Gençlere değer katacak içeriklere Google Haberler'den abone olmak ister misiniz?.Google Haberlere Abone Ol. Gençliğe değer katma arzusuyla..

Trianon Antlaşması, 1. Dünya savaşının ardından Macaristan Devleti ile İtilaf Devletleri arasında imzalanan barış antlaşmasıdır. Bu antlaşma Macaristan devletinin resmi olarak Avusturya’dan ayrı imzaladığı ilk antlaşmadır.

1.Dünya Savaşı Öncesi Tarafların Durumu

Avrupa 19. Yüzyılın sonunda Doğu ve Batı olmak üzere siyasi olarak iki parçaya bölünmüştür. Batı kanadını oluşturan İngiltere ve Fransa, yanlarına Hollanda’yı da alarak Avrupa siyaset ve ticaretine yön vermekteydi. Gelişimini, sanayileşmesini ve sömürgeleşmesini 18. Yüzyılda zirveye oturtan bu iki güç Dünyanın her yerinde savaşlarda söz sahibi statüsüne erişmiştir. Doğu kanadında ise 19. Yüzyılın ortasında birleşmiş Alman güçlerini toplamayı başaran ve üst düzey disiplinle sistemini oturtan Prusya ve köklerinin bağlı olduğu, Avusturya-Macaristan İmparatorluğu vardı. Bu dört devlette hem tarih boyunca birbirleriyle sık sık savaşıp hem de rakiplerini alt etmek için birbirleriyle sık sık müttefiklik yapmışlardır. Yani aslında 20. Yüzyılın ilk çeyreğinde oluşturulan ittifaklar tarihi bir dostluktan gelmemektedir. İttifaklarda ana amaç anlık siyasi ve ticari çıkardır. Bu da bizlere günümüzde bile devam eden Doğu Avrupa- Batı Avrupa çekişmesinin aslında 20. Yüzyılın başlarında oluşmaya başladığını göstermektedir.

 19.Yüzyılın sonlarına doğru sanayileşmesini tamamlayan Prusya nüfus olarak da kendisini toparlamış, Bismarck ve Wilhelm komutasındaki Almanlar Avrupa’nın sayılı güçlerinden olmuştur. Bu da Bismarck’ın Alman ordu ve gücünü nasıl toparladığına bir örnek oluşturmaktadır. 7. Yüzyıldan sonra Cermen kavimler yerleşik hayata geçerek kendilerine ait ilk yerleşim yerlerini kurdular. O günden modern zamana kadar da düzen ve disiplin terimlerini bünyelerinde toplamayı başarmışlardır.

Alman toplumlarının da konargöçer bir temelden geldiğini bildiğimiz için aslında savaşçı kişiliklerinin nasıl bu denli gelişmiş olduğunu tahmin edebiliyoruz.   Bir diğer Cermen kavmine mensup ülke de Avusturya’dır. İsviçre- Almanya- Avusturya hattının sınır komşusu ve aynı kavime mensup olmaları 20. Yüzyılda yaşanan 2. Dünya Savaşında bu durumun önemini ortaya çıkaracaktır.

Avusturya – Macaristan İmparatorluğu’nun Hazırlığı

Avusturya 19. Yüzyılda siyasi ve askeri olarak Kutsal Roma İmparatorluğunun dağılmasıyla zor duruma düşmüş gücünün bir kısmını kaybetmişti. Nüfus ve güç olarak zayıflayan Avusturya balkanlarda da birçok toprak kaybetmişti. Kaybettiği toprakları geri kazanmak isteyen Avusturya, zamanında Alman Prensliklerinin birliği için savaştığı Prusya’ya yakınlaşmaya başlamıştır.  

Macaristan ise tarih boyunca Balkanların en etkili gücü olmayı başarmıştır. 15. Yüzyılda Avusturya ve Osmanlı Devletleri tarafından sıkıştırılan Macaristan, Batı’dan Doğuya giden akıncıların, yağmacıların ve tüccarların durak noktası olmuştur. 1526 yılında Osmanlı Devleti ile yaptığı Mohaç Meydan Savaşında kaybederek Osmanlı himayesine girmiştir. Osmanlı Macaristan’ı ilhak etmemiş bazı bölgelerine Türkmen halkı yerleştirerek kalıcı olmayı hedeflemiştir. 1686 yılında Osmanlı’dan ayrılan Macarlar, bu tarihten Trianon Antlaşması imzalanana kadar Avusturya’nın parçası olmuştur.

Avusturya - Macaristan’ın 1. Dünya Savaşı Karnesi
Avusturya – Macaristan’ın 1. Dünya Savaşı Karnesi

Avusturya – Macaristan’ın 1. Dünya Savaşı Karnesi

Prusya İmparatorluğunun, 1881 yılında Avusturya-Macaristan İmparatorluğu ile yapmış olduğu ittifak 1882 yılında İtalya’yı da yanlarına almalarına neden olmuştur. Sınır olarak birbirine yakın olan bu 3 ülke Orta ve Doğu Avrupa ticaretini elinde bulundurmak istemiştir. Kurulan bu üçlü ittifak 1913 yılına kadar sürmüştür. Almanların İngiliz ve Fransız sömürgelerini tehdit etmesi, müttefikler toplaması bir savaşın kapıda olduğunu İngilizler Ve Fransızlara göstermekteydi. İngiltere önce ABD ile ardından Fransa ile ticaret ve ittifak antlaşmaları yapsa da ABD’nin savaşmaya sıcak bakmaması üzerine Hollanda ve İtalya ile aralarını iyi tutmaya çalıştığını görmekteyiz.

Kurulan ittifaklar ışığında Osmanlı Devletini yanında istemeyen İtilaf Devletleri, niyetini açıkça belli etmekteydi. Prusya ise İngiliz sömürgelerine giden yolun Orta Doğu olduğunu bildiğinden Osmanlı’yı yanında görmek istemekteydi.

19. Yüzyıldan bu yana iyi ilişkiler geliştiren Osmanlı-Prusya fiili olmasa da bir ittifak kurmayı başarmışlardı. Bütün bu neden ve amaçların ışığında Avusturya tahtının veliahdı Arşidük Franz Ferdinand’ın 28 Haziran 1914’te Saraybosna’da Sırp bir militan tarafından vurulmasıyla 4 yıl süren 1. Dünya Savaşı başlamıştır. Avusturya-Macaristan’ın bu olay sonunda Sırbistan’a karşı savaş açmasıyla Almanya’da Avusturya’nın yanında savaşa girmiştir. Eş zamanlı olarak Fransa ve İngilizler de Almanya’ya savaş açmış ve yoğun savaş başlamıştır.

Avusturya-Macaristan orduları Polonya ve Sırp sınırında savaşmış aynı zamanda Rus ordularıyla muharebelere girişmiştir. Avusturya ve Osmanlı’nın doğuyu tutması sebebiyle Alman orduları Belçika üzerinden Fransa’ya girmiştir. Savaş yoğun ve şiddetli geçerken Avusturya-Macaristan’a olan muhalifliğini de sebep göstererek İtalya savaşa İtilaf Devletlerinin yanında dâhil olmuştur. Bu durum savaşın kırılma noktası olmuştur. Diri ve düzenli İtalyan ordularının da Alplerden Avusturya-Macaristan İmparatorluğunu sıkıştırmasıyla 1917 de savaşın rengi değişmiş, İtilaf devletleri üstünlüğü ele almıştır.

1917 yıllında Rusya’da çıkan ayaklanma ve Ekim Devrimi Rusya’nın savaştan çekilmesine neden olmuştur. Bu sayede ordularını iyice güneye kaydıran Avusturya-Macaristan orduları biraz rahatlamış olsalar da Yunanlıların da baskısıyla Balkanlarda büyük kayıplar yaşamıştır. Macaristan içerisinde çıkan isyanlar ve hükümetin de yıkılması İmparatorluğu çıkmaza sürüklemiş ve Avusturya-Macaristan İmparatorluğu savaştan çekilmiş Avusturya ve Macaristan iki farklı devlet statüsüyle antlaşmalar imzalamıştır. Trianon Antlaşması Macaristan tarafının imzaladığı barış antlaşması olmuştur.

Trianon Antlaşması

3 Kasım 1918 yılında Villa Giusti Antlaşması ile İtilaf Devletleri Avusturya-Macaristan İmparatorluğu ile ateşkes yapmıştır. 12 Kasımda toplanan Geçici Ulusal Meclis Avusturya’da Cumhuriyeti ilan etmiş ve Macaristan’dan ayrılmıştır. Bağımsız ve tek bir devlet olarak kalan Macaristan ordusu ve halkı direnç gösteremeyip İtilaf Devletlerinin dayattığı Trianon Antlaşmasını 4 Haziran 1920 tarihinde imzalamak zorunda kalmıştır.

Macaristan’ın da bu antlaşması tanımasıyla yürürlüğe giren Antlaşma Macarların topraklarının %60 ını nüfusunun ise 2/3 sini kaybetmesine neden olmuştur. Bölünen Macar toprakları çeşitli balkan ülkelerine dağıtılmıştır. Ve tüm bu olaylar ışığında Macaristan Avrupa’nın en güçsüz devletlerinden birisi konumuna gelmiştir.

Trianon Antlaşması Maddeleri
Trianon Antlaşması Maddeleri

Trianon Antlaşması Maddeleri

1.Dünya Savaşı sonunda imzalanan barış antlaşmaları dünyada ve kaybeden devletlerde yoğun bir isyan uyandırmıştır. Barış maddelerinin çok ağır olduğunu savunan devletler sık sık halkları tarafından baskı altına alınmış, rejim değişikliğine gitmek zorunda kalmıştır. Trianon Antlaşması da diğer ülkelerle imzalanan barış antlaşmaları gibi ağır maddelere sahiptir.

  • Batı Macaristan toprakları Avusturya’ya verilecektir.
  • Hırvatistan, Slovenya ve Banat bölgelerinin çoğunluğu Yugoslavya’ya bırakılacaktır.
  • Banat’ın kalan kısımları Romanya’ya verilecektir.
  • Fiume İtalyan topraklarına katılacaktır.
  • Slovakya ve Kuzey Macaristan topraklarının sınırları Çekoslovakya’ya verilecektir.
  • Macar orduları 35.000 kişi ile sınırlandırılıp ağır silah kullanması yasaklanacaktır.
  • Macaristan’ın ödeyeceği savaş tazminatı İtilaf Devletleriyle ayrı ayrı görüşülecektir.

Ana olarak bu maddeleri barındıran Trianon Antlaşması Macaristan halkının 2. Dünya Savaşında Alman ordularına sempati duymasına ve İtalya-Fransa kanadına uzun süreler nefret duymasına sebep olacaktır.

Trianon Antlaşması Sonuçları

13.Yüzyıldan 1960’lı yıllara kadar tam bir bağımsızlık içinde olamayan Macar halkı, önce Doğu Roma ardından Osmanlı hâkimiyetinde yaşamıştır. 17. Yüzyılda Avusturya hâkimiyetine giren halk 19. Yüzyılda Avusturya’yla birleşerek yarı bağımsızlık kazanmıştır. Bu bağımsızlığı 1. Dünya savaşıyla zedelenen devlet resmi olarak 1920 yılında Bağımsız bir devlet olsa da Trianon Antlaşması sebebiyle ticari ve fiili olarak neredeyse hiç bir hakka sahip olamamıştır.

Trianon Antlaşması sonucunda, Balkanlarda en yüksek nüfuslu 2. Ülke olan Macaristan küçük bir Balkan ülkesine dönüştürülmüştür. Trianon Antlaşması imzalandıktan sonra ülkede devam eden iç savaş da bastırılmıştır. Komünist ve Sağ rejimlerin sık sık el değiştirmesiyle ülke siyasi istikrarsızlık yaşamaktaydı. 1920-44 tarihleri arasında mutlak monarşi, meşruti monarşi, komünist rejim ve yarı-cumhuriyet rejimlerini ayrı ayrı yaşayan devlet ancak 2. Dünya savaşı sonrasında istikrarlı siyaset güdebilecekti. Tarih boyunca Cermen kavimleriyle yakınlık gösteren devlet 2. Dünya Savaşında ’da Rusya ve Yunanistan’da Mihver Devletlerle birlikte hareket edecektir.

Değerlendirme

Macar halkı için büyük bir hüsran olarak anılan Trianon Antlaşması, 1. Dünya Savaşı sonrasında Macaristan’ın rejim ve hükümet değiştirmesine olanak sağlamıştır. Günümüz de Macaristan daha düzenli ve toplu olmasını Birleşmiş Milletler ve Avrupa Birliği’ne borçludur. 1914-1945 yılları arasında 2 dünya savaşını da kaybeden Macarlar şuan da Avrupa’nın en fakir devletlerinden birisidir. Ve aynı zamanda şunu da ifade etmek gerekir ki, Trianon Antlaşması maddelerinin de bunda payı büyüktür. İyi okumalar.

İlginizi Çekebilir: Sanayi Devrimi Tarihi

https://www.linkedin.com/in/muharrem-%C3%B6v%C3%BCn%C3%A7-%C5%9Fahin-b59020216
Muharrem Övünç makalelerini beğendiniz mi? Sosyal medyada takip edin!
Başkalarına Fayda Sağla
Yorum Yok
Yorum İptal
Yorumlar: Trianon Antlaşması

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Resim ekle - Yalnızca PNG, JPG, JPEG ve GIF desteklenir.

Sosyal Medya Hesaplarımız

Copyright © 2020 Öğrenci Blogları. Tüm Hakları Saklıdır.

Giriş Yap

Öğrenci Blogları'na Hoş Geldin

Gençlere değer katan içerikler üretiyoruz. Aramıza katılacağın için mutluyuz.
Giriş Yap

Gelişim için ilk adım. Boş vakitleri iyi değerlendirmek gerek.