içinde

SOĞUK

ilişki-eksikliği

Google Haberlere abone olarak gençlere değer katabilirsiniz.Google Haberler Ziyaret ettiğiniz için teşekkürler!

Soğuk bir gece. Dışarısı buz.
Sokakta yürüyorum. Rüzgar migrenimi tetikleyecek, biliyorum. Başım soğuğu sanki bir aşığı gibi kendine çekiyor. Ellerim soğuğu hissedince istemsizce şapkama gidiyor, önümü göremeyecek derecede başımı kapatmaya çalışıyor. Ona bunu kim yaptırıyor acaba diye düşünüyorum.
Sis, hava buz. Ben bu kokuyu biliyorum. Soğuk kokusu bu. İs kokuyor. Evlerde yanan sobalar dışarıda soğukla karşılaşınca çıkıyor ortaya. Karışık. Nefesimi darlıyor.
Sevmiyorum.
Ne insanları eve sokan soğuğu, ne de hastaneye koşturan, getirdiği hastalıkları.
Samimiyeti seviyorum, sıcaklığı; yumuşaklığı seviyorum, karı.
Kafamın içindeki düşüncelere bu denli yakın olan soğuğu, bir fincan kahve ile bastırmak istiyorum.
Yürüyorum, düşünceler karışık, deli dolu dizgin.

İnsanlar samimiyetin kapısından ayrılmak istemiyor, belki de yalnız kalmak istemiyorlar. Bu soğukta zorla ayakları geriye gittikçe ilerlemeye çalışıyorlar. Ayrı kalmak, soğuk kalmak. Soğukta kalmak gibi. Samimiyetsiz insanların, yüzlerini görmek, çilelerini çekmek gibi. Yalnız kalmama amacıyla doldurur hayatını yüzlerine bakmak istemeyeceği insanlara sevgilerini vermeye çalışarak. Sonra durulur sevemez yüreği, kire dayanamaz.

kadın
Anladım ki dünya soğuk bir yer. Güneş tepede olsa bile, samimiyet olmayınca her yer sana kış kokusu.
Herkes bir yerlerde ısınacak, sığınacak bir liman arıyor. Bulabilene aşk olsun. Ne kadar gerçek bir güneş ki o?
Her güneşi ısıtır sanır insanoğlu. Kış güneşi aldatır, bilir aldanır. Yürür aldanır. Gider ıslanır.
Kapatır gözlerini, yumar tüm kötülüklere, alır kış güneşini kalbine. İçine işler soğuk, kalbini karartır. Bilir aldanır.
Bile bile bir yangına sokar kendini, sevilmez belki ama ısındığı güneşi limanı sanır.
Fakat bilmez mi ki kış güneşi aldatır eşek buydurandır. Aldanmayı mı sever insanoğlu, kendini insanların sözleriyle, yalan gözleriyle tatmin etmeye mi çalışır. Bir bilinmezliktir başını alıp gider. Aslında ne yüreği tatmin olur ne popülerliği. Sonra başlar kendini hüzünler kralı ilan etmeye.
Dünyası başına yıkılmış gibi konuşur, yazar, anlatır.

Bir daha kimseye güvenemeyeceğini anlatır fakat bu süre sadece iki haftadır belki iki gün. Çünkü yürek alışmıştır boş yüreklere, boş sözlere. Tabiki güvenemez. Mış gibi yapmalarla yetinir. Dünyayı yönettiğini sanır da kalbini karartmamayı öğrenememiştir. Tüm ilişkilerden anladığını söyler de hayatı konusunda hiçbir fikri var mıdır?

gözleyen-adam
Anlattığı gibi değildir insanoğlu. Bildiğini söyler, toplar çevresine bir çemberi, konuşur fakat konu da boştur, konuşan ağız da. Kış güneşi gibi aldatır insan. Seviyorum dediği yürekten değilse, bir daha kolay güvenemez kalbin aşka. Söylediği sözler içine kuşku düşürüyorsa kimseye dert anlatamaz inanamaz yüreğin.
Doğru değil kimsenin dışa duruşu, masaya vuruşu.
İnanmak kışta olmaz, kış güneşine olmaz. Yüreği güneş olana daya sırtını. Boş olana, boşluğa değil. Sözünde güven olana teslim et. Gözlerine baktığında, kıştaki sıcaklığı bul.
Eğer hislerinin tercümanını bulamadıysan, sabırla bekle yüreğini kirletme. Tatmin etmen gereken çevren değil, sana emanet edilen güzel bir yürek.

İlginizi Çekebilir: ÖLÜMÜ BEKLERKEN

Rapor Et

Ne düşünüyorsunuz?

madrupkimse tarafından yazıldı

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Akıllı Kontrol Teknolojileri

Kozmetiğin Tarihi