Teknoloji Geliştirme Bölgeleri : YILDIZ Teknoparkın Birinciliği

Özellikle teknik üniversitede okuyan her öğrencinin içerisinden “Umarım burada stajımı yapabilirim.” veya “Nasıl olsa benim üniversitemin içerisinde, mezun olduğum gibi atarım kapağı!” tarzında hayalleri olduğu yerdir Teknoloji Geliştirme Bölgeleri.

İsterseniz literatürdeki anlamına bakalım bir de;

Teknoloji Geliştirme Bölgesi;

Yeni veya ileri teknolojide mal ve hizmet üretmek isteyen girişimcilerin, araştırmacı ve akademisyenlerin sınaî ve ticari faaliyetlerini üniversitelerin yanında veya yakınında yürütebilmelerine ve bu üniversitelerden yararlanabilmelerine imkân vermek için kurulmuş akademik, sosyal ve kültürel sitelerdir.

Yazımın devamında “Teknoloji Geliştirme Bölgesi”nden bahsederken kısaca TGB ifadesini kullanacağım ki her seferinde hem kendim yazarken yorulmayayım hem de sizler sürekli uzun uzun okumak zorunda kalmayın, neyden bahsettiğimiz çok net bir şekilde belli zaten.

TGB’lerin amacını kısa ve öz bir şekilde ifade etmek gerekirse, üniversite ve sanayiyi buluşturmak, hem teoride bilgi üretmek hem de teorinin uygulamaya ve pratiğe yansıtılarak aynı zamanda iş dünyasının desteğiyle de elle tutulur gözle görülür üretimler yapmak diyebiliriz.

Türkiye’de ilk defa 1980 yılında TGB kurulmaya başlanmıştı. O zamanlar TGB olarak değil Teknokent olarak ifade ediliyordu.90’lı yıllarda KOSGEB – Üniversite işbirliği bağlamında teknokentlerin ilk adımı olarak “Teknoloji Merkezleri” kurulmaya başlandı.

Bana sorulacak olursa biraz geç kalınmış diyebiliriz ama demiş olduğum gibi birazcık. Dünyada yaklaşık 1950’li yıllarda başlayan bu süreç yaklaşık 20 yıl sonra bizim ülkemizde kendini göstermeye başlamış ama yapılanlara ve gelişmelere bakacak olursak, nitelikli üniversitelerim bu yıl açığını kapatmış veya kapatmaya çalışmış diyebiliriz.

Teknokentler (TGB), 2001 yılında çıkarılan bilmem kaç numaralı yasa ile yasal çerçeve içerisine alınarak resmi hale getirilmiştir ve aynı yılda çıkarılan bilmem kaç numaralı yasa ile de şimdiki kullanılan ifade olan “TGB” ifadesi olarak tanımlanmıştır.

“Teknoloji Geliştirme Bölgesi” olarak kullanılmasındansa “Teknokent” veya “Teknopark” olarak kullanılmasını ve o şekilde tanımlanmasını tercih ederdim. Hem çok daha kullanılabilir hem de çok daha anlaşılır olması açısından daha iyi olabileceğini düşünüyorum.

Yasaların numaralarını internetten yapacağınız çok ufak bir araştırma ile bulabilirsiniz ki bu da sizler için ufak bir araştırma motivesi olur. Şu anda ilgili Bakanlık tarafından 84 TGB ilan edilmiştir ve bunların 61’i şu an faaliyette olup diğerleri geliştirme aşamasındadır.

Bu sayı göze azmış gibi gelebilir ve nitekim de fazla değil ancak şahsen şunu diyebilirim ki çok fazla niteliksiz ve denetimsiz daha doğrusu sadece açılmak için TGB açmaktansa, daha denetimi yüksek olanakları fazla ve daha nitelikli üretim yapan TGB’lerin açılmasını tercih ediyorum. Zamanla sayıları kendiliğinden artacaktır.

Dünyada ise TGB çalışmaları 1951 yılında Silikon Vadisi-Stanford Araştırma Parkı’nda başlamıştır. Silikon Vadisinin başarısı, Amerika ve Avrupa’da 1970’li yıllarda TGB’lerin yayılmasına ve artmasına yol açmış, 70’lerin sonuna doğru bu hareketlilik Japonya’ya ulaşmıştır.

Avrupa’ da Türkiye ile hemen hemen aynı zamanda bu süreç içerisine girmiş ama onlar mı bu konuda bizden önde, biz mi öndeyiz yoksa eşit seviyede miyiz??? Burası çok karışacak galiba, neyse bu sonraya kalsın.

Bugün dünyada 1000’e yakın TGB bulunmaktadır. Bu sayı diğer merkezlerle birlikte 4000’e ulaşmaktadır.

Yazımın ilk bölümü TGB’ler hakkında sizlere bilgi vermekti. Şimdi ise şu anda Makine Mühendisliği bölümü öğrencisi olduğum Yıldız Teknik Üniversitesinin başarısından bahsetmek istiyorum.

ytü

2019’un Aralık ayında 7’nci Teknoloji Geliştirme Bölgeleri ve Ar-Ge Merkezleri ödülleri verildi.

Bu tarz ödüllerin verildiği törenlerin düzenlenmesi ülkenin bu konuda kendini geliştirme açısından oldukça önemlidir. Özellikle üniversitelerin bu konuda yarış ve rekabet içerisinde olması hem üniversitenin kendisini teşvik etmesini sağlayacak hem de ülkenin globalde adının çok daha iyi bir şekilde duyulmasını sağlayacaktır.

Nerede bilimsel rekabet, orada bilimsel gelişim ve kalkınma!

Yıldız Teknik Üniversitesine ait olan Yıldız Teknopark, Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı’nın hazırladığı Teknoloji Geliştirme Bölgeleri Performans Endeksi sonuçlarına göre, 2018 Genel sıralamasında, Tüm Teknoloji Geliştirme Bölgeleri arasında Türkiye’nin en başarılı Teknopark’ı seçilerek önemli bir başarı elde etmiş oldu.

Üniversitemi başarısından dolayı kutluyorum ki gerçekten ben de aşırı yakından takip edemesem de ne türlü çalışmalar yapıldığını biliyordum. Hak yerini bulmuş ve çok zorlu bir süreç, çok güzel bir şekilde taçlandırılmış. Bu başarıların tekrarlanmasını ümit ediyorum.

Aynı zamanda Yıldız Teknopark, “En İyi Gelişmekte Olan Teknoloji Geliştirme Bölgesi” kategorisinde de birinci seçildi. Bu kategorilerde ODTÜ Teknokent 2.sırada ve İTÜ Arı Teknokent 3.sırada yer aldı.

Elbette ODTÜ, İTÜ ve diğer TGB’leri de kutlamak gerekir onların da bu süreçte oldukça yoğun çalışma göstermiş olduklarından eminim.

teknoloji geliştirme indeks sonuçları

Biraz geri dönüp okudum da TGB’leri bence yeteri kadar anlatmış bulundum, detaylara fazla girmesem iyi olacak galiba. Velhasıl kelam, ilk yazımı da hem sizlere TGB kavramından bahsederek hem de YILDIZ Teknopark’ın başarısını anlatarak tamamlamış bulunuyorum. Sonraki yazılarda buluşmak ümidiyle…

İlginizi Çekebilir : İnovasyon Nedir? Nasıl Yapılır?

185

Bu içeriği beğendiniz mi?

Beğendim! Patreonda Öğrenci Blogları desteklemek için bir saniyenizi ayırın!

Murat Batu Koca

2 düşünülmüş “Teknoloji Geliştirme Bölgeleri : YILDIZ Teknoparkın Birinciliği” 2 düşünülmüş “Teknoloji Geliştirme Bölgeleri : YILDIZ Teknoparkın Birinciliği

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

Başa dön
Tüm yazılar Öğrenci Bloglarına aittir. İzinsiz paylaşılamaz. 2019&Öğrenci Blogları
%d blogcu bunu beğendi: