TARİHE ADINI YAZDIRAN KADINLAR – II

BİLİM İÇİN KENDİNİ FEDA EDEN KADIN “Marie Curie”

Marie Curie veya doğum ismiyle Maria Salomea Sklodowska, Polonya asıllı kimyager ve fizikçi. 7 Kasım 1867 tarihinde doğdu.  Beş çocuğun en küçüğüydü ve üç büyük kız kardeşi ve bir de erkek kardeşi vardı.

Kardeşleriyle beraber annesinin müdürlük yaptığı okulda kalan Marie Curie derslerinde çok başarılıydı. Curie’nin annesi 1878’de tüberküloza yenik düştü. Barbara Goldsmith’in “Obsessive Genius” adlı kitabında, Marie Curie’nin annesinin ölümünün, Curie üzerinde derin bir etkisi olduğunu, yaşam boyu süren depresyonla mücadelesinin başlangıcı olduğunu belirtiyor.

Ülkesindeki mevcut eğitim sistemi yüzünden kadınların üniversiteye gitmesi ya da teknik eğitim almaları için yurt dışına gitmeleri gerekmekteydi. Bunun için kardeşi ile para biriktirmeye başladılar ve kardeşi 1885 senesinde Bronya Sorbonne’da tıp eğitimi görmeye başladı. Kardeşi mezun olduktan sonra Marie’ye matematik ve fizik eğitimi alması için yardım etti.  Marie odaklanmış ve zeki bir öğrenciydi.  O kadar başarılıydı ki yurt dışında okuyan Polonyalı öğrenciler için olan Alexandrovitch Bursu’nu kazandı. 1891 yılında başladığı üniversite eğitimini bir buçuk sene sonunda sınıfının birincisi olarak bitirerek Fizik diploması aldı. 1894 senesinde ise matematik alanında ikinci diplomasını aldı.

Pierre_Curie_(1859-1906)_and_Marie_Sklodowska_Curie_(1867-1934),_c._1903_(4405627519).jpg
Marie Curie ve Pierre Curie

Curie’nin profesörlerinden biri, Curie’nin araştırmaları için bir araştırma hibesi ayarladı. Bu araştırma projesi, aynı zamanda başarılı bir araştırmacı olan Pierre Curie ile tanışmasına sebep oldu. İkili, 1895 yazında evlendi. Pierre “Piezoelektrik Etkisini” keşfetti ve manyetik alan ve elektriği ölçmek için çeşitli aletler tasarladı.

Curie’yi, Alman fizikçi Röntgen’in X-ışınlarını keşfettiği raporları ve Fransız fizikçi Henri Becquerel’in uranyum tuzları tarafından yayılan benzer “Becquerel ışınları” hakkındaki makaleleri çok ilgisini çekti. Curie iki metal plaka, uranyum tuzlarını ve kocasının tasarladığı aletleri kullanarak deneyler yaptı. Yaptığı deneyler sonucunda saf uranyumun yaydığı ışıldamanın uranyum cevherlerinin yaydığı ışıldamadan farklı olduğunu ve bunun keşfedilmemiş bir elementi işaret ettiğinden şüphelendi. 1898 Mart ayında Curie, bulgularını “radyoaktivite” terimini icat ettiği bir bildiri makalesinde belgelemiştir.

Pierre_and_Marie_Curie.jpg

Curie, radyoaktivitenin ölçülmesinin yeni elementlerin keşfedilmesine izin vereceğini belirtti. Ve bu radyoaktivite, atomun bir özelliği idi. Marie Curie geceleri geç saatlere kadar çalışarak uzun çalışmalar sonucu polonyum adını verdikleri daha önce keşfedilmemiş bir radyoaktif elementi keşfetti.   O yılın sonunda radyum adı verilen ikinci bir radyoaktif elementi izole etmişlerdi. 1902’de Curie çifti, saflaştırılmış radyumun çıkarılmasındaki başarısını açıkladı. Haziran 1903’te Marie Curie Fransa’da doktora tezi savunan ilk kadındı.

her_story_1913_birmingham.jpg
1903 Marie Curie Doktora Tezi için  Fransa’da

 

1902 yılının Kasım ayında, Curie çifti, Henri Becquerel ile birlikte, “Radyasyon” u anlamalarına katkılarından dolayı fizik alanında Nobel Ödülü’nü kazandı. Nobel aday gösterme komitesi başlangıçta Nobel ödüllü bir kadını dahil etmeyi reddetse de Pierre Curie orijinal araştırmanın karısı olduğuna ısrar etti. 1906’da Pierre Curie, trajik bir kazada öldü. 1911’de Marie, polonyum ve radyum elementlerini keşfettiği için kimya alanında ikinci bir Nobel Ödülü’ne layık görüldü. (Nobel ödülünün 100 yıl dönümü onuruna, 2011 “Uluslararası Kimya Yılı” ilan edildi.)

marie-curie-kimdir-hayati-gercekler-ve-biyografi5-1024x576.jpg

Radyoaktivite konusundaki araştırmaları yoğunlaştıkça Curie’nin laboratuvarları yetersiz kalıyordu. Marie Curie, bir radyoaktivite araştırma laboratuvarı kurmak için Pasteur Enstitüsü ile görüştü. Birinci Dünya Savaşı 1914 ‘te çıktığında Marie Curie araştırmasını askıya aldı ve savaşın ön safhalarındaki doktorlar için mobil X-ışını makineleri düzenledi. Savaştan sonra Radium Enstitüsü’ne para toplamak için çok çalıştı. Ancak 1920’de, muhtemelen radyoaktif maddelere maruz kalmasından dolayı sağlık sorunları yaşıyordu. 4 Temmuz 1934 ’te Marie Curie, aplastik anemiden öldü. Doktor, “Kemik iliği, uzun bir radyasyon birikimi sonucu yaralandığı için muhtemelen tepki veremedi” dedi.

Marie Curie ‘nin defterleri hala o kadar radyoaktiftir ki Paris’in ünlü kütüphanesi Bibliothèque Nationale’de saklanan çalışma defterlerinden radyasyon gelmeye devam ettiği açıklandı. Bu defterler hala kurşun ve radyoaktif korumalı gereçlerle incelene bilmektedir.

Kaynak : Marie Curie

 

 

Beğendim! Patreonda Öğrenci Blogları desteklemek için bir saniyenizi ayırın!

nidakaplan

  1. İlerde bu kadınların arasında seni de görmek dileğiyle başarılarının devamını dilerim…🦉🦉

    1. Merhabalar. Ben sitenin kurucu admini. Çok teşekkürler..
      “İnsan topluluğu kadın ve erkek denilen iki cins insandan mürekkeptir. Kabil midir ki; bu kütlenin bir parçasını ilerletelim, ötekini ihmal edelim de kütlenin bütünlüğü ilerleyebilsin? Mümkün müdür ki; bir cismin yarısı toprağa zincirlerle bağlı kaldıkça öteki kısmı göklere yükselebilsin?”
      Atatürk..

  2. Bir kadının isterse neler yapabileceğini bir kez daha hatırlamış olduk. Bu serinin devamını sabırsızlıkla bekliyorum.🤗👌

    1. Merhabalar. Ben sitenin kurucu admini. Çok teşekkürler..
      “İnsan topluluğu kadın ve erkek denilen iki cins insandan mürekkeptir. Kabil midir ki; bu kütlenin bir parçasını ilerletelim, ötekini ihmal edelim de kütlenin bütünlüğü ilerleyebilsin? Mümkün müdür ki; bir cismin yarısı toprağa zincirlerle bağlı kaldıkça öteki kısmı göklere yükselebilsin?”
      Atatürk..

Hadi Yoruma

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

Başa dönün
Tüm yazılar Öğrenci Bloglarına aittir. İzinsiz paylaşılamaz. 2019&Öğrenci Blogları
%d blogcu bunu beğendi: