Gençlere değer katacak içeriklere Google Haberler'den abone olmak ister misiniz?.Google Haberlere Abone Ol. Gençliğe değer katma arzusuyla..

Geçmişten günümüze bu kavram oldukça değişti, gelişti ve daha ulaşılabilir hale geldi. Kolay ulaşılır olması, bilgiye ulaşabileceğimiz birçok kaynağın ortaya çıkmasıyla doğrudan ilişkili aslında. Tsundoku sendromu da bu kadar çok bilginin bu kadar hızlı yayılabilmesiyle başladı. Başlarda insanoğlunun gelecektekilere bilgi aktarmak adına yazdığı yazılar bugünkü kütüphaneleri oluşturdu. Şimdilerde ise bilgilere çok daha kolay ulaşabileceğimiz bir kaynak olan İnternet, bilgiye ulaşım süresini geçmişe göre ciddi derecede azalttı. Ancak internet, her ne kadar tercih sebebi olarak ön sıralarda yer alsa da değerini azaltamadığı bir kaynak var: Kitaplar.

Kitaplar, okumayı öğrendiğimiz günden beri hayatımızın içinde. Yapılan çeşitli bilimsel araştırmalar, kitap okumanın birey gelişimine katkısının yadsınamaz olduğunu doğruluyor. Bununla birlikte her gün okumayı alışkanlık haline getirmek, insan psikolojisine zihinsel rahatlama anlamında büyük katkı sağlıyor. Faydaları dilden dile dolaşırken kitaplarla ilgili birçok farklı görüşler de var: Bilgiye bu kadar kolay ve hızlı ulaşırken kitap okumanın gereksiz olduğu ya da e-kitap okuyucuların kullanımının yaygınlaştırılarak kağıt israfının önüne geçilmesi gibi. Bunları bir kenara bırakarak günümüzde oldukça yaygınlaşmış bir durumdan söz etmek istiyorum. Dünya genelinde yapılan araştırmaya göre günümüzde 5 kişiden 2’si bu sendroma sahip: Tsundoku Sendromu.

Tsundoku Sendromu Ne Anlama Gelir?

Japonca kökenli bir kelime olan Tsundoku; istiflemek anlamına gelen “tsunade”, bir süreliğine bırakmak anlamına gelen “oku” ve okumak anlamına gelen “doku” kelimelerinin kombinasyonundan oluşup bir kitabı satın alıp okumama ve okunmamış kitapları yığma anlamına gelir. Kısacası Tsundoku Sendromu, kişinin okuyabileceğinden çok kitap alıp okumama ve istifleme durumu olarak bir tür özel istifleme bozukluğudur.

Tsundoku sendromu
Tsundoku Sendromu

Tsundoku Sendromu Neden Oluşur?

Tsundoku sendromuna sahip olan bireyler, okuyabilecekleri miktardan çok daha fazla kitap alıp depolarlar, ancak bu karakterize durumun nedenini tam olarak açıklayamazlar. Genel olarak şu sebeplerden ötürü bu davranışların gerçekleştiğini söyleyebiliriz:

  • Kişi, satın aldığı kitabın baskısının biteceği ya da bir daha bulamayacağı endişesine kapılarak önceden istediği ya da o anda ilgisini çeken kitapları almak ister.
  • Kitap satın almaktan mutluluk duyan ve zevk alan kişilerde de bu durum gözlemlenebiliyor. Bu duygu, kişinin her aldığı kitapla hayatına bir değer katacağı ve bunun da bir getirisi olarak kişisel gelişimini yönetme anlamında kontrol sahibi olma düşüncesinden ileri geliyor. Bu düşünceyi fazlaca benimsemiş olan kişiler daha iyi bir hayat, bakış açısı, psikoloji gibi kavramların da aldığı kitaplarla beraber geleceğini düşünüp bundan mutluluk duyuyor.
  • Popüler kültürün getirisi olarak da adlandırabileceğimiz bir durum olarak da kişi, özellikle çok satılan ve o dönemde fazlaca sevilen kitapları alma isteği duyuyor. Bu insanın gelişmelerden geri kalmamak adına kişisel tatminini sağlamaya yönelik olarak inceleyebileceğimiz bir durumdur. Aynı zamanda hayranı olunan ya da gelecekte onunki gibi bir hayat tarzı istenen bir kişinin okuduğu kitaplar da sırf bu istek dahilinde kişi tarafından alınıp depolanıyor.
  • Kişi kendini olduğundan daha farklı göstermek isteyebilir. Yani hem o kitapları alıp depolarken daha iyi bir bakış açısı kazanacağı düşüncesi hem de diğer insanlar tarafından sıkı okuyucu olarak görülmesi kişinin istekleri arasında olabilir.
Tsundoku Sendromu
Tsundoku Sendromu

Tsundoku Sendromunun Belirtileri Nelerdir?

  • Kişinin okuyabileceği kadar kitaptan çok daha fazlasını alıp okumadan ya da çok az miktarını okuyup kalanını “gelecekte okurum” düşüncesiyle biriktirmesi ve yaptığını asla istifçilik olarak görmemesi.
  • Kitaplıklarının dolu olduğunu görmenin ve o kitapları okuyunca elde edeceği kazanımları hayal edince kişinin bundan büyük bir mutluluk duyması.
  • İhtiyaçlarını temin ederken hali hazırda bir sürü kitap olmasına rağmen kişinin kitap alamamaktan kendini alıkoyamaması ve bunu gereksinimi olmamasına rağmen “ihtiyaç” olarak adlandırması.
  • Kitapçı, kitap fuarı, online kitap siteleri gibi yerlerde gezinmekten kişinin büyük haz duyması, kendini kitap almak konusunda durduramaması.
  • Kitapların fiziksel halde ellerinde bulunmasını isterler ve çoğunlukla e-kitap okuyucu ya da tablet gibi araçların kitap okuma konusundaki işlevini anlamsız bulurlar.
  • Kitaplarına karşı büyük bağlılık duymak da sık görülen belirtilerdendir. Kişi; birine kendi kitaplarından ödünç vermek istemez, verirse de bu durum kişide bir rahatsızlık oluşmasını sağlar.
  • Fazladan satın aldığı kitapların asla gereksiz bir harcamaya neden olduğunu düşünmez ve bu tarz bir eleştiriyle karşılaşırsa kızgınlık duyar. Kişi, temel ihtiyaçlarını bile önemsemeyerek kitap almaya devam eder ve gelecekte okuyacağını düşünerek bunu normal bir durum olarak benimser.
Tsundoku Sendromu
Tsundoku Sendromu

Tsundoku Sendromunun Tedavisi Nedir?

Tsundoku sendromunun tedavisi ancak kişinin bu durumu kabullenmesi ve bu durumu çözüme kavuşturmak istemesi ile mümkündür. Kişinin, bu durumun kendisi için zararlı olmadığı ve tam tersi kendisine yararı dokunduğunu düşünmesinden ileri gelen bu süreç öncelikle farkında olmasıyla çözümlenmeye başlar. Birkaç basit adım kişiyi bu durumdan uzaklaştırabilir:

  • Çok fazla kitap aldığımızda hangi birinden başlayacağımız düşüncesi bile bizi çoğu zaman okumaktan uzaklaştırabilir. Bunun için sadece kendimize daha uygun ve ilgi alanlarımıza daha çok hitap eden kitapları alarak “kitap alıp okuyamama” sorununu çözebiliriz.
  • Sürekli kitap almak yerine kendimize “aldığımız kitapları okuyup daha sonra yeni kitap alma” sınırı koyarak bu davranışımızın önüne geçebiliriz.
  • Teknolojinin getirdiği yeniliklerden faydalanma da bu davranış modelinden kaçınma açısından iyi bir yöntem olarak sayılabilir. E-kitap okuyucu ya da tablet yardımıyla kitap okumak istifleme sorununun önüne geçebilir. Bunun dışında son dönemlerde fazlaca faydalanılan sesli kitap uygulamaları da hem boş zamanı değerlendirmek hem de kitaplardan aldığımız yararı zamanla arttırmak açısından verimli bir seçenek olabilir.

Tsundoku ile Karıştırılan Bir Kavram: Bibliyomani

1700’lü yıllarda Dr. John Ferriar tarafından türetilen Bibliyomani, Yunanca “biblion” ve Fransızca “mania” kelimelerinin kombinasyonundan oluşmuştur. Kişinin kitap toplayıp biriktirmesi ve buna bağlı olarak kişinin hayatının her açıdan zedelenmesini meydana getiren bir obsesif kompulsif bozukluktur.

Bu hastalığa sahip olan insanlar hayattaki asıl amaçlarının kitap satın almak üzerine olduğu düşünür ve sahip olduğu tüm servetini bu amaçla harcarlar. Kitaplar için ciddi seviyede tehlikeli suçları bile, özellikle hastalığın ileri seviyelerinde, işleyebilirler. Büyük bir tutku haline gelmiş bir durum olarak bu hastalık kişide bir pişmanlığa neden olmaz çünkü tıpkı tsundoku sendromundaki gibi kişi bunu geleceğe yatırım olarak gördüğünden bu durumu normalleştirir. Bu hastalığın Tsundoku sendromundan farkını ise şöyle anlatabiliriz:

  • Bibliyomani durumu kişinin kitapları okuma amacı taşıyarak alması ile oluşmaz. Kişi sadece hayat amacının kitaplarla ilgili olduğunu ve kitaplara karşı ciddi derecede tutkulu olduğundan kitapları satın alır ve istifler. Ancak Tsundoku sendromuna sahip kişiler, kitapları okuma amacıyla satın alır, yeterli zaman bulamadıkları ya da hangisinden başlayacaklarını bilmedikleri için okuyamazlar.
  • Bibliyomanlar sadece biriktirip asla okumadıkları kitapları düşününce veya görünce kitapları okumak için almadıklarından herhangi bir suçluluk hissetmezler. Oysa durum Tsundoku sendromuna sahip bireylerde farklıdır. Amaçları okumaya yönelik olarak alındığından bireyde okunmayıp istiflenen kitaplar yoğun bir suçluluk duygusu yaratır.
  • Bibliyomani hastalığına sahip kişiler kitaplara karşı büyük bir tutku duyduğundan onları sergilemekten büyük haz duyar. Ancak Tsundoku sendromuna sahip kişiler, kendilerinin iyi ve sıkı bir okuyucu olduğunun bilinmesini isterler.

Umberto Eco’nun Kütüphanesi ve Kütüphane Karşıtlığı

İtalyan bilim insanı, yazar, düşünür ve eleştirmen olan Umberto Eco’nun kendisine ait kişisel bir kütüphanesi vardır. Yaklaşık otuz binden fazla kitap bulunan bu kütüphane insanları çok etkilemiştir ve farklı düşüncelerin doğmasına sebep olmuştur. Eco, kütüphanesini gören ziyaretçilerini iki farklı gruba bölerek şöyle tanımlar: Kütüphanesinden ve içindeki kitaplardan oldukça etkilenip Eco’ya kaç tanesini okuduğunu soran kişiler ve kütüphanenin kişisel zevk ve ego tatmini değil, bir araştırma aracı olduğunu düşünenler. Peki Umberto Eco’nun bu kadar kitaba sahip olması neyi ifade ediyor ve ona ne şekilde katkı sağlıyordu?

Aslına baktığımızda Eco’nun bu kadar kitaba sahip olmasındaki amaç bir gösteriş ya da ego tatmini değil, bilmediklerinin etrafında hep var olmasını sağlamaktı. Öyle ki bu durum onun merakını hep dinç tutuyor ve araştırmacı ruhlu olmasına büyük katkı sağlıyordu. Farklı alanlardan olan kitap koleksiyonu, onun bilmediklerinin var olduğunun kanıtıydı. “Kütüphane karşıtlığı” kavramı da bu okunmamış kitap koleksiyonuna hitaben doğdu.

Kitap Sevgisi Üzerine…

Küçüklüğümden beri duyduğum bir söz var: “Her şeyin fazlası zarar” diye. Ancak bu kavramdan haberdar olana kadar okunmayan kitapların, fazla kitap almanın bireye bir zarar verebileceği düşüncesi aklımın ucundan dahi geçmemişti. Her ne kadar kitapların yeri şimdilerde başka araçlarla doldurulsa da, fiziksel olarak okuyabilmenin yeri bambaşka bana göre. Aynı şekilde kitapçılarda, kitap fuarlarında rafların arasında saatlerce kaybolmak da… Küçük sınırlamalar yaparak kontrollü bir şekilde davrandığımızda ise hayatımıza etkisi muhteşem oluyor. Büyütüyor, geliştiriyor ve en önemlisi değiştiriyor. Evet, bazen bir kitap, birinin hayatında koskocaman değişimlerin öncüsü oluyor; bazen de en umutsuz anında birine dost oluveriyor. Ne olursa olsun, kitaplar yaşamı, yaşamayı güzelleştiren şeylerden biri. Sizin de hayatınızı güzelleştirmesi dileğiyle, hoşça kalın!

“Kitapları seviyor musunuz öyleyse hayatınız boyunca mutlu olacaksınız demektir.”

Jules Chore

İlginizi Çekebilir: Mutlaka Okunması Gereken Kitaplar

Başkalarına Fayda Sağla
İnsanlar bu hikayeyi tepki gösterdi.
Yorumları göster Yorumları gizle
Yorumlar: Tsundoku Sendromu Nedir?
  • 27 Mayıs 2021

    Aslında bu durum şu sözü çok güzel ispat ediyor; \”Kitap satın almak ve kitap okumak birbirinden bağımsız 2 ayrı hobidir.\”

    Cevap

Bir cevap yaz

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Resim ekle - Yalnızca PNG, JPG, JPEG ve GIF desteklenir.

Sosyal Medya Hesaplarımız

Copyright © 2020 Öğrenci Blogları. Tüm Hakları Saklıdır.

Giriş Yap

Öğrenci Blogları'na Hoş Geldin

Gençlere değer katan içerikler üretiyoruz. Aramıza katılacağın için mutluyuz.
Giriş Yap

Gelişim için ilk adım. Boş vakitleri iyi değerlendirmek gerek.