Yapay zeka ile tasarım mümkün mü ?

Herkese uzun bir aradan sonra yeniden merhaba!

Bildiğimiz üzere teknoloji sürekli gelişmekte , yapay zeka üzerine bir sürü çalışmalar yapılmaktadır. Bu yazımda gelişen teknoloji mimarlığı nasıl etkileyecek? , bizleri neler bekliyor? , robotlar ile tasarımlar yapılabilir mi ? bu sorulara bakacağız. Buyrun efendim incelemeye başlayalım….

  1. yüzyılda, hızla gelişen yapay zeka teknolojileri, mimarlara mimari tasarım süreçlerinde problem çözmede yardımcı olmak için kaçınılmaz bir araç olacaktır. Yapay zeka, normalde görsel algı, konuşma tanıma, karar verme ve diller arası çeviri gibi insan zekası gerektiren işleri yapabilen bir bilgisayar sistemidir. Mimarlar yeni projelerle uğraşmak için eski inşaat, tasarım ve yapı verilerini günümüzde halen kullanıyorlar, ancak sektördeki çoğu tasarımcı ve plancı için bu süreç hala karanlık çağlarda yer almakta. Yapay zeka, mimari tasarım sürecini geliştirmek için klasik yöntemler ile yüzyıllar boyunca toplanan verileri bir mili saniyede kullanma yeteneği harikalar yaratabilir. Yapay zekanın karar vermek için verileri kullanma yeteneği ve önerileri, özellikle bir mimari projen ilk aşamasında, tasarım süreci için çok önemli olacaktır. Yapay zeka işte tam olarak burada devreye giriyor.

Mimari Tasarım Sürecinde Yapay Zeka

Mimari tasarım süreci aşağıdaki adımlardan oluşur,

-analiz

girdi

-bağlam

-karar verme

-konsept oluşturma

-taslak çizimi

Yapay zeka sistemlerinde olduğu gibi, mimari tasarım süreci de bir ağaç algoritmasına sahiptir. Analizler, toplanan girdiler, bağlam, kararlar, konsept bu ağaç algoritmasının dallarını oluşturur. Mimar tıpkı yapay zeka algolaritmalarında olduğu gibi ağacın dallarını taramaya başlar ve taramanın sonunda en iyi tasarım kararını verir.

Yapay zeka ve mimari.jpg

YAPAY ZEKA MİMARİDE NASIL KULLANILABİLİR

A.BÖLGE VE SOSYAL DURUM ANALİZLERİ

Bir proje ve kısıtlamaları hakkında bilgi toplamak proje alanına seyahat etmeyi, eskizlerin çizimini ve fotoğraf çekilmesini içeren bir mimari tasarım sürecinin ilk aşamasıdır.

İçinde bulunduğumuz online dünyada, mimarın elinde proje ve proje alanı ile ilgili gereken bir çok veri bulunmaktadır. Bu veriler birbirleri ile bir ilişki içinde ve diğer kaynaklara karşı referans vermektedir. Bu durum tasarımcının çevredeki bölgeyi hiç etkileşime girmeden simüle edebilmesine imkan tanıyor.

Hali hazırda mimarların arazi koşullarını değerlendirmesine imkan sağlayan BIM uygulamaları bulunuyor. EcoDesigner Star veya Google SketchUp yazılımları için açık kaynak kodlu eklentiler, mimarların ofislerini terk etmek zorunda kalmadan gerekli bina ve çevre analizlerini yapmalarını sağlamakta. Bu durum hali hazırda pek çok uygulamanın, yirmi yıl önce başarısız olabilecek büyük projeleri üstlenmesine olanak tanımaktadır.

Günümüz dünyasında insanların davranışlarının ve etkileşimlerinin kayıtları sürekli genişleyerek gerçek zamanlı olarak bulut platformlarında biriktiriliyor. Kişisel veriler, son yıllarda kullanıcıların ihtiyaçlarına entegrasyon kabiliyeti ile sosyal, davranışlara ve etkileşimlere yönelik tasarım üretimde kullanılabilmektedir.

Örneğin, bir şehirde ki çocuk nüfusu okul sayısıyla bağlantılı olan bir eşiği aştığında, bölgesel yönetim birimine yeni bir okulun ihtiyacının önemine dair bir bildirim gönderilebilir. Bu bağlamda yapay zeka, en çok ihtiyaç duyulan yerlerde yeni projeler üretmek suretiyle toplum ve mimarlar için önemli bilgiler verebilir.

B.TASARIMA KARAR VERME

Mimar, düzenlenmiş bir tasarım özeti olarak proje parametrelerini yapay zeka sistemine girdiğinde yapay zeka bu kriterleri yerine getiren bir dizi çözüm önerir. Bu işlemler sırasında yapay zeka, kendi kendine öğrenen algoritmik parametrelere dayanan çok sayıda seçenek yaratmak için bulut sistemini yani beşeri verileri kullanabilir. Örgü benzeri ve akışkan formlar, yazılım doğada ve yakın çevresinde bulunan yapısal kuramları taklit edebileceğinden estetik bir sonuçtur ve şaşırtıcı olmayacaktır. Yazılımlar doğada bulunan yapısal kuralları da taklit ettiği için bitkiler ve yeryüzü şekillerine benzer tanıdık formlar üretmeye yatkındır. Üretilen bu tasarımlar dakikalar içinde sistem üzerinden render almaya hazır 3D tasarımlar olarak ortaya çıkmaktadır. Yapay zeka ile gelecekte ortaya çıkabilecek çevre koşullarına (tahmin edilebilen nüfus ve doğa koşulları) karşı tasarımlar ortaya koymak mümkündür.

C.MÜŞTERİ VE KULLANICI ETKİLEŞİMİ

Yapay zeka hem mimar hem de mimar olmayanların mimari tasarım üzerindeki algılarını ve etkileşimlerini değiştirmek için ilginç bir potansiyele sahiptir. Ek donanım kullanımı sayesinde, arttırılmış-sanal gerçeklik, gerçek dünya deneyimini yakalama ve geliştirme yeteneğine sahiptir. Artırılmış gerçeklik,  bir müşterinin yapımdan önce farklı tasarım tekliflerini içinde yaşıyormuş gibi hissetmesine izin verir. Işıklar, sesler ve bir binanın kokuları bile taklit edilebilir. İnsanlar, inşaat öncesi tasarımlar arasında en çekici teklifi seçebilir ve değişen ihtiyaçlarına göre yapılacak revizyonlar hız kazanır.

Kodlama bilen profesyoneller ile çalışan tasarımcılar, insan beyni tarafından çözülemeyen karmaşık sorunları yapay zeka yardımı ile ortadan kaldırabilir. Yapay zeka sadece tasarım ve yaratıcılık konularında değil aynı zamanda teknik ve mühendislik bilgisi gerektiren alanlarda da önemli bir rol oynayacaktır. Yapay zeka günümüzde tasarım ve teknik konularda mimarlara yardımcı olmakla birlikte, gelecekte sanal gerçeklik ve sanal mekan kavramları, mimarlık alanına yeni bir soluk getirebilecektir. Gelecekte mekanı algılama yeteneğine sahip bir yapay zeka, mimari planlar üretmeye başlayabilir. Bu, mimarların tasarım sürecinin dışında kalmasına neden olabilecektir. Yazılım ve kodlama bilen mimarlar bu etik problemden etkilenmeyeceklerdir ve kendilerine bu yeni akım mimaride hatırı sayılır bir yer bulacaklardır.

Ancak yapay zekanın ilk profesyonel mimari eseri olan 2017’de Almanya’nın Hamburg kentinde inşa edilen Elphilarmonie isimli akustik Opera binası olduğunu biliyoruz. Hamburg’un 843 milyon dolarlık filarmoni konser salonu, göz alıcı mimari taşlarla dolu olsa da, en ilginç özelliği, merkezi oditoryum, tavan, duvarlar ve korkulukları birbirine bağlayan 10.000 eşsiz akustik panelden oluşan parıltılı bir fil dişi mağara benzemesidir.

Elphilarmonie’deki üç konser salonunun en büyüğü parametrik tasarımın bir ürünüdür. Tasarımcılar nesnenin formunu geliştirmek için algoritmaları kullandı ve 10.000 panel üreten bir algoritma keşfedildi. Algoritmik tasarımlar ise biz hiç farkında olmadan hayatımızın bir parçası haline geldi. Günden güne gelişen teknoloji sayesinde de yapay zeka, mimarların tasarım süreçlerinde problem çözmede yardımcı olmak için kaçınılmaz bir araç olacaktır.

 

Beğendim! Patreonda Öğrenci Blogları desteklemek için bir saniyenizi ayırın!

asudeecu

Hadi Yoruma

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

Başa dönün
Tüm yazılar Öğrenci Bloglarına aittir. İzinsiz paylaşılamaz. 2019&Öğrenci Blogları
%d blogcu bunu beğendi: