Okul Mevsimi Başlıyor

Yavaş yavaş okul mevsiminin içine doğru çekildiğimiz şu Eylül günleri bizlere bir kere daha hatırlatıyor ki, zaman akıyor. Zamanı kontrol etmek kavramının gerçek olmadığını gösterircesine hemde. Zamanı kontrol etmek başlı başına sonu kötü biten bir peri masalı. Ama Bedrettin peri masalları iyi biter bu ne karmaşa. Üzgünüm ama pratik anlamda zaman kontrolü mümkün değil. Birçok motivasyon konuşmacısının ana teması zamanın verimli kullanılması ile alakalı gördüğüm kadarıyla. Buna rağmen kendileri zamanı ayarlayamazlar çoğu zaman. Bu durum profesyoneller içinde geçerlidir. Tek bir farkla. Onlar bu konuda daha tecrübelidirler ve zayiatı hesaplayabilirler(!). Yani demek istediğim ne kadar eğitim alırsak alalım, nasıl bir tecrübeye sahip olursak olalım hatta birike gelmiş bin yıllar boyu süren bir bilgi hazinesine de sahip olsak tik tak tik tak…

Gelelim okula dönmek konumuza. Gelişen teknoloji ve artan imkanlar paralelinde örgün öğretimin popülerliğini iyiden iyiye kaybettiği bu günler geleceğe umutla bakmamız açısından büyük önem arz etmekte. Eğitimde eşitlik kavramının Orta doğuca her yerde üniversite yahut benzeri kategorilerde eğitim kurumlarının olması olarak karşımıza çıkmakta. Halbuki bugün İngiltere’de konuşulan çok farklı bir eğitimde eşitlik anlayışı mevcut. Avrupa Birliği’nden ayrılma süreci ‘Brexit‘ sonrası başbakan Johnson açıklamalarında AB için ayrılan fonların büyük çoğunluğunun tüm Britanya yarım adasında eğitimin eşit bir şekilde sağlanması amaçlarında kullanılacağını belirtti. Önümüzde ki 10 sene bu konuda dünyadaki eğitimin dönüşümü için kritik bir zaman dilimi olarak bizi beklemekte diyebiliriz. Konumuza bağlı kalmak açısından bu konuyu ayrı bir yazıda konuşuruz diyerek asıl konuya geri döneyim.

Şuan dünya üzerinde çok büyük bir öğrenci çoğunluğu kendilerini hiçte iyi hissetmemekte. Yaz aylarının rahatlığı ve özgürlüğü yerini uykusuz ve sorumluluk yüklü günlere bırakıyor. İşte bu noktada dikkatinizi çekmek istediğim bir nokta mevcut. Bu döngüsel değişim bizi neden bu kadar mutsuz ve huzursuz ediyor? Sonuç olarak süregelen bir düzenin son bulması tazelenmek için bir fırsat iken bu noktada bakış açımızdan kaynaklı olarak neden kaybediyoruz?

Çoklu değişkenli bir denklemiş misali yaklaşabiliriz bu soruya. Ve hepsi palangada ki kasnaklar gibi. Yani birisi ile alakalı bir eylemde bulunulduğunda tüm sistem bundan etkileniyor. Bu demek oluyor ki doğru bir kuvvetle maksimum verimi elde edebiliriz. Görmeye, hissetmeye ve anlamaya devam ettiğimiz sürece en iyisi için uğraşmamız demek anlamına geliyor bu kısaca. Ve bir gün, işte o gün istediklerimizi elde edebileceğimiz o son aksiyonu alabilecek seviyeye geleceğiz. Yani değişim şart! Okunduğu yada söylendiği gibi kolay olmasa da, denemeden bilemeyiz değil mi? Bu konuda pes etmeye ne kadar istekliysek bu isteği tersine bir yönlendirme ile doğru kanalize etmeyi öğrenmemiz şart. Ve bunu yaparken bir vizyon ile başlamalıyız. Acı yada korku vb. hiçbir his gerçek değil.

Hayat her zaman seçimler bütünüdür. Bunu hepimiz biliriz. Yani başarı bir seçim olduğu gibi başarısızlıkta aynı şekilde bir seçimdir. Burada başarısızlık nasıl bir seçim olur sorusunu kendime ısrarlı şekilde sorduğum doğrudur. Yani kimse başarısız olmayı arzulamaz yada seçmez fikrindeyim. Biraz daha derine indiğimizde aslında vazgeçtiğimiz ya da yarım bıraktığımız şeylerin bir sonucu olarak başarısızlığın ortaya çıktığını görürüz. Yani başarısızlık dolaylı da olsa bir seçimdir. Oldu ya bu yazı(!). Umarım okurken sizlere bir rahatsızlık vermemişimdir. Yazmak gerçekten bir birikim istiyor. Bundan dolayı özellikle ortaya edebi eser yahut genel bir tabirle yazılı eser koyan kişilerin hayat boyu öğrenim terimini sık sık kullanmalarını daha net anlayabiliyorum şu sıralar. Eğer kendilerini beslemezler ise bir gün yazacak bir şeyleri kalmadığını görmek istemedikleri için daima aktif ve dinamikler kendileri.

Son olarak belli kalıpların içine giderek sıkıştığımız şu Sonbahar günleri bizler için tazelenmeninde başlangıcı olsun. Nasıl dinlenmeyi dibine kadar öğrendiğimiz ve verimimizin artarak daha mutlu olduğumuz günlerin ilk adımları misali güzel geçsin. Bu arada hayatımda bir farklılık yapmaya karar verdim ve online bir şekilde Tayland dilini öğrenmeye başladım. Bu haberi de verdiğime göre sevgi ve kitaplar ile kalın. Saygılar.

Beğendim! Patreonda Öğrenci Blogları desteklemek için bir saniyenizi ayırın!

Bedrettin

Hadi Yoruma

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

Başa dönün
Tüm yazılar Öğrenci Bloglarına aittir. İzinsiz paylaşılamaz. 2019&Öğrenci Blogları
%d blogcu bunu beğendi: