Gençlere değer katacak içeriklere Google Haberler'den abone olmak ister misiniz?.Google Haberlere Abone Ol. Gençliğe değer katma arzusuyla..

Şah İsmail kimdir denilince başta ülkemiz olmak üzere bir çok alanda farklı yaklaşımlar karşımıza çıkmaktadır. Özellikle beni, Türkiye’de son zamanlarda yaygınlaşan tarih dizilerinin de popülist, taraf tutucu yaklaşımları Şah ve ardıllarını daha doğru, anlaşılır bir şekilde araştırmaya ve yazmaya teşvik etmiştir.

  • Safeviyye
  • Şahlık mücadelesi
  • Şah-ı İsmail Hatayi

Şah İsmail Hayatı

Şah İsmail Hatayi 17 Temmuz 1487 yılında Erdebil’de dünyaya gelmiştir. Ailesi, Safeviyye tarikatının lideri olan babası Şeyh Haydar ve Akkoyunlu sultanı olan annesi Alemşah Halime Begüm Hatundur. Küçüklüğünde o dönemde Akkoyunlu Devleti sınırları içerisinde bulunan Tebriz’de kalmıştır. Babası Haydar bölgede taraftarı bir hayli fazla olup, tarikatın dini bir ekolden, siyasi bir ekole geçmesi için çalışmalarda bulunmuştur. Tarikat özellikle Şah İsmail’in dedesi Cüneyd döneminde mezhep değiştirip daha farklı ve siyasi bir çizgide hareket etmeye başlamıştır. Dedesinin Doğu Anadolu, Güney Toroslar, Halep, Şam ve Kafkaslarda çok ciddi bir taraftar topluluğu oluşmuştu. Şeyh Cüneyd giriştiği bu mücadelede bir çok zafer ve hezimet görmüştür. Akkoyunlu Hakanı, Uzun Hasan’ın kardeşiyle evlenmiş aynı zamanda Uzun Hasan’ın kızını da oğlu Haydar’a eş olarak almıştır.

Tam da bu noktada şu konuya açıklık getirmek isterim, Safevi Tarikatı ismini Şeyh Safiyüddin Erdebilli’den almaktadır. Bazı kaynaklar onun Kürt aşiretlerinden olduğunu savunsa da dönemin kaynaklarından Saffetu’s Safa ve farklı bir çok tarafsız kaynak onun Pir-i Türk olduğunu Türkçe konuşup yazdığını bu sebeplerle Türk soyundan geldiğini savunmuştur. Safevi Tarikatı Şeyhlerinin İsmail’e kadar ki süreçte dini, felsefi ve siyasal sorunlara değindiğini, Ankara Savaşında fiili olarak olmasa da Timur taraftarı olduğunu bilmekteyiz.

Şah İsmail ve şeceresine bakacak olursak Türk Sultanı bir anne ve Türk Kızılbaş soyuna bağlı bir babadan geldiği gözler önüne çıkmaktadır. Şeyh Cüneyd ‘in Şirvanşahlarla giriştiği mücadele sonrası öldürülmesi ve tarikatın başına Şeyh Haydar’ın geçmesiyle İsmail için varis diyebiliriz. Şeyh Haydar’ın İsmail 1 yaşındayken öldürülmesinin ardından, ağabeyi Sultan Şeyh Ali tarikatın başına geçmiştir.

Safevi taraftarları Şeyh Haydar’ın döneminde kafalarına 12 parçaya ayrılmış kırmızı bir sarık takmaktaydılar. Bu sebeple Kızılbaş ünvanını alan müritler artık hem bir öğrenci hem asker hem de Şeyhlerini Şah yapmak isteyen birer neferlerdi. O döneme kadar Şiiliğin yaygın olamaması ve güçlü bir devlet kuramaması Şiilerin bir arada yaşamasına izin vermemekteydi. Şunu da belirtmek isterim, Şah İsmail ve soyu Şii gelenekten gelmemektedir, onlar kendilerine Kızılbaş demekteydi, Anadolu Alevilerinin atası olarak kabul gören bu inanç yerli bir Türk- Şii senteziydi diyebiliriz. Safevilerin Akkoyunlu’yla yapmış olduğu evlilikler ve güçlenen müritleri Akkoyunlu Devletinin gücünü yıpratmaktaydı, işte tam da bu sebeple Şeyh Haydar’ı öldürtmüş ve soyunu yok etmek istemişlerdi. İsmail’in ağabeyi 8-9 yaşlarındaydı ve tarikatın başına geçmek zorunda kalmıştır.

Kızılbaşlık hareketini daha net anlatmak gerekirse, başlarında bir şeyh ve o şeyhin altında 6-8 arası ortalardan oluşmaktaydı. Civardaki Türkmen boylarından oluşan bu hareket, Osmanlı ve Akkoyunlu Devletlerinin politikalarını eleştirmekte ve yeni arayışlar içerisine girmekteydi. Bu sebeple kendisine bağlanan boylarla büyüyen bu hareket 16. yüzyılın ilk yıllarında bir devlet kuracaktır. Belki de o döneme kadar kurulmuş en büyük Türkmen, Konargöçer devlet ; Safevi Devleti.

Şeyh iken Şah İsmail
Şeyh iken Şah İsmail

Şeyh iken Şah İsmail

Sultan Şeyh Ali’nin de 9 yaşında öldürülmesiyle, İsmail henüz 2 yaşına basmadan bir oluşumun siyasi ve dini lideri olmuştu. Annesiyle birlikte dayılarının yardımıyla kaçan İsmail Diyarbakır, Urfa, Erdebil ve Gilan olmak üzere bir çok bölgede kaçak hayatı sürmüştür. Şeyhlerinden ayrılmak zorunda kalan müritlerde Anadolu ve Suriye dolaylarına göç etmişlerdir. 1498 yılına gelinirken İsmail filizlenmiş ve bir çok şey öğrenmiştir. Arapça ve Farsçayı da o dönemde öğrenmesi bize ana dilinin Türkçe olduğunu da göstermektedir.

Kuran’ı ezberlemiş ve savaş eğitimleri almıştır. Henüz 11-12 yaşına geldiğinde yaşının üstünde bir olgunluğa ulaşmış ve çevresindekileri etki altına almıştır. Dedesinin başlattığı babasının sürdürdüğü bu mefkureyi devam ettirmek için Kızılbaşlara haber göndertmiş ve çevresine davet etmiştir. Dört bir tarafa dağılan Kızılbaşlar onun etrafında birleşmiş ve sayıları on bine yaklaşan atlı birlikleriyle akınlara hazır hale gelmiştir. Şeyhlikle başlayan yolculuğuna 1501 yılında Akkoyunlu lideri Elvend Mirza’yı yenerek,1502 yılında resmi olarak kurduğu Safevi Devleti’nin ilk şahı olarak son vermiş oldu. 1524 yılında ölene kadar devletini genişletip Anadolu ve benzer coğrafyalardaki sevenlerine “Açılın Kapılar Şaha Gidelim” sözlerini söyletmeyi başarmıştır.

Değerlendirme

Onun bıraktığı eser yalnızca devleti değil aynı zamanda ulu ozanlığıdır. Hatayi mahlasıyla bir çok şiiri ve Türkçe, Farsça divanı mevcuttur. Biz onu sadece Sultan Selim ile savaşından tanırız oysa ki yazarlığı, yaşadıkları 37 yıllık yaşamına sığdırdıkları, acıları, aşkı ve inançlarıyla son 5 asrın en büyük kişiliklerinden birisidir. Hindistan’dan Balkanlara kadar şiirleri ve eserleri günümüzde söylenmekte ve yazılmaktadır. Bu yazımda Şah İsmail Hatayi- Safevi’nin Safevi Devletini nasıl kurduğunu daha farklı bir perspektiften sizlere sunmak istedim. İyi okumalar.

Bu içeriğimde sizlere şah İsmail kimdir, şah İsmail neler yapmıştır? gibi konulardan bahsettim. Umarım beğenirsiniz..

İlginizi Çekebilir: Çin Tarihi

https://www.linkedin.com/in/muharrem-%C3%B6v%C3%BCn%C3%A7-%C5%9Fahin-b59020216
Muharrem Övünç makalelerini beğendiniz mi? Sosyal medyada takip edin!
Başkalarına Fayda Sağla
Yorum Yok
Yorum İptal
Yorumlar: Şah İsmail Kimdir?

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Resim ekle - Yalnızca PNG, JPG, JPEG ve GIF desteklenir.

Sosyal Medya Hesaplarımız

TwitterInstagramPinterestLinkedIn Company

Arşivler

Copyright © 2020 Öğrenci Blogları. Tüm Hakları Saklıdır.

Login

Öğrenci Blogları'na Hoş Geldin

Gençlere değer katan içerikler üretiyoruz. Aramıza katılacağın için mutluyuz.
Giriş Yap

Gelişim için ilk adım. Boş vakitleri iyi değerlendirmek gerek.