Tüketim Çağı Ve Bize Kattıkları(!) #4

Eğitim Anlamında Tüketim

İki ay önce Linkedin sohbet kısmına düşen bir mesajla başlayan bu macerada ilk yazı serimin de sonuna gelmiş bulunmaktayım. Evet, sonun başlangıcı bu şekilde yazılmış diyelim.

Eğitim, çağımızın olmazsa olmazı diye adlandırdığımız bir olgu. Bu yazıyı yazarken Amerika’nın Colorado eyaletinde Estes Park vilayetinde bulunmaktayım. Ve Amerikalı arkadaşlarım okumak için benim kadar istekli değiller. Aileleri de onları bu konuda ne teşvik ediyor ne de onlara köstek oluyor.

Dünyanın cazibe merkezi ABD, eğitim anlamında ilk on içerisine beş üniversite sahibi bir ülke. Ama bakın görün ki kendi halkı eğitim ve öğretim anlamında bu istatistiğin aksinde bir grafik çiziyor. Ve neredeyse bizim ile tamamen zıt bir fikirdeler. Elbette kültürel farklılıklar olacak, fakat burada bahsetmek istediğim konu, ” ‘Eğitim adı altında vaktimizi tüketiyor muyuz?’ yahut ‘Değerlendiriyor muyuz?’ ” sorularının gerçek cevapları.

Son dönemlerin yaygın fikri, örgün öğretim dediğimiz gerçekliğin pek de gerekli  olmadığı yönünde. İnternetin bulunması ile birlikte başlayan bilginin hızla yayılması çağı bizlere şunu göstermiştir: İnternet bağlantımızın olduğu her yerde yani ” online ” olabildiğimiz yerlerde eğitim dahil birçok içeriğe ulaşabiliyoruz. Bu koşullar altında, belki de gerçekten fiziksel bir sınıf ortamına gerek kalmadan aynı eğitimi alabilir ve zamanı verimli kullanma adına ciddi adımlar atılabilir.

Online eğitim platformlarının sayısının hızla arttığı ve kendi kendine bir ekonomik kalem haline geldiği bu günler geleceğin bir demo versiyonu dersek yanılmış olmayız.

Öte yandan yeniliğe açık olmayan bir eğitim sistemi içerisinde online’a geçiş gibi bir yönelim tam anlamıyla devrim niteliğindedir. Eğitimde eşitlik, online eğitim ile sağlanabilir savı bu noktada hakkı verilmesi gereken bir savdır. Yani konumuz hem zamanın kullanımı hem sosyal anlamda eşitlik ve temel başlangıcımız eğitimin tüketilen bir içerik halini almış olması. Çok fazla duymuşuzdur “İşte küçük haplar icat edilsin,üretilsin. Onları kullanalım ve içerdiği bilgiye sahip olalım” diye. Hayaller üzerine çalışma yapan bilim adamları ve girişimciler, bu bahsettiğim şey üzerine çalışmalarına devam ediyorlar. Bir de çip meselesi var ki o konuya hiç girmeden kestirmeyi kullanıp can alıcı soruya gelmek istiyorum. Fiziksel sınıf ortamından ve eski müfredatlardan vazgeçmek mümkün mü? Buraya kadar yüzeysel bir şekilde geldiğimiz ve incelemeye çalıştığımız tüm bu tüketim çağı çılgınlıklarında eğitim anlamında tüketimin son konu başlığı olması, temel teşkil etmekte. Ve tabi ki belli başlı eğitim klişeleri ile birlikte aslında sona geliyoruz hep birlikte.

“Biz bunu nerede kullanacağız? Gerçek hayat ile ne alakası var? Teoride tamam ama pratikle bir bağlantısı gerçekten var mı ?” gibi soru cümlelelerini sanıyorum hepimiz kurmuşuzdur fakat yine de ‘bakın bunu sınavda soracağım’ diyen öğretmenin uyarısından o konuya en azından bir göz gezdirmişizdir. Ne olursa olsun, yaratıcılığın öldürülmediği ve yönelimler doğrultusunda kişilerin kendilerini eğittiği ömür boyu devam eden bir süreç olarak eğitimin hayatımızın bir parçası olduğu günleri görme umudum yüksek.

Son olarak Tolstoy’un sözleri ile bu yazıyı sonlandırmak istiyorum:’Gelecek için endişe etmeyin.Çünkü gelecek diye bir şey yoktur. Sadece şimdi vardır, onun için yaşayın ve  şimdinin içinde iyiyseniz sonsuza dek iyisiniz demektir. İnsanlar yalnızca acıyla büyür. Bunun farkında olmak ve başa gelen talihsizliği  kabul etmek iyidir. Böylece insan isteyerek sırtlandığı yükleri hafifletir. Yaşamın bedende değil de ruhta olduğunu fark ettiğinizde artık ölüm yoktur, sadece bedenden kurtuluş vardır. Ruhumuzda ölümün ötesinde bir şeyler görürüz. Zihnimizde neyin bedensel olmadığını ayıklayın. O zaman içinizde neyin ölümsüz olduğunu anlayacaksınız.”

Beğendim! Patreonda Öğrenci Blogları desteklemek için bir saniyenizi ayırın!

Bedrettin

Hadi Yoruma

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

Başa dönün
Tüm yazılar Öğrenci Bloglarına aittir. İzinsiz paylaşılamaz. 2019&Öğrenci Blogları
%d blogcu bunu beğendi: