiler ve araştırmacılar arasında fikir birliği sağlanamamıştır. 1800-1815 yılları arasında, yaklaşık olarak 15 yıl sürmüştür. Napolyon Savaşları, Fransız Devrimi’nin ardından, monarşiye karşı fikirlerin ve siyasal etkinliklerin Avrupa’nın bütününe yayılmasını engellemeye çalışmak için yapılmıştır.

Devrim Sonrası Fransız Ordusunun Yapısal Özellikleri

Fransız Devrimi’nin sonrasında yeniden şekillenen Fransız ordusunun yapısal özellikleri, 18. yüzyılın diğer Avrupa ordularından çok daha belirgin farklılıklar göstermiştir. Bu yapısal farklılıklar özellikle Napolyon Savaşları’nı Fransız ordusuna kazandırmıştır diyebiliriz. Ayrıca bu savaşların kazanılmasında Napolyon’un da payı büyüktür.

Fransız ordusundaki bu farklı yapısal özellikleri şu şekilde sıralamak mümkündür:

  • 18. yüzyıl ordularını oluşturan askerler, serflerden oluşan, zorla silah altına alınmış, ölmemek için öldürmek zorunda kalan insanlardan oluşuyordu. Bir sorumluluk veya bir ideal uğruna değil, zorunlu oldukları için savaşırlardı. Bu askerlerden oluşan birlikler, dağılma eğilimi gösterdikleri için sıkı bir disiplin altında tutulmaları gerekiyordu. Fransız ordusundaki askerler, her ne kadar “zorunlu askerlik” nedeniyle silah altına alınmış olsalar bile, hepsi özgür bireylerdir. Bu insanlar, ulus devletinin yurttaşlarıdır ve yurttaş-ordunun askerleridir. Bir ulus devletin yurttaşı olmanın sorumluluğu altında bir ideal uğruna savaşırlar.
  • Fransız Devrimi öncesinde, tüm Avrupa monarşilerinde olduğu gibi Fransız ordusundaki subaylar da aristokrat ailelerin kontrolündeydi. Fakat ihtilal sırasında aristokrasi tasfiye edildiği için halktan insanların subay atanması zorunlu hale gelmiştir. Bu nedenle Fransız Devrim Ordusu’nun subayları, genç, yeteneğe göre terfi eden, dinamik unsurlardan oluşmuştur.
  • Fransız Devrim Ordusu, düzenlemelerle tümenler halinde yeniden yapılandırılmıştır. Tüm askeri sınıfları bünyesinde bulunduran, bağımsız, herhangi bir operasyonu bağımsız olarak gerçekleştirebilecek birimler olan tümenler, kolordular düzeyinde birleştirilmiştir.
  • Özellikle Napolyon orduları, Napolyon’un izlediği yöntem doğrultusunda, ağırlıklı olarak “yerinde ikmal” ilkesiyle hareket ederlerdi.
  • 18. yüzyıl Avrupa ordularında standart ordu yürüyüş hızı dakikada 70 adım iken, Napolyon ordularında bu hız dakikada 120 adımdır.
  • 1776 yılında Topçu Genel Müfettişi olan Gribeauval, Fransız Devrimi Ordusu’nun topçu unsurlarında önemli reformlar gerçekleştirmiştir. Bu reformla birlikte, orduda kullanılan top çapları standartlaştırılmıştır. Ayrıca topların taşınması için havanların kullanılmasına geçilmiş olup topçu bataryalarına hareketlilik kazandırılmıştır. Bu düzenlemelerle Fransız Devrimi Ordusu, yüksek atış gücüne sahip ve hareketli topçu bataryalarıyla savaş alanına hâkim bir ordu halini almıştır.
Napolyon'un Stratejik ve Taktik Özgünlüğü
Napolyon’un Stratejik ve Taktik Özgünlüğü

Napolyon’un Stratejik ve Taktik Özgünlüğü

Hemen hemen tüm tarihçiler ve araştırmacılar, I. Napolyon’un askeri alanda belirgin bir teorisi olmadığı görüşünde hemfikirdir. Napolyon’un askeri başarıları, sağlam bir askeri teorik yaklaşıma değil, savaş alanındaki hareket tarzına bağlanmaktadır.

Her şeyden evvel Napolyon savaşırken hep saldıran taraf olmuştur. Teorik olarak bir saldırı yapabilmek için, bir temel plan ve yanında da alternatif olacak diğer planlar hazırlanması gerekir. Ancak, Napolyon’un herhangi bir savaş planı yoktur. Napolyon, kolordularını birbirleriyle bağlantıları kopmayacak kadar araziye yayarak ilerlemeyi sever. Böylece düşmanını, onu karşılayabilmek için yayılmaya ve ordusunu parçalamaya zorlar. Napolyon, savaş alanını rahatlıkla görebileceği bir noktada durur ve düşmanının yayılmasını izler.

Belirli bir zamanda, belirli bir bölge civarındaki birliklerini hızla, belirli bir bölgeye saldırmasını emreder. Bu noktaya Napolyon, düşmanın kritik “bağlantı noktası” adını verir. Eğer bu bağlantı noktasına yapılan saldırı başarılı olursa, düşman cephesi yarılmış olur. Ancak başarısız olursa, hali hazırda arazide yaygın olarak konumlanan kolorduları ona, alternatif bir plan için esneklik sağlar.  Ancak tüm bunlar, birliklerini zaafa uğratmayacak biçimde yaymasına ve savaş alanını çok iyi izlemesine bağlıdır.

I. Koalisyon Savaşı

Napolyon Savaşları’nın ilki olan I. Koalisyon olarak bilinir. Bu koalisyon, 1792 yılında 1. Fransa Cumhuriyeti’ne karşı Büyük Britanya, Avusturya Arşidüklüğü, Prusya Krallığı, Sicilya ve Piemonte tarafından oluşturulmuştur. 1796 yılında, Alpler Ordusu’nun başkomutanlığına atanan Napolyon Bonaparte, yetersiz olan bu orduyu kısa bir sürede savaşabilecek bir duruma getirdi. Aslına bakılacak olursa Napolyon’un İtalya Seferi için emrine verilmiş olan ordu, bu kadar geniş kapsamlı bir asvaş için yetersizdir. Napolyon’un emrindeki üst rütbeli subaylar, kendisi gibi Fransız Devrimi sonrasında hızla terfi etmiş, ancak deneyimsiz subaylardır. Hızlı terfi etmelerindeki ana etmen savaş alanlarında gösterdikleri üstün beceridir.

Öte yandan İtalya Seferi için Napolyon’un emrine verilen ordu, 30 bin askerden oluşuyordu. Ancak karşısında 70 bin askerli Piemonte ve 50 bin askerli Avusturya ordusu bulunuyordu. Napolyon, 12 Nisan 1796 tarihinde Alp Dağları’nı aşarak Kuzey İtalya’ya saldırıya geçti. Avusturya ve Piemonte ordularını yenilgiye uğrattıktan sonra Ocak 1797’de İtalya’daki Avusturya askerlerini püskürterek Viyana’ya kadar yürüdü. Napolyon, Kuzey İtalya’da, ikmal merkezlerine aşırı derecede bağımlı, hızlı hareket edemeyen, dağınık Koalisyon kuvvetleri karşısında, “yerinde ikmal” prensibiyle, savaştan galip ayrıldı. Avusturya’nın ateşkes istemesi üzerine, 18 Nisan 1797’de “Leoben Ateşkes Anlaşması” imzalanarak savaş sona erdirildi.

Mısır Seferi
Mısır Seferi

Mısır Seferi

1 Temmuz 1798 yılında İskenderiye limanında Mısır topraklarına çıkan Fransız Ordusu, Piramitler Muharebesi’nde Murad Bey komutasındaki Osmanlı Ordusu’nu yendi. Nelson komutasındaki İngiliz donanması, 1 Ağustos 1798 yılında Fransız donanmasını Nil’in Abukir koyuna vardı. Aynı esnada gerçekleşen Nil Muharebesi’nde İngiliz donanması göz kamaştırıcı bir zafer kazanmış ve Fransız donanmasını yenilgiye uğratmıştır.

Napolyon, Nil Muharebesi’nin ardından Kahire’ye doğru ilerledi. Napolyon’un Fransa ile tek bağlantısı olan donanmanın bu şekilde yenilmesi, onu zor duruma düşürmüştü. Bu nedenle ordusunu Filistin yönünde yürüterek, Akka Kalesi’ne doğru yürümeye başladı. 18 Mart 1799’de buraya gelen Fransız Ordusu, Cezzar Ahmed Paşa karşısında bozguna uğradı. 21 Mayıs tarihinde kuşatmayı kaldırarak Kahire’ye çekildi ve kısa bir süre sonra da ordusunu Mısır’da bırakarak Fransa’ya geri döndü.

II. Koalisyon Savaşı

II. Koalisyon, İngiltere, Rus İmparatorluğu, Osmanlı Devleti, Napoli, Portekiz ve Avusturya Arşidüklüğü ittifakıyla oluşmuştur. En başlarda başarılı sonuçlar elde edilse de ortak bir strateji izleyemediler ve koalisyon başarısız oldu. 9 Kasım 1799 yılında Birinci Konsül olan Napolyon, Kuzey İtalya’daki Fransız varlığını tehdit eden Avusturya ve Rus ordularına karşı savaş açmıştır. II. Koalisyon’un bu bölgedeki kuvvetlerinin ikmal hatlarını kesmek amacıyla Milano’ya ilerlemiş fakat ondan evvel Cenova’yı ele geçirmiştir. Cevona’yı ele geçiren Napolyon bu bölgede Koalisyon güçleriyle 14 Haziran 1800 tarihinde savaşmak zorunda kalmıştır.

Napolyon, Marengo Muharebesi olarak bilinen bu muharebede, gün içinde savaşı kaybetmiştir.  Ancak generallerinden Desaix komutasındaki bir kolordunun tam zamanında yetişmesiyle birlikte günü zaferle taçlandırmıştır. Napolyon bu savaştan sonra Rus birliklerini kuşatma altında tutarak Avusturya ordusuna saldırmıştır. Suvorov komutasındaki Rus birlikler, kuşatmayı yararak Alplerdeki sarp geçitleri kullanıp geri çekilmişlerdir. Bu başarılı çekilme Suvorov’u tarihin en başarılı komutanlarından biri yapmıştır. Hohenlinden Muharebesi’nde, Avusturya Ordusu’nun yaşadığı yenilgi sonrası, 9 Şubat 1801’de imzalanan Luneville Antlaşması imzalanmıştır. Bu anlaşmaya göre Avusturya, İtalya, Hollanda ve İsveç, Fransız hegemonyasını kabul etmişlerdir. Bu antlaşma II. Koalisyonun sonu olmuş ve İngiltere’yi savaşta yalnız bırakmıştır.

Bu içeriğimde sizlere napolyon savaşları nedir, napolyon savaşları kimlerle yapılmıştır, öğrendik. İyi okumalar dilerim.. Diğer içeriklerime de bakmayı unutmayın.

İlginizi Çekebilir: Fransız İhtilali Sonuçları

Tayfun Ataman makalelerini beğendiniz mi? Sosyal medyada takip edin!
Başkalarına Fayda Sağla
Yorum Yok
Yorum İptal
Yorumlar: Napolyon Savaşları

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Resim ekle - Yalnızca PNG, JPG, JPEG ve GIF desteklenir.

Sosyal Medya Hesaplarımız

Copyright © 2020 Öğrenci Blogları. Tüm Hakları Saklıdır.

Giriş Yap

Öğrenci Blogları'na Hoş Geldin

Gençlere değer katan içerikler üretiyoruz. Aramıza katılacağın için mutluyuz.
Giriş Yap

Gelişim için ilk adım. Boş vakitleri iyi değerlendirmek gerek.