Öz eleştiri sonucu: Özgüven

Tüm duygularımı ayağa kaldıran, içimde yaşam arzusu bırakmayan.
Sessizlik her zaman içimdeki hissetmekten korktuğum duyguları kış uykusundan uyandırır. Çaresiz kalırım. Düşünmekten alıkoyamam kendimi. İki fincanlık çay demlerim, biri benim biri ise muhabbetinden ürktüğüm benliğimin. Önce havadan
sudan konu açılır başlarız koyu bir muhabbete. Bir anda kimse tutamaz bizi, sınırlarımı ele alırız, duvarlarıma tırmanmaya çalışırız, korkularımı ayağa kaldırırız istemsizce. Ben onu bastırmaya çalıştıkça sessizliği arka alır kendine ve sıralar geçmişteki tüm hatalarımı film şeridi gibi karşımdaki gözümü alamadığım, izlemelere doyamadığım tavana. Pişman olurum o an kapıldığım sessizliğe!

kadın1

Neden diye sorarım benliğime! Neden getirdin beni kendime? Mutluydum ben maskemle. Sütten çıkmış ak kaşık gibi gülücükler saçıyordum etrafa, en mutlu bayramımdaymış gibi elimde tadellerle geziyordum kuytumda. Hatasız gibi, uzun süredir kendimi yargılamamanın verdiği haklı gururla uzaktım aklımın mahkemelerine. Selam dahi vermiyorduk kalbimle hiçbir savcıya, hakime!
İş mi şimdi senin yaptığın, hatırlattın tüm iç kavgalarımı beynime. Düşün dur şimdi yüreğin varsa, akşamdan sabaha!..
Benliğimle hiç savaşım bitmez benim, insanların arasından sıyrılıp gecenin bir vaktinde kalktım mı ayağa, düşünür dururum onun yaktığı mumda. Özlediğim duygular, işlediğim suçlar…
Aklımın köşelerinde kalan hesaplaşmalarım, kalan giden ne varsa önüme sıralanır uzun bir liste olur. Ben nasıl biri idim, ne hale geldim? Maskelerim ile mi mutluyum, insanlara göstermeye ürktüğüm esmer tenimle mi? Kime ne yapmışım, ne kadar can yakmışım? Fatura keserim bu zamana kadar yaşattıklarıma. Korkarım bazen benliğimle başbaşa kaldığımda.

Düşündüklerim gülümsemelerimi yalancı çıkarır çoğu zaman. İnsanın kendini eleştirmesi, benliğiyle hesaplaşması bu kadar mı zordur diye düşünürüm. Aslolan insana yardımcı olması değil midir?
Kendini eleştirmeyi bilen insanın özgüveni yükseklerdedir, öğretilen de budur kişisel gelişim kitaplarında. Herkes başkalarından önce kendini yargılamalı, kendi eksiklerini tamamlamalı, tamam olmayanları yakalamaya çalışmadan önce. Tüm dünyada, sosyal mecralarda tartışılan, kendisiyle barışık olmayan, öz eleştirilerinden dahi korkarak yaşayan, bir köşeye geçip kendisiyle tartışmayı, hatayı kendisinde aramayı bilmeyen insanların, konuşmaları, eleştirmeleri boş bulunurken iç savaşından korkmamalı insan. Belkide hiçbir olayda gösteremediği cesaretiyle yargılamalı kendini!

kadın2
Hani herkes yaralı, sol yanından, sırtından… Bir yandan herkes masum, herkesin kalbi temiz.
Bu can yakanlar neredeler, aynı anda aramızdan sıyrılmış olamazlar ya. Herkes ben masumu feryatlarında, yoksa bunlardan biri ben miyim? diye düşünüyorum, öz eleştiriden korkan insanlar yüzünden. Oturup benliğimle baş başa, yaşantımda tüm olanlardan kendimi sorumlu tutuyorum, kimseye güvenilmediğini olaylarla hatırlatıp duran hayatta’ kendimle dertleşiyorum.
Öz eleştiri sonucu özgüven.
Sessizliğin çaresiz bıraktığı anlara, kendimden kaçtığım anlara, insanlara göstermekten çekinip yüzüme maske taktığım günlere veda ediyorum. Kendimi eleştirip, sorgulayıp, iç savaşımı bitirdikten sonra, benliğime teşekkür ediyorum. Kendimi eleştirmeyi kendime görev bildikten sonra, kendi doğrularımla tamamladıklarımı, noksan olanlarda eleştirebilmenin haklı gururunu yaşıyorum. Herkesin hayatı tek kişilik sen önce kendine bir yol çiz ve ilerleme kaydedebilmek için de mola verip yaptığın yanlışlarının üzerinden geç ki yalnızca yürümüş olma. Yolculuğun tadı çıksın:)

Beğendim! Patreonda Öğrenci Blogları desteklemek için bir saniyenizi ayırın!

ruhunaiyibak

Hadi Yoruma

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

Başa dönün
Tüm yazılar Öğrenci Bloglarına aittir. İzinsiz paylaşılamaz. 2019&Öğrenci Blogları
%d blogcu bunu beğendi: