Yolculuklardan Bir İz

İnsan bazen uzaklara gitmek ister. Çıkıp gitmek. Kısa süreliğine bir cesaret gelir. Yıllardır uğraşıp bir çeşit dışa açmadığı oradaki cesaret ortaya çıkar bir anda.
Bir bavul hazırlar kısa sürede heyecanla.
Kitabı.
Bir bardak çay.
Aslında insan sonbaharı bekler, yolculuk için; beklemeli .. Bavulunun
tekerlekleri ve ayağında botları; sonbahar aylarında arasında çatur çutur seslerle başlar tarihinde.
Aslında insan düşünmek için bekler yolculuğu. Onca koşuşturmanın, zamanla yarışın, kalabalığın içinde; tek başına kalmak ve düşünmek için.
İlk önce sakindir yüreği, hafif göze akar gözyaşları, hafif geleceği herkesten uzaklaşma düşüncesi.
Yavaş gider ayakları belkide geri geri gider ..
Bir bilet kesilir, yine yüreğinden.
Hazırdır artık kalabalığın içinde, yüreğini bulmaya.
Sessiz kalmaya, huzuru aramaya koyulmaya.
Kalabalığın içine atar kendini.
Yorgunluğa rağmen.
Yağmur sesi, yaprak çıtırtısı; sonbahar uğultusu.
Yolculuk başladığında, zamanında zamanla yarışı biter, kendi iç savaşı başlar.
Kafasını konuşmaları kendini açığa çıkarır.
Dışarıda giden insanlar yolculuğu kaçırdığı için üzgün fakat içlerindeki düşünceleriyle baş başa çıkandığı için kendilerine açıklayamadıkları bir sevinç.

gezi
Cam kenarındakiler bir nevi planlanmış, düşünceleri oyalamak için iz yollerini bir yol, bir iki ağaç, ve bir buğulu kam.
Düşüncelerin oyalanmaya değil, açığa çıkmaya ihtiyaç var.
Bunca zaman içinde içeriğini, yüzünü çıkarmadığını düşünceleri insan; kafasının içindeki yolculukla süslendirecekti.
Yavaş yavaş ilerleyen aracın içinde, dışarıyı seyredip yağmur kokusunda, sesinde.
Çayını yudumlarken, kitabını okumaya başlar, yolcu.
Bir defter.
Bir kalem.
Yine düşünceler üzerinden.
İki kelamla paylaşamadıklarını, yazar yazar …

Aradığı tek an, başına gelen görevliden çay almak.
Çay.
Bir fincan.
Düşünceler … yazmakla bitmeyen.
Düşünmekle de bitmezdi zaten.Özlemleri vardı, gitmeyi seçtiği için. Düşünceleri çoktu gittiklerinden vazgeçemediği için. Sadece alıp başını gidip bu gidiş oluyor. Başına aldıkları ağırdı yüreğine, belki de yüreğine aldıkları.
Vazgeçemedikleri.
Bir anlık duraksadı.
Bitmişti.
Bir sona gelin oldu, habersizce.
Defterin sayfası kalmamıştı. Düşünceler çok ağır jel vardı, sayfalara.
Bu yolculuk bir oğlu muydu?
Onun insan yolculuğu yeni bir başlangıç ​​zanneder.
Onu yaşadığını unutacağını, defterlerini yazdığını akından silineceğini zanneder.
Aslında yolculuk düşünmek için var.
Sadece ilk gözü açık almak için.

tren
Kafanın içindekileri bir deftere yazmak için, paylaşmak belki düzenlemek için.
Bir çay ile yağmur kokusunda dinlenmek için.
Camdan izlediğin yolun arasında kaybolmak için.
Sonbahar aylarında, çocukluğunu hatırlamak için.
Geçmişten bir iz almak ve geleceğe devam etmek için.
Cesaret için.
Bir soluk.
Soluğunda buhar.
Yolculuk ve soğuk kokusu.
Soğuğun içine işlediği an.
Yolculuk işte, hiç tanımadığın ve bir daha görmeyeceğin insanı uyurken izlemek, içmek kahve içmek.

Bazen karanlıkta yapılmalı yolculuk.
Camın yansımasından kendini, içini izlemeli.
Dışarıdaki ışıklar, başını cama yaslamış düşüncelere dalınmış.
Nefesin sıcaklığı ile ısınılmaya çalışılırken, bir bardak çay.
İnsanların alelacele olması muhabbetler havaya karışmış, meraklı gözler yolu izlemeye koyulmuş, bazılarının başı uykuda diğerinin omzuna düşmüş.
Isınmak için sarılmış, götürün izlemekten kurtulmadan tadını çıkarmamış.
Yinede gece, yinede gece ..
İşte yolculuk, camın buğusu, yağmurun kokusu, orada bakışı, zamanla yarışı, koşuşturması, çay, kitap, sohbet, düşünceler,
An, içini döktüğün yolları.
Yolculuklardan bir iz,
İzlenen gözlerin yüreğimde.
Buğulu camın izinde gözlerim,
Omzuna başımı koymayı beklerim.

İlginizi Çekebilir : Vikipedi Yasaklandıktan Sonra Neler Değişti

Beğendim! Patreonda Öğrenci Blogları desteklemek için bir saniyenizi ayırın!

ruhunaiyibak

Hadi Yoruma

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

Başa dönün
Tüm yazılar Öğrenci Bloglarına aittir. İzinsiz paylaşılamaz. 2019&Öğrenci Blogları
%d blogcu bunu beğendi: