Volkswagen ve Emisyon Skandalları / Neden Türkiye ?

Arkadaşlar, hepinizin malumu Volkswagen dün itibariyle, Manisa’da 943.5 Milyon TL sermayeli bir şirket kurdu. Bu gelişmenin ardından Volkswagen üzerine bir flood hazırlamaya karar verdim, umarım sıkılmadan okursunuz. Şimdiden iyi okumalar.Volkswagen, Almanya’da 1937 yılında tek model halk tipi otomobil üretimi için Nasyonal Sosyalist Alman İşçi Partisi tarafından Alman Otomotiv Birliği’ne kurdurulan bir otomobil firmasıdır. Şirketin adı, Almanca’da halkın arabası anlamına gelmektedir. Bu kısa bilginin ardından neden bu floodu yazmaya karar verdiğime geleyim; yüksek emisyon oranlarının atmosfere verdiği zarar hepimizin malumudur. Son yıllarda da otomotiv dünyasında emisyon skandalları denilince akla gelen firmaların başında Volkswagen gelmektedir.

Elektrikli Deniz Araçları İhracata Yön Verebilir Mi ?

2014 yılında Uluslararası Çevre Vakfı’ndan Peter Mock tarafından Volkswagen’in açıkladığı “toksik madde emisyonlarının” gerçeği yansıtmadığı yönünde bir iddia ortaya atılmıştı. Bu iddia sonrasında Uluslar Arası Çevre vakfı tarafından yapılan araştırmalar Peter Mock’un şüphelerini doğrular nitelikteydi. Yapılan araştırmalarla Volkswagen’in; toksik Azot-Oksit yayınım değerlerini, gerçek değerlerinin çok daha altında gösterdiği keşfedildi. 2014’ün Mayıs ayında yayınlanan rapora göre otomobillerin gerçek emisyon değeri, yasal sınırın neredeyse 40 katıydı.

wolkswagenin logosu

2014’te yayınlanan Uluslararası Çevre Vakfı’nın raporunun oldukça ses getirmesi sonrasında harekete geçen ABD Çevre Koruma Ajansı; bazı araştırmalar yaparak ulaştığı sonucu 18 Eylül 2015’te rapor haline getirerek yayınladı. Yayınlanan raporda 2009 ve 2015 yılları arasında üretilmiş Volkswagen dizel araçlarda, emisyon oranlarını düşük gösteren hileli cihazlar kullanıldığı ortaya çıktı. Volkswagen bu gelişmenin ardından bir süre sessizliğini korumasının ardından iddiaları kabul etti. 22 Eylül 2015 tarihinde yapılan açıklamada dünya genelinde 11 milyon dizel araçta emisyon değerlerini düşük gösteren hileli cihazların kullanıldığı belirtildi. Skandalın ortaya çıkmasının ve dünya piyayasında büyük etki yaratmasının ardından şirketin o dönemde ki CEO’su Matthias Müller, 29 Eylül 2015 tarihinde 11 milyon aracın kademeli olarak geri çağrılacağını açıkladı. Volkswagen’ın itirafından sonra konunun peşini bırakmayan Çevre Koruma Ajansı, 2 Kasım 2015 tarihinde ikinci bir rapor daha yayınladı.

Otomotiv Mühendisliği Nedir?

Bu raporla birliktede “Volkswagen’in ürettiği 3.0 litre dizel araçların 2014, 2015 ve 2016 modellerinde de, emisyon oranlarında benzer bir ihlalin olduğu ortaya çıktı. Bu raporun ardından ABD federal hükümeti, Volkswagen’ın ABD yasalarındaki emisyon için belirlenmiş yasal sınırı ihlal ettiği gerekçesiyle bir tazminat davası açtı. Açılan davada Alman otomobil üreticisinden istenen tazminat, tam olarak 46 milyar dolardı. ABD’nin açtığı davadan sonra uzlaşma yolu arayan Volkswagen; 25 Ekim 2016 tarihinde, ABD federal hükümeti ile 2.0 litrelik dizel araçların yaptığı ihlali kapsayan bir anlaşma imzaladı. Bu anlaşma kapsamında Volkswagen, ABD’nin kirliliği azaltma çalışmalarında kullanılmak üzere 4.7 milyar dolarlık bir ödeme yapacaktı.

wolkswagenin skandalı

EPA’nın ilk raporunda belirtilen araçlar için ABD Federel Hükümeti ile anlaşma yapılmış olsa da ikinci raporda ortaya çıkan 3.0 litrelik dizel araçların emisyon ihlali hala büyük bir problem teşkil ediyordu. Bu sorunu da ortadan kaldırmak isteyen şirket yetkilileri, 20 Aralık 2016 tarihinde ABD federal hükümeti ile yeni bir anlaşma daha yaptı. 3.0 litrelik dizel araçların yaptığı ihlali kapsayan bu anlaşma gereğince Volkswagen, EPA’nın çalışmalarında kullanılmak üzere 225 milyon dolar ödeme yapmayı kabul etmişti. Yapılan anlaşmalar dışında 11 Ocak 2017’de Volkswagen’e mahkeme tarafından ekstra yaptırımlar uygulandı. İhlaller için 2.8 milyar dolar ceza ödeyen Volkswagen, ortaya çıkan çevre sorunları için de 1.5 milyar dolarlık ek bir ceza ödemeye mahkum oldu. Yani mahkeme, anlaşmaların dışında Volkswagen’ın 4.3 milyar dolarlık bir cezaya çarptırılmasına karar verdi.

1 Nisan 2017’de görülen tüketici davasında ise Volkswagen, emisyon skandalından etkilenen araç sahiplerine ödenmek üzere 2.1 milyar dolar cezaya mahkum edildi. Gelen bu cezalarla, skandalın faturası giderek artıyordu. Para cezaları ile yetinmeyen ABD Federal Mahkemeleri 25 Ağustos 2017 tarihinde emisyon skandalından dolayı Volkswagen’da mühendis olarak çalışan James Liang’a, 40 ay hapis cezası verdi ve ABD hapishanelerine gönderdi. İlk tutuklamanın üzerinden 4 ay sonra geçmesinin ardından 6 Aralık 2017 tarihinde, mahkeme tarafından suçlu bulunan Volkswagen eski üst düzey yöneticisi Oliver Schmidt, yaşanan skandal nedeniyle 7 yıl hapis cezasına çarptırıldı. Volkswagen’in karıştığı skandallar bunlarla da bitmedi. Yaşanan bu süreçte birçok çevreci oluşumun eylemlerle tepki gösterdiği Volkswagen’ın, toplum gözündeki güvenilirliği de iyice sarsılmıştı.

Birçok davanın da hala devam ettiği dipnotunu düşerek Türkiye’de kurulacak Volkswagen Fabrikası’na geçiş yapalım..

“Neden Volkswagen Türkiye’yi seçti?” sorusu birçok insanın kafasını kurcalayan bir meseledir. Esasında bunun nedeninin üstte yazdığımız verilerle alakası mevcuttur. Bunların dışında en önemli etkenlerden biri Türkiye’nin Volkswagen’in yeni fabrikası için 40 bin araçlık garanti ve 400 milyon euroluk teşvik taahhüt ettiğinin belirtilmesi Türkiye’de kurulacak fabrikayı Volkswagen açısından cazip kılan bir noktaya getirdi. BM İklim Eylem Zirvesi kapsamında AB, çevreyi kirleten egzoz gazı emisyonunu kontrol altında tutmak için 2021’den itibaren satılan araçlarda karbondioksit miktarını kilometre başına ortalama 95 grama indirdi. 2025 yılına kadar 2021 yılı seviyelerinin yüzde 15 altına, 2030’da ise 2021 yılı seviyelerinin yüzde 35 altına inecek. Emisyon standartlarını tutturamayan üreticiler ise 2021 yılından itibaren sattığı her araç için karbon miktarı başına ceza ödeyecek. Bu yüzden otomotiv üreticileri AB piyasasından kopmamak adına sıfır emisyona sahip elektrikli araçlara yatırım yapmaktadır. Bu zorunluluk Türkiye’deki satışlar için geçerli olmamakta lakin ihracatının büyük bir bölümünü Avrupa’ya yapan üreticiler uymak durumunda kalmaktadır.

KARANLIK FABRİKALAR

Kamuoyuna sızan ilk bilgilere göre Volkswagen Türkiye sahasında Passat ve Skoda Superb’nin üretimini yapacak. Her iki aracında dizel/benzinli olduğunu baz aldığımızda bu veri Volkswagen’in neden Türkiye’yi seçtiği hakkında bizlere bilgi veren diğer bir argümandır. Hala Paris İklim Antlaşması’na imza atmayan ülkelere göz attığımızda da (Türkiye, Angola, Eritre, İran, Irak, Kırgizistan, Lübnan, Libya, Güney Sudan ve Yemen) “Neden Türkiye ?” sorusunun cevabına bir adım daha yaklaşmaktayız.  Dizel/Benzinli araçların Ortadoğu’daki satışlarını sürdürebilmek maksadıyla stratejik anlamda Türkiye güzel bir bölge olmaktadır. Her açıdan otoriterleşen ve egemenlerden yana taraf olan bir yargı sisteminin olduğu gerçekliği kuşkusuz Volkswagen’in Türkiye’yi seçmesinde diğer etkenler arasında yer almaktadır. Bir diğer etken de kuşkusuz ucuz iş gücüdür.Yapbozun parçalarını birleştirirken ucuz iş gücüne değinmemek kuşkusuz olaya eksik bakmak anlamına gelmektedir..

Son olarak da konuya açıklık getirmesi açısından Türkiye’de trafiğe kayıtlı otomobil sayılarına bakmak gerekmektedir. 2013’te 4 milyon 700 bin 343 olan trafiğe kayıtlı otomobil sayısı 2018 sonunda 12 milyon 398 bine yükseldi.Türkiye’de satış rakamlarını baz aldığımızda İkinci sırada bulunan Volkswagen 2004-2018 yılları arasında 855 bin 282 araç sattı. Pazardaki payı %10,8 .. Olası vergi indirimleri taahütleri, düşük işçilik, teşvikler vb argümanların yanı sıra AB ve ABD’den yeterince darbe alan ve dizel/benzinli araçları değerlendirmek açısından konuyu ele aldığımızda Volkswagen Türkiye’yi neden seçti sorusunun cevabı ortaya çıkmaktadır. Son olarak şunu ekleyeyim; Volkswagen Avrupa sahasında enerji tedarik edecek, elektrikli arabalar için şarj hizmeti verecek Elli Group GmbH şirketini kurdu. Yani benzinli/dizel araçları ucuz iş gücüyle Doğu’ya sürerken elektrikli araçlar noktasında da çalışmalarını Batı’da sürdürmektedir. Bunları bilerek süreci değerlendirmenizde fayda görüyorum.

Beğendim! Patreonda Öğrenci Blogları desteklemek için bir saniyenizi ayırın!

Deniz Aksakal

Bir düşünce, & ldquo;$ s & rdquo;

  1. Emeğinize sağlık özellikle sayısal veriler üzerinden hareket etmeniz konunun ne kadar iyi arastırıldığını gösteriyor. Eski bir Doğuş oto çalışanı olarak konu ayrıca ilgimi çekti.

Hadi Yoruma

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

Başa dönün
Tüm yazılar Öğrenci Bloglarına aittir. İzinsiz paylaşılamaz. 2019&Öğrenci Blogları
%d blogcu bunu beğendi: