ÜNİVERSİTE NASIL YAŞANIR (1)– HAZIRLIK SINIFI

Pek çok eğitim kurumunun eksiği olduğu için özel sektörün ipi göğüslediği bir alandır kariyer planlama koçluğu veya danışmanlık şirketleri. Eğer hiçbir ücret ödemeden üniversite hayatı hakkında fikir sahibi olmak istiyorsanız buyurun size yeni mezundan “Üniversite Nasıl Yaşanır?” serisi.

Lise hayatınız boyunca çalıştınız, emek verdiniz, stres yaptınız ve sonunda istediğiniz üniversiteye bir şekilde seçilmeyi başardınız. Üniversiteye başlayacak olan pek çok insana hayatının en keyifli dönemine girdiği ve her anını dolu dolu yaşaması gerektiği söylenir. Peki, bu her anını dolu dolu yaşamak nedir?

Her üniversite için değişmekle birlikte genel olarak söylemek gerekirse eğer seçtiğiniz bölüm İngilizce’de %30’un üzerindeyse hazırlık eğitimi (veya dil belgesi) zorunludur. Bölüme geçmeden önce İngilizce yeterlilik sınavına girersiniz ve belirlenen bir puan üzerinde bir not alırsanız hazırlık sınıfından muaf olursunuz. Pekâlâ, diyelim siz muaf olmayanlardansınız, buyurun aşağıya.

Boğaziçi, İTÜ, Bilkent, ODTÜ başı çekmekle birlikte pek çok üniversitede hazırlık sınıfı mevcuttur. En önemli nokta şu ki; en yüksek faydayı sağlayarak bu yılı nasıl tamamlayabilirsiniz. Pek çok kişinin tatil yılı olarak gördüğü hazırlık yılı aslında sizi bölümünüze hazırlayacak olan sene. Yıl içinde her şeyden önce yapacağınız en akıllıca iş İngilizceyi halletmek olacak. Özel sektör olsun, devlet olsun, yüksek lisans başvurusu olsun fark etmiyor, aranan ilk ölçüt iyi düzeyde İngilizce bilgisi. Artan nüfus ile birlikte İngilizcenin yetmediğini, pek çok firmanın ikinci bir dil istediğini iş arama sitelerinden rahatlıkla fark edebilirsiniz. Hazırlık senesini boşa geçecek bir yıldan ziyade dil kursu gibi düşünün ve bu yılınızı İngilizceyi halletmeden bitirmeyin. Sonraki senelerde fark edebileceğiniz gibi İngilizce aynı zamanda sizin bölümünüzle ilgili en çok kaynağa ulaşabileceğiniz dil olacak.

366928-3-4-7636b

İngilizceyi hem günlük hayatta hem akademik alanda kullanabilecek düzeye gelin. Her yiğidin bir yoğurt yiyiş tarzı vardır diyerek işin gramer kısmına hiç girmiyorum. Bu sene içerisinde istediğiniz dizi ve filmleri izlemeye zaman bulacağınız en rahat yıl ve benim önerim bunları İngilizce alt yazılı, zaman geçtikçe de alt yazısız izlemek. Türkçe alt yazıyı seçeneklerin arasına koymayın bile, diziyi sadece okuyarak bitirirsiniz benden söylemesi. Belki The Big Bang Theory veya Game of Thrones’u alt yazısız izlemek sizin başta sadece kafanızı karıştıracaktır; o halde Friends ya da How I Met Your Mother gibi kısa komedi dizilerine yönelebilirsiniz.

Bu dizileri izlerken espri anlayışlarının bizden epey değişik olduğunu da fark edeceksiniz. İzlediğiniz şey çizgi film olsa bile olur, amaç verdikleri tepkileri, kelimelere yaptıkları vurguları kavrayabilmek. Şarkı dinlemek her ne kadar keyifli olsa da filmlerin, dizilerin size dil açısından kattığı değerin yanından geçebileceğini düşünmüyorum. Pek çok hocamın önerdiği internetten yabancı arkadaş edinme tavsiyelerini de hiçbir zaman 2 3 günden uzun süreliğine başaramadım. Eğer yine de denemek isterseniz Onlinechat, Speaking7, Englishchats, To Learn English, Speaking24 gibi sitelere göz atabilirsiniz.

Yabancı bir dil öğrenirken işin en zor kısmı konuşmaktır. Pek çok insan anladığını ama konuşamadığını ifade eder. Hadi gramer kısmının üstesinden bir şekilde geldiniz ve duyduğunuzu az çok anlıyor, yazı yazabiliyorsunuz diyelim. “Ben İngilizce biliyorum artık yaa, yabancı dizileri alt yazısız anlıyorum” derken ilk şokunuzu yol tarifi soran turistte yaşayacaksınız. Imm right, left, 100 meters diye bir şeyler gevelemek istemiyorsanız bir an önce yabancı arkadaş edinmeye bakın derim, buldunuz mu da bırakmayın. Sizi günlük hayatta konuşma tarzına alıştıracak en önemli hocaları buldunuz demektir. Arkadaş bulmak zor demeyin, öğrenci kulüpleri bunun için var.

kulupler-sldier-002

Öğrenci kulüpleri. Eğer büyük bir kampüse sahip bir üniversitede öğrenci iseniz, üniversitelerin ilk iki haftası boyunca attığınız her adımda yeni bir kulüp standı göreceksiniz. Bu yıl hazırlık yılı, kendi bölümünüzle ilgili olanları bırakın, yabancı dil kulüplerini araştırın. Bu sayede hem İngilizceyi pratik edeceksiniz, hem de yeni arkadaşlar ile tanışacaksınız. Eğer diyorsanız ki boş vaktim çok, sizi topluluk önünde konuşma yapmanıza yardımcı olacak, proje hazırlama tekniklerini öğreneceğiniz bir öğrenci kulübü öneririm, lisans süresince çok ihtiyaç duyacaksınız. Ama derseniz ki iki hafta gider bırakırım, hiçbir kulübe boş yere para harcamayın derim. Bazı şehirlerde erasmus öğrencileri bir kafe belirleyip haftanın belirli günlerinde buluşuyorlar, sizin şehrinizdekine bir göz atın derim.

Eğer şehirde yeniyseniz “çok okuyan değil çok gezen bilir “ sözünü unutmayın ve gezmeyi asla ihmal etmeyin derim. Başka şehirden gelen arkadaşlarınıza en azından nerede en güzel kahvenin yapıldığını veya gezmeyi en sevdiğiniz müzeyi gösteremeyecekseniz ne anlamı kalır üniversite hayatının. Eğer ailenizle kalıyorsanız ve zaten kendi şehrinizde yeterince gezdiyseniz arkadaşlarınızla veya tek gidebileceğiniz pek çok tur mevcut, sosyal medyadan size de uygun olanları kolayca bulabilirsiniz. Gezmek ve yeni insanlar tanımak hayatın her alanında size çok büyük artılar getirecek unutmayın. Bunları yaparken abartmadan dersleri de ihmal etmeyin tabii, ikinci sene hazırlık okumak istemezsiniz.

Beğendim! Patreonda Öğrenci Blogları desteklemek için bir saniyenizi ayırın!

sosyohobik

Hadi Yoruma

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

Başa dönün
Tüm yazılar Öğrenci Bloglarına aittir. İzinsiz paylaşılamaz. 2019&Öğrenci Blogları
%d blogcu bunu beğendi: